Kılıçdaroğlun’dan İnönü savunması

Ankara’da Belediye Başkanları Toplantısı’nda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsmet İnönü ile ilgili yaptığı açıklamasına tepki göstererek ”İnönü, Katar şeyhinden bedava uçak almadı o ayıbı asla Türkiye’ye getirmedi hibe uçağa binmedi yedi düvele diz çöktürdü” ifadelerini kullandı.

Eklenme: 12 Ekim 2018 - 16:01 / Son Güncelleme: 12 Ekim 2018 - 16:20 / Editör: Ferhat Esnek
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da, Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen partisinin belediye başkanları toplantısına katıldı.

Vatandaşın mutsuzluk içinde olduğunu ve yarınını bilemediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, “Bir belirsizlik içerisinde yine bir seçime gideceğiz. Yarın sabah ne olacağını kimse bilmiyor? Biz uyarıyoruz, sorumlu bir siyasal partinin genel başkanı olarak uyarıyorum; Bu şekliyle hükümet, bu şekliyle saray Türkiye’yi yönetemez. Yönetim farklı bir şeydir, bilgi birikim, deneyim ister. 16 yıldır deneyim kazanmadılar, yap boz politikasıyla doğruyu bulmak mümkün değildir” değerlendirmesini yaptı.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Kimin ne yaptığı belli değil. Ofis üstüne ofis kuruluyor, atamayla gelen bakanlar… Türkiye’nin oturup düşünmesi lazım. Türkiye, sadece CHP’lilerin değil, AK Parti’lilerin de ülkücülerin de Saadet Partili kardeşlerimin de 81 milyonun Türkiye’sidir. 81 milyonun sorumluluğu var. Ben de bu ülkede huzur istiyorum, o da istiyor. Huzuru hepimiz istiyoruz. Ama 16 yılda geldiğimiz noktaya bakıyoruz, huzur yok. Demek ki önümüzde ciddi bir süreç var. Bu süreci hepimiz dikkatle değerlendirerek sandığa gitmeliyiz.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yerel yönetimlerde hiçbir siyasal parti CHP’li belediyelerin eline su dökemez. Bazı hizmetlerimizi eksik görebilirler ama eğri oturup doğru konuşalım. Metro deyince akla CHP gelir. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de metronun ilk temelini atanlar CHP’li belediye başkanlarıdır. İlk tanzim satış mağazalarını, halk ekmek fabrikalarını, ilk tercihli yol uygulamasını CHP’li belediyeler yaptı. Bugün pek çok belediyenin örnek aldığı uygulamaları başlatan CHP’lilerdir.”

”İSTANBUL HEPİMİZİN GÖZ NURU”

Kent kültürünün önemine değinen Kılıçdaroğlu, kentte yaşamanın farklı bir şey olduğunu söyledi.

CHP’li belediyelerin kent kültürüne büyük önem verdiğini aktaran Kılıçdaroğlu, İstanbul’a büyük haksızlık yapıldığını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, “İstanbul hepimizin göz nuru. Göz bebeğimiz gibi korumamız gereken bir kent. Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış. Haliç’iyle, deniziyle, milyonların yaşadığı İstanbul. İstanbul’a ne yapıldı son yıllarda. Sarayda oturan zat 81 milyonun önüde ‘Biz istanbul’a ihanet ettik’ dedi. Ama hiçbir CHP’li belediyeyenin olduğu yerde o beldeye asla ihanet edilmemiştir” açıklamasını yaptı.

Aile sigortası uygulamasını Ankara Yenimahalle’den başlattıklarını ve pek çok CHP’li belediyede uyguladıklarını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, kendilerinin insandan yana, insan için belediyecelik yaptıklarını söyledi.

