Kilimcilik zamana karşı direniyor

Bir dönem kadın ve kız çocuklarının geçim kaynağı olan kilim dokumacılığının cazibesini yitirdiğini ifade eden Kilim Satıcısı Bülent Bayrak, Kilim sanatının eskisi gibi ilgi görmediğini söyledi.

Eklenme: 17 Mart 2017 - 10:24 / Son Güncelleme: 17 Mart 2017 - 10:24 / Editör: Büşra Kılıç

Resul KARA- Milletin Sesi Gazetesi- Bayrak,” Kadınlarımız yünü güzelce yününü kırpıp, derip, yıkayıp, güneşe veriyor. Güneşten sonra tekrar kirmanını eğiyor. Belli bir modeli yok. Kadınlarımız oluşturdukları modellere duygularını katarak bir sanat ve medeniyet ortaya çıkarıyor. Her nakışta bir duygu var. Bunu Avrupalı bize anlatıyor. Şimdi modern oldu. Makine ipinde dokunuyor. Bizim bütün mallarımız Avrupalıların müzesinde sergileniyor. Şimdilerde bu sanatı öldürdüler. Bilende yaptı, bilmeyende yaptı. Eskisi gibi meraklıların çok yoğun değil. Eskiden Avrupa’dan müşterilerimiz gelirdi. Şimdi artık gelmiyorlar. Bir dönem kilim tacirleri tarafından ticari amaçla dokutturulan kilimler talebe yetiştirilemezken, yaşanan ekonomik krizlerden kilimcilik de nasibini aldı. Evlerinde kilim dokuyan kadın ve kızlar eskiden olduğu gibi yeterli işi bulamayınca, çareyi tekstil sektöründe bulurdu.  Bu nedenle yeni nesil kilim dokumacıları artık yetişmiyor.Nineden toruna geçen  kilim dokumacılığının artık kız çocuklarına ve kadınlara cazip gelmiyor.” diye konuştu

KİLİM TARİHE KARŞI DİRENİYOR

Kilim  satıcısı Bülent Bayrak, kilimin yapılışını ve tarihe karşı direndiğini söyledi.

Bayrak,”Kurutulan bitki parçaları ezilerek toz haline getirilir. Ardından her bir renk için kullanılacak malzeme depolanır. Boyanacak ip önce ‘mordanlama’ dediğimiz bir işlemden geçirilir. Mordanlama boyanın ipte kalıcılığını artırmak için şap, soda, sodyum sülfat, sodyum karbonat, bakır sülfat, alüminyum sülfat, göztaşı gibi malzemelerle yapılan sabitleme işlemidir. Bunun için bazen hayvan idrarı da kullanılır. Kazanlarda mordanlamada kullanılacak malzemeler kaynatılır ve koyunlardan elde edildikten sonra kirmenlerde eğrilen yün iplikler bu kazanlarda uzun uzun kaynatılır. İplikler ne kadar çok bu kazanlarda bekletilir ise kök boyasının ipte kalma süresi o kadar uzar. Bu şekilde yapılan kilimler tarihte en uzun süre sağlam ve renginden, motivinden hiçbir şey kaybetmez. Bundan dolayı bu kilimler daha çok tercih ediliyor. Bunlar önceleri obalarda yaşayanlar kullanılırdı. Şimdi elimizde kalmadı. Erzurum yöresinde bu tür kilim fazla olmaz ancak zamanında buraya getirilmesi durumunda olan ve eski boşaltılmış evlerde, camilerde bunlara ulaşılıyor ve bize gelebiliyor.” dedi.