Komalı piyano

17 yaşında 95 enstruman çalan genç müzisyen “komalı piyano” ile Türk musikisi icra ediyor. ÖMER FARUK TANRISEVER İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğrencisi 17 yaşındaki Güneş Yakartepe, Türk müziği eserlerine “Komalı piyano”da hayat veriyor. Yakartepe, komalı piyano merakı, Türk müziği, eğitimi ve çaldığı diğer enstrümanlar hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Müziğe, 3. sınıfta […]

Eklenme: 6 Mayıs 2016 - 10:28 / Son Güncelleme: 6 Mayıs 2016 - 10:28 / Editör: BIK
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğrencisi 17 yaşındaki Güneş Yakartepe, Türk müziği eserlerine "komalı piyano"da hayat veriyor. (Ömer Şerif Turan - Anadolu Ajansı)

17 yaşında 95 enstruman çalan genç müzisyen “komalı piyano” ile Türk musikisi icra ediyor.

ÖMER FARUK TANRISEVER

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğrencisi 17 yaşındaki Güneş Yakartepe, Türk müziği eserlerine “Komalı piyano”da hayat veriyor.

Yakartepe, komalı piyano merakı, Türk müziği, eğitimi ve çaldığı diğer enstrümanlar hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Müziğe, 3. sınıfta flütle başladığını belirten Yakartepe, müzikteki ilgisi üzerine ailesinin başka enstrümanlar konusunda da kendisini yönlendirdiğini söyledi. Yakartepe, özel hocalar sayesinde kısa sürede birçok enstrümanı çalmaya başladığını anlatarak, “Müziğe hobi olarak başladım. Çocuk yaşta olduğum için her enstrümanı oyuncak olarak görüyordum. Derken 11 yaşında 11, 12 yaşında 24, 13 yaşında ise 65 enstrüman oldu. Piyanoyla bu sayı 95’i buldu” diye konuştu.

ANNE, BABA MÜHENDİS

Yakartepe, anne, baba ve ablasının mühendis olduğunu anlatarak, kendisinin beklenenin aksine müziğe ilgi duyduğunu kaydetti. Altıncı sınıftayken annesinin aldığı piyanoyu çalmaya başladığını aktaran Yakartepe, “Çok sevdim, derslerden kaçıp piyanoya oturup stres atıyordum. Bu yolda akademik olarak ilerlemek istedim. Konservatuvara hazırlandım. 8. sınıfta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Okulu’na girerek orta okul ve liseye burada devam ettim, piyano bölümünden mezun oldum” dedi.

Komalı piyanoya hakkında da bilgiler veren Yakartepe, şöyle devam etti:

“Normalde her oktavda 12 ses varken. Bu piyanonun 1 oktavında 53 sesi ayarlayıp verebiliyorsunuz. Bu piyano elektrikli. Akustik piyanomda daha çok klasik çalışmaları komalı piyanomda ise Türk müziği ve saray müziği çalışmalarımı seslendiriyorum. Açıkçası bu piyano Türk Müziği içinde geliştirilmedi. Yabancı bazı ülkelerin ulusal müziklerinde kullanılmak için ayarlanabilir komalı piyano geliştirmişler. Onlarınki daha matematiksel olduğu için bizim Türk Müziğine uymuyor.”

Yakartepe, ara sesleri bulabilmek için tambur, ney, kaval ve ud gibi enstrümanları kullandığına vurgu yaparak, bunu yapabilmek için iyi bir kulağa sahip olunması gerektiğini söyledi.

Güneş Yakartepe, babasi Mehmet ve annesi Zerrin Yakartepe ile birlikte komali piyano merakini, egitimini ve çaldigi enstrümanlari anlatti. (Fotoğraf: Ömer Şerif Turan – Anadolu Ajansi)

“TÜRK MÜZİĞİNDEN DE PİYANODAN DA VAZGEÇMEM”