CHP olarak kendilerinin insanı hor görmediğini, yoksulluğunu teşhir etmediğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Ama bunlar yapıyorlar. CHP’li belediyelerin olduğu yerde vatandaş nefes alır. 4 mevsimin güzelliğini CHP’li belediyelerin olduğu yerde görür. Karabasan gibi çökmez vatandaşın sırtına. CHP’li belediyelerin kapıları vatandaşa sonuna kadar açıktır. Bütün ibadethaneler tertemizdir, hepsine bakılır. Dolayısıyla biz belde halkı nasıl yaşamak istiyorsa ona her türlü hizmeti vermeyi temel ilke edinen gelenekten geliyoruz.

Bütün bunları yaparken belediye başkanlarımızın olağanüstü baskılar altında olduğunu biliyoruz. Siyasi iktidar hazmedemiyor, her türlü baskıyı kuruyor. Kendi belediyelerine bir şey demiyor ama müfettiş üzerine müfettiş gönderiyor bizim belediyelere, ‘acaba bir şey bulabilir miyim?’ diye. Göndermezseniz, namertsiniz. Bizim geleneğimizde halka hesap vermek vardır, her kuruşun hesabını vermek bizim görevimizdir zaten. Bizim belediye başkanlarımızın birileri tarafından zorla istifa ettirilen belediye başkanları da değildir, bizim belediye başkanlarımız bütün baskılara rağmen direnen, halkına hizmet için çalışan belediye başkanlarıdır.”

”NEDEN İSTİFA ETTİRDİNİZ?”

CHP’li belediye başkanlarının büyük bir fedakarlıkla görevlerini yaptığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “Ama onların belediyelerine bakın İstanbul büyükşehir belediye başkanı, Ankara, Balıkesir, Bursa, Niğde, Düzce belediye başkanları görevlerinden istifa etmek zorunda kaldılar. Ne için istifa ettirildiler kimse bilmiyor. Kusurları yoksa neden istifa ettirdiniz? Bu belediye başkanlarının ilerde çocuklarına anlatacağı bir gerekçesi yoktur. Eleştirebilirsiniz, adaletin yerine geçip belediye başkanını boynunu vurmak asla doğru değildir. Korkudan ses çıkaramıyorlar neden? verilmeyecek hesapları mı var? Bizim belediye başkanlarına her türlü baskıyı yapıyorlar görevlerinden alıyorlar ama biz bütün belediye başkanlarına güveniyoruz, hepsiyle gurur duyuyoruz” dedi.

İstifa ettirilen AK Parti’li belediye başkanlarının, kendi parti liderleri tarafından tehdit edildiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Ne diyor Erdoğan, ‘İstifa edecekler, yoksa bedeli ağır olacak’ ne demek bu? Ya istifa et ya da bedeli ağır olacak. Bu çok ağır bir laf. Eğer yolsuzluk yaptılar, istifa ettiler ve sen onları akladıysan sen harama ortaksın, yolsuzluğa ortaksın demektir. Ama yok başka gerekçelerle istifa ettirildilerse o zaman çıkıp bunun söylenmesi lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Kendilerinin verilemeyecek hiçbir hesapları bulunmadığını, hesabı halkına vereceklerini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “Hesap vermekten insanları kurtarmak, ‘Bak sen hesap vermeyeceksin, seni kurtarıyorum, çekil köşende otur’ diye tehdit etmek hangi demokraside vardır. Zorla istifa ettirilenlerin gelecekte torunlarına anlatacakları hiçbir hikayeleri yoktur. Bu kadar ağır bir vebali kimse sırtlayamaz, kimse çekemez” ifadesini kullandı.

Bir kişinin arzusu üzerine bir belediye başkanının istifa etmesinin, orada demokrasi değil, dikta yönetimi, tek adam egemenliği olduğunu gösterdiğini, bu istifaların arkasında ne bulunduğunun bugüne kadar ortaya çıkmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Bunu ortaya çıkaracağız” dedi.

“BİZİM İÇİN ONUR VE ŞEREF OLACAKTIR”

Kılıçdaroğlu, yerel seçimler için önemli hedefler koyduklarını, bütün belediye başkanlarıyla gurur duyduklarını vurgulayarak, “Önümüzdeki süreçte Balıkesir, Denizli, Uşak, Mersin, Adana, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul dahil alacağız. Eğer üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul bugün vurguncuların elindeyse ve 20 yıla yakın bir süredir yene yene bitirilemiyorsa İstanbul’a tarihi kimliğini kazandırmak bizim için onur ve şeref olacaktır” diye konuştu.

