Kül kömbesi

Malatya denilince akıllara gelen en güzel yemeklerden birisidir kül kömbesi. Lezzetine doyum olmaz ve bütün aileyi bir araya toplar. Özellikle önemli günlerde yapılan kömbe, görüntüsü ile de göz doldurur.

Eklenme: 22 Kasım 2016 - 10:37 / Son Güncelleme: 22 Kasım 2016 - 12:47 / Editör: Büşra Kılıç
38728

Rahime Gül ERBAŞ- Malatya Sonsöz Gazetesi- Malatya’nın unutulmaya yüz tutmuş geleneksel yemeklerindendir kömbe. Odun ateşinde ve ya tezek ateşinde nar gibi kızartılan kömbe aynı zamanda geçmiş zamanlarda yaşamış olan Malatyalı insanların yemek alışkanlıklarını da günümüze taşıyor. Halk arasında “Hıtap” olarak da biliniyor. Tabi teknoloji her şeyi olduğu gibi kömbeyi de olumsuz etkiledi. Eskiden tezek ateşinde pişirildiğinde tadına doyamadıklarını dile getiren vatandaşlar şimdi evlerde fırınlarda elektrik, doğalgaz ile pişirildiği için eski tadını bulamadıklarını dile getiriyorlar. Bu geleneksel yemeğimizin nasıl yapıldığını yerinde görmek için Hekimhan İlçesine bağlı Güzelyurt beldesine konuk oluyoruz. Bu şirin belde ceviz ve meyve ağaçları ile adeta bir ormanı andırıyor. Bu şirin belde de kadınlar önemli günlerde bir araya gelerek bu lezzeti yemeği yaptıklarını dile getirerek sözlerini şu şekilde sürdürüyorlar: “ Bu yemeği annelerimizden, anneannelerimizden öğrendik, onlarda kendi annelerinden öğrenmişler. Biz de kendi çocuklarımıza torunlarımıza aktarıyoruz. Bizim amacımız burada geleneksel yemeklerimizi yaşatırken aynı zamanda bu güzel lezzetten de ailelerimizi mahrum etmemek.”

“ŞEHİR YAŞANTISINDA GELENEKSEL ŞEKİLDE YAPMAK İMKÂNSIZ”

Yapımının zahmetli olduğuna değinen kadınlar sözlerini şu şekilde sürdürdüler: “ Zaten şehirlerde bizim yaptığımız gibi geleneksel bir şekilde  yapmak imkânsız bu yemeği. Aslında yapımı biraz zahmetli bir yemek. Yapmak için o yüzden özel günleri seçiyoruz.  Birkaç kadın bir araya gelerek yapıyoruz. Bir kaba un, tuz, maya koyarak su ile hamuru yoğuruyoruz. Bu arada bir kişi de iç harcı hazırlıyor. Bir tavaya kuru soğanları küp küp doğruyoruz, pembeleşinceye kadar kavurduktan sonra içine kavurmamızı koyuyoruz. Aslında damak tadınıza göre içi farklı şekillerde de olabiliyor. Patatesli yapan var, un kavurmalı yapan var. Burada ceviz bol olduğu için cevizli yapan var. Hangisini yapmak isterseniz. Ayrı bir kapta ise küncülerimizi yağsız bir şekilde kavurduktan sonra dibekte iyice dövüp iç harcımıza katarak karıştırıyoruz. Hamuru beze haline getiriyoruz. Bir tepsi kömbe genellikle 7 bezeden oluşuyor. Sacın en altına koyacağımız bezeyi biraz daha büyük alıyoruz. Açtığımız hamurları pişireceğimiz saca yayıyoruz. Aralarına ise iç harcımızdan koyuyoruz. Biz bunları açarken başka bir kadın ekmek damı dediğimiz yerde tezekten bir ateş yakıyor ve bu ateşi köz haline getirtiyor.  Bu yemeğin en önemli lezzet sırrı tezek ateşi közünde yapılması. Bu ateşte pişirilen kömbeye doyum olmuyor. Üzeri başka bir sac ile kapatılan kömbemiz hiç hava almayacak şekilde hem üstüne hem altına artık köz haline gelen tezek konuluyor. Böylece kömbenin hem altı hem de üstü eşit bir şekilde pişmiş oluyor. Arada bir üzeri kızarmış mı diye kontrol ediyoruz. Yaklaşık yarım saat sonra pişen kömbemizi ateşten alıp içeriye götürüyoruz. İlk sıcaklığı çıktıktan sonra ise dilimliyoruz. Ve afiyetle soğumadan yiyoruz.”