Kuğulu Pasajı’nın 35 yıllık misafiri: “Çiğdem Gümüş”

“ÇİĞDEM Gümüş”, 1981 yılında açılan ve Tunalı Hilmi Caddesi’nin ilk pasajı olma niteliği taşıyan Kuğulu Pasajı’nın ilk gümüşçüsü. Kuğulu Pasajı’yla yaşıt olan bu şirin dükkanı ziyaret ederek, güler yüzlü sahibeleri İclal Bagatır ve Meltem Gündoğan ile 35 yıldır devam eden gümüşçülük serüvenleri üzerine konuştuk.

Eklenme: 29 Kasım 2016 - 08:42 / Son Güncelleme: 29 Kasım 2016 - 8:42 / Editör: Büşra Kılıç
gumus-%2814%29

OĞULCAN ÇAVAŞ- ANKARA- 1981’den bu yana Kuğulu Pasajı’nda olduklarını söyleyerek söze başlayan İclal Bagatır, “Kuğulu Pasajı’nın ilk gümüşçüsü ve aynı zamanda ilk takı tasarımcısıyım. O zamanlar Karum bile yoktu. Çocukluğumdan beri gümüşe ilgim vardı, bu işi yapmak istiyordum. Kuğulu Pasajı inşa edilir edilmez burada dükkanımı açmaya karar verdim ve küçük yaşlardan beri yapmak istediğim bu işe hevesle atıldım.” sözleriyle, “Çiğdem Gümüş”ün ortaya çıkma sürecini anlatıyordu.

Takılarının tasarımını ve çizimini yıllar boyu kendisinin yaptığını belirten Bagatır, “Yarı değerli taşlar ve 9,25 ayar gümüşle çalışıyorum. İnsanın sevdiği mesleği yapması kadar güzel bir şeyin olmadığına inanıyorum. Bir insan yaptığı işi sevip, çaba gösterdikten sonra, o işle ilgili her şeyi başarabilir. Yaptığım tüm dizaynları önce kendim beğenmeliyim ki, o takıyı dükkanımda insanların beğenisine sunabileyim. Benim çalışma prensibim bu. İçime sinmediği için, bir kolyeyi 10 defa bozup yeniden yaptığımı bilirim. Ürünlerim makine işi değil, tamamen el işi. Takılarımızın hepsi tasarım olduğu için, başka bir mağazada aynısını görmeniz mümkün değil.” diyerek işine olan saygısını gözler önüne seriyordu.

Ankaralı gümüş meraklılarının “Çiğdem Gümüş” markasını çok iyi bildiklerini ifade eden İclal hanım, sektörde özellikle tasarımcı kimlikleriyle ön plana çıktıklarını ifade etti. İstanbul başta olmak üzere birçok şehirden, tasarımlarını duyup, görüp dükkanlarını ziyaret eden müşterileri bulunduğunu söyleyen Bagatır, kemikleşmiş bir müşteri kitleleri olduğunu söyledi.

Bir dönem yoğun talep üzerine tasarımlarını İngiltere’ye yolladıklarını ve takılarının orada bir hayli ilgi gördüğünü söyleyen İclal Bagatır, son dönemde ülkenin durumuyla da bağlantılı olarak eskiye kıyasla işlerinin bir hayli düştüğünü şu sözleriyle ifade etti:  “Eskiden, pasajın ilk zamanlarında müşteri yoğunluğundan yemek yemeye fırsat bulamazdık. Şimdi ise gerek sayısı her geçen gün artan AVM’lerin fazlalığı gerekse ülkenin ekonomik durumu nedeniyle işlerimiz oldukça düştü. Bu sadece bizim sektöre özel bir durum da değil, insaların alım gücü düştüğü için tüm sektörler kan ağlıyor.

İnsanlar dükkana giriyorlar, bir takıyı çok beğeniyorlar, içleri gidiyor ama durumları olmadığı için o ürünü alamadan dükkandan mutsuz bir şekilde ayrılmak zorunda kalıyorlar. El işi tasarımın maliyeti de zahmetiyle doğru orantılı olarak yüksek oluyor. Biz de bu yüksek maliyetlerin üstüne kendi kar payımızı koyarak ürünü satışa sunuyoruz ancak insanlarda o alım gücü olmadığı için ürünler gitmiyor.