Ankara, Balıkesir, Bursa, Antalya için de aynı şeyin geçerli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin yerel yönetimlerde söz sahibi olduğunu, ama siyasal iktidarın engellemelerinden kaynaklanan eksikliklerin yaşandığını savundu.

AK Parti’li belediyeler, kentsel dönüşüm için başvurduğunda bir haftada karar çıktığını, CHP’li belediye başvurduğunda yıllarca karar çıkmadığını, bunun da bir eksiklik olduğunu gösterdiğini bildiren Kılıçdaroğlu, ama bu eksikliğin CHP’li belediyelerden değil, siyasal iktidarın engellemelerinden kaynaklandığını, bunun bütün halka anlatılması gerektiğini ifade etti.

“SANDIKTA İTTİFAK YAPACAĞIZ”

Kemal Kılıçdaroğlu, “Yerel yönetimlerde ittifak yapacak mısınız?” diye sorulduğunu belirterek, “Sandıkta ittifak yapacağız, halktan, beldeden yana olan, ayrımcılıktan yana olmayan, bütün belde halkına, gelin bizim belediye başkanımıza oy verin diyeceğiz, sandıkta mutabakatı sağlayacağız” dedi.

Nerede bir CHP’li belediye varsa orada huzur bulunduğunu, en karmaşık kent Hatay’da bile Belediye Başkanı’nın ayrımcılık yapmadan her yere hizmet götürmesi nedeniyle huzurun hakim olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri gibi yapmıyoruz, inanç üzerinden, kimlik üzerinden, yaşam tarzı üzerinden vatandaşlarımızı ayırmıyoruz. Siyasal görüşleri dolayısıyla ayırmıyoruz, herkese eşit hizmet götürüyoruz. Sadece yoksul bölgelere pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Biz kiminle ittifak yapacağız, önce yıllar yılı AK Parti’ye oy verip, bugün hayal kırıklığına uğrayan AK Parti’li kardeşlerimizle ittifak yapacağız. Gelin, belediyecilik hizmetleri nasıl yapılıyormuş göreceksiniz.”

ENFLASYONLA MÜCADELE

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin enflasyonla mücadele yöntemlerini de eleştirdi. Enflasyonla mücadelede yeni bir yöntem belirlendiğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Vatandaşın mutfağında yangın var, sarayda hiçbir şey yok. Her şey güllük gülistanlık. ‘Vatandaşa, kim zam yaptı, belediyeden zabıta memurunu göndereceğiz, fiyatları denetleyeceğiz.’ Dünyada böyle bir örnek yok. Polisiye tedbirlerle fiyat mı düşürülür. Allah akıl fikir versin bunlara. Memleketi yönetemiyorlar” ifadesini kullandı.

“YALAN SÖYLÜYORLARSA O KİŞİ O MAKAMDA OTURMAMALIDIR”

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün elinde ABD bayrağıyla bir fotoğrafını göstermesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, belli makamda oturan insanların konuştukları her şeye dikkat etmeleri gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Eğer Türkçe söylemek gerekiyorsa yalan söylememeleri lazım. Yalan söylüyorlarsa o kişi, o makamda oturmamalıdır. Belli makamlarda oturan kişilerin yalan söyleme hakları da yoktur. Bu kendi halkına bir anlamda kötülük etmektir. Kendi halkını bir şekliyle kutuplaştırmak, ayrıştırmak demektir. Kalktı Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat, 7 Ekim’de şu açıklamayı yaptı, ‘Bakın burada İnönü’yü görüyorsunuz.’ Bir fotoğraf var, İnönü var doğru. ‘Elindeki bayrak, dikkat edin Türk bayrağı değil, elindeki bayrak Amerikan.