Hocasının tespitiyle 15 bin kişide bir görülen Absolut kulağa sahip olduğunu öğrenen Yakartepe, şunları kaydetti:
“Piyanoyu ve Türk Müziğini çok seviyorum. Dolayısıyla ne piyano için Türk müziğinden vazgeçerim ne de Türk müziği için piyanodan. Bu şekilde ikisini de birleştirdiğimi düşünüyorum. Türk müziği dipsiz bir kuyu, biraz daha indikçe farklı bir şey keşfediyorsunuz. Türk müziğinin derinine indikçe piyanoyla tam olarak çalamıyorsunuz. Makam ve komaları bilmek gerekiyor. Bunun akustik piyanoyla mümkün olmadığını gördüm. Babam daha sonra yurt dışındaki fuarlarda araştırdı. Japonya’dan komalı piyano ithal ettik. Bunu öğreneceğim kimse yoktu ve bu beni daha çok araştırarak öğrenmeye yönlendirdi. Çala çala yumuşattım ve daha ruha dokunur hale getirdim.”
Yakartepe, erken yaşlarda çok sayıda enstrüman çalabilmesi hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hepsinden bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Bunun bana çok avantajı oldu. Şuan İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarında okuyorum. Düşünün konservatuvarda bir sürü enstrüman var ve siz bunların bir çoğunu çocukluğunuzda denemiş çalmışsınız. Beste yaparken bu benim için çok büyük bir avantaj. Türk Müziğini Batı çok sesliliğe uyarlarken birçok enstrümanı tanımış olmak büyük bir avantaj benim için.”

“MÜZİK EĞİTİMİNE VE ENSTRÜMANLARA 150 BİN DOLAR HARCADIK”

Yakartepe’nin babası Mehmet Yakartepe ise enstrümanların ve eğitimlerinin önemli bir bütçe gerektirdiğini söyledi.
Yurt dışındaki fuarları gezerek enstrümanları incelediğini dile getiren Yakartepe, “Şu ana kadar yaklaşık 150 bin dolar kadar bir harcama yaptık. Yurt dışında müzik fuarlarına gittim müzik aletlerini inceledim. Ben başta piyano almak istemedim. Ağırlığı 252 kg ve fazla yer kaplıyor 4 kişi yerinden kıpırdatamıyoruz ve 6 ayda bir akort yapmak gerekiyor. Türk müziğine uygun bir enstrüman değil. Annesini kandırmış, piyano aldırmış. Piyano onun kanı oldu ve iyi de oldu biz 95 de bitirdik bu işi.”

SULTAN 3. SELİM’İN BESTELERİNİ ÇALABİLİYOR

Önceleri oğullarının doktor veya mühendis olmasını istediklerini aktaran Yakartepe, “Müziği de hobi olarak yapmasını düşünmüştük. Fakat insan toprağına döktüğü zaman hiç acımıyor. Oğlum bir tasavvuf müziği çaldığı zaman Osmanlı padişahının müziğini veya klasik Türk müziğini çaldığı zaman benim tüm yorgunluğumu alıyor. Sadece klasik müzikte çalıyor olsaydı içim buruk kalırdı” ifadelerini kullandı.

Yakartepe, piyanonun normalde Türk musikisine uymadığını belirterek, sanat ve tasavvuf müziğinin bu enstrümanda çalınmasının iyi sonuçlar vermediğini söyledi.

Komalı piyanoyu uzun araştırmalar sonrası bulduklarını kaydeden Yakartepe, “Şu an Türk musikisini Osmanlı Musikisini Sultan 3. Selim’in bestelerini onun tadında ve kemençeyle tamburla düet yaparak çalabiliyor. Bunu duyduğumuz zaman huzura eriyorum ve çok mutlu oluyorum. Atalarımızın, padişahlarımızın ozanlarımızın halk müziğini piyanoyla dinlemek çok harika bir duygu ve her gelen bunu söylüyor. İlk defa Türkiye’de Türk Müziğini piyanoya adapte ettik” diye konuştu.

Anne Zerrin Yakartepe de müzik öğrenimi sürecinde oğlunu sürekli desteklediğini dile getirerek, “Güneş, bu işe emek verdi çocukluğunu verdi. Bunu bir şekilde aktarması ve sunması lazım Türk kültürüne hizmet etmesi lazım. Bu birikimini diğer çocuklara aktarması lazım. Şu anda bu konuda çalışmaları ve planlanmış projeleri var. Piyano ve müzik atölyesi şeklinde. Bunları çocuklara sunacak belki bu şekilde güzel müzisyenler yetişecek” dedi.

Oğlunun müzik sayesinde Osmanlı tarihine de ilgi duymaya başladığını aktaran Yakartepe, arşiv araştırmalarına destek vermek amacıyla kendisinin de Osmanlıca öğrenmeye başladığını kaydetti.

Güneş Yakartepe, daha sonra AA muhabiriyle sevilen Türk müziği eserlerinden bazılarını icra etti.