Sonra gerçek ortaya çıktı. (ABD Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson) Johnson’ın gelişi nedeniyle Türk ve Amerikan bayraklarını birlikte kaldırıldığı bir program. Soruyorlar Macaristan’dan gelirken ve 180 derece çark ederek, bu zat gene söylüyor, ‘Ben tek bayrak demedim ki zaten’, lafa bak. Allah akıl fikir versin. ‘Gösterdiğim fotoğrafta zaten tek mi çift mi belli.’ Tek mi çift mi belliyse niye söylemiyorsun. İki tane çubuk orada görülüyor. Birinci yalan ‘Elinde Türk bayrağı yok’ diyor. Nasıl yalan söylüyorsun sen, yalan söylemek yakışır mı? En azından makamına saygı duy, kendine saygı duymuyorsan, bizim insanımıza saygı duymuyorsan. O koltukta oturan birisi şimdi bize bir şey söylemiyor. Çünkü ne söyleyecek, alnımız ak, tertemiziz hepimiz. Belediye başkanlarımıza da bir şey söyleyemiyor. Kime söyleyecek, tarihe gidiyor İnönü’ye söylüyor. Ama söylediği laf ne, efendim ‘Neden elinde Amerikan bayrağı taşıyorsun.’ Neden, ‘İnönü Amerikancıymış’ algısını yerleştirmek için. İnönü gidip, Katar Şeyhi’nden bedava uçak almadı. O ayıbı asla ve asla Türkiye’ye getirmedi, hibe uçağa binmedi. Birinin önünde diz çökmedi, 7 düvele diz çöktürdü.

Cumhurbaşkanlığı makamı kimseye yalan söyleme özgürlüğü tanımaz, yoktur böyle bir şey. O makama saygı gerekiyorsa yalan söylemeyeceksin. Yalancıdan da zaten cumhurbaşkanı olmaz. Yalancıdan bırakın cumhurbaşkanını, bir siyasi partinin genel başkanı da bırakın genel başkanlığı yalancıdan insan olmaz, insan.”

Kılıçdaroğlu, yalan söylemenin bütün inançlarda günah olduğunu belirtti.

“HALKIN BELEDİYECİLİĞİNDE HİÇ KİMSE ÖTEKİLEŞTİRİLMEZ”

Salondaki belediye başkanlarından “saray belediyeciliği” ve “halkın belediyeciliği” kavramlarını iyi bilmelerini isteyen Kılıçdaroğlu, “saray belediyeciliği”nde aslolanın “rant” olduğunu, belediyelerde hak, hukuk ve adaletin bulunmadığını, belediye başkanlarının kendilerine oy vermeyenlere hizmet götürmediğini iddia etti.

“Halkın belediyeciliğini” ise CHP’nin yaptığını savunan Kılıçdaroğlu, “Halkın belediyeciliğinde hiç kimse ötekileştirilmez. Belediye başkanı belde halkına eşit hizmet götürür, yoksul mahallelere pozitif ayrımcılık yapar. Halkın belediyeciliğinde vatandaşına, seçmenine hesap vermek onurlu bir görev olarak kabul edilir. Kent rantları yandaşa değil, rantı yaratan bölge halkına hakça dağıtılır” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, halkın belediyeciliğinde yeşil alanları korumanın esas olduğunu belirterek, bu belediyecilikte aslolanın mutlu, huzurlu insanların yaşadığı kentleri inşa etmek, kentte ve kırsalda yaşayanlar arasında ekonomik ve sosyal iş birliğini sağlamak olduğunu kaydetti.

Halkın belediyeciliğinde kenti kültür, sanat ve spor dünyasıyla buluşturmak, birlikte yaşam kültürünü kurumsallaştırmanın amaçlandığını aktaran Kılıçdaroğlu, “Söylediğimiz kurallar bütün çağdaş ülkelerde geçerli olan kurallardır. Biz bu kuralları, bütün baskılara, eksikliklerine rağmen uyguluyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin tüm belediyelerinde huzur içinde bir Türkiye’yi inşa etmek istediklerini vurguladı.