Kürt Türk ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz

-Başbakan Davutoğlu, “Bu baş bu gövdedeyken, bu yürek bu bedendeyken Allah şahittir ki bir gün dahi Kürt, Türk ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Alevi, Sünni ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz” dedi. BATMAN (AA) – AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Al bayrak altında, bundan sonra kimse dini, örfü, adeti, kültürü dolayısıyla dışlanmayacak. Herkes adalet üzere yaşayacak, adalet içinde bu topraklarda […]

Eklenme: 25 Ocak 2015 - 19:17 / Son Güncelleme: 29 Temmuz 2017 - 23:18 / Editör: BIK

-Başbakan Davutoğlu, “Bu baş bu gövdedeyken, bu yürek bu bedendeyken Allah şahittir ki bir gün dahi Kürt, Türk ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Alevi, Sünni ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

BATMAN (AA) – AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Al bayrak altında, bundan sonra kimse dini, örfü, adeti, kültürü dolayısıyla dışlanmayacak. Herkes adalet üzere yaşayacak, adalet içinde bu topraklarda hayat sürecek. Bu bizim taahhüdümüzdür” dedi.

Davutoğlu, Batman’da, Atatürk Spor Salonu’ndaki AK Parti 5. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

Başbakan Davutoğlu, kongrede yaptığı konuşmasına, “Batman’ın bizimle olduğunu çok iyi biliyoruz. Batman’ın ne kadar vefakar olduğunu da iyi biliyoruz. Saatlerdir burada bizi bekliyorsunuz, bu vefanız dolayısıyla hepinize teşekkür ediyorum” diyerek başladı.

Batman ve Diyarbakır programını aynı gün planlarken, zor bir programa karar verdiklerini ifade eden Davutoğlu, iki ilde de yoğun ilgiyle karşılaştıklarını söyledi. 

Havalimanından salona gelene kadar, kendisini cadde boyunca dizilerek bekleyen Batmanlıları gördüğünü anlatan Davutoğlu, “Bir kez daha ümidimiz arttı, bir kez daha geleceğe çok daha büyük bir ümitle bakmaya başladık. Çünkü Batman, eğer böyle hasretle bizi saatlerdir bekliyorsa” diye konuştu. 

“Ümmetin, milletin ve Batman’ın oğlu Ahmet Davutoğlu”

Davutoğlu, salondakilerin “Ümmetin Oğlu Ahmet Davutoğlu” sloganına, “Ümmetin, milletin ve Batman’ın oğlu Ahmet Davutoğlu” sözleriyle karşılık verdi.

 Salondakilerin, daha sonra “Vur Vur İnlesin, Pensilvanya Dinlesin” sloganına da “Herkes dinleyecek, özellikle de Çözüm Süreci’ni baltalamak isteyen içerideki hainler, dışarıdaki düşmanlar da dinleyecek” diye karşılık veren Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye’de aslında çok parti var zannediliyor. Ama aslında iki parti var. Bir: Bu millet için vizyonu olan, bu millet için misyonu olan,  Türk’üyle Kürt’üyle Zaza’sıyla Çerkez’iyle 77 milyonu bağrına basan AK Parti ve ülkemizin belli yerlerinde siyaset yapmaya çalışan diğer partiler. Biz, Çözüm Süreci derken aşkla muhabbetle bundan bahsederken aslında bir rüyamız var. O rüya ne biliyor musunuz? O rüya, Türkiye’yi bir kardeşler diyarı, özgür ve demokratik ülke yapmanın yanında bütün bu bölgeyi,  Mezopotamya’yı ayağa kaldırarak, bu toprakları tekrar medeniyetin merkezi yapma rüyası. Akkoyunlu Osman Bey’in rüyasıdır bu, bu topraklarda kardeşliği tohum olarak eken ashabın, evliyanın, yiğit insanların rüyasıdır. Bizimle yürümeye kendini adamış Batmanlılar böyle heyecanla saatlerce beklemişken ne gam, isterse 6-7 Ekim’i bahane ederek, Batman’ı bir kaos şehri haline dönüştürmek isteyenler olsun, isterse bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyenler olsun, hepsinin karşısında dimdik ayaktayız, ayakta olacağız.”

1990’lı yılların sonlarında ailesiyle Urfa’dan Diyarbakır’a, oradan da Batman Hasankeyf’e geldiğini ve Hasankeyf’e aşık olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Sonra Batman’a geldim, dostlarla kucaklaştım. Siirt’e gittim, orada da bir öğrencimin evinde damda yattım, gök kubbeye baktım Siirt’ten. Gök kubbeye baktığımda, Rabbimden niyazda bulundum, ‘ya Rabbi bu kadar berrak gök kubbeye bu kadar berrak yer yüzü lazım. Bir adalet, barış lazım. Bize bunun öncüsü olmayı nasip et’ diye dua ettim. 

Bakınız biraz önce Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek kardeşimiz anlattı, o da hatırasını nakletti, 1980’li yıllarda Kürtçe radyo, şarkı dinlemek için eski, babamın hacdan getirdiği eski teybi karıştırarak hat arardık, Ermenistan’dan gelen bir Kürtçe yayını dinlerdik. Şimdi bakın, bu bir utanç değil miydi.  Şimdi TRT Kurdi var. Kürtçe şarkılarının, türkülerinin, kardeşlik türkülerinin söylendiği TRT Kurdi var. Vatan bölünmedi.”

“Türk-Kürt kardeştir ayrım yapan ve paralel de kalleştir”

Davutoğlu, partililerin “Türk-Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir” sloganı üzerine, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk-Kürt kardeştir ayrım yapan ve paralel de kalleştir. Hem güzel Türkçemiz, hem güzel Kürtçemiz bu topraklarda özgür ve al bayrak işte kardeşlerimin, bacılarımın dize dize dalgalandırdığı al bayrak altında, bu birlik bayrak altında, bundan sonra kimse dini, örfü, adeti, kültürü dolayısıyla dışlanmayacak. Herkes adalet üzere yaşayacak, adalet içinde, bu topraklarda hayat sürecek. Bu bizim taahhüdümüzdür, Edirne’ye de taahhüdümüzdür Hakkari’ye de taahhüdümüzdür.”

Davutoğlu, partililerin, “Başbakan Ahmet, Barış Sana Emanet” sloganına da şöyle karşılık verdi:

“Emanetiniz başım üstüne. Barış, hepimize emanet. Biz esselamü aleyküm derken, barış için selam veririz. Nasıl Batman’da, Anadolu’nun her yakasında Trakya’da verirsek bu selamı, Arakan’da verdiğimiz de oradaki kardeşlerimiz aleykümselam derken size demişlerdi.”

“Hainlerin hepsi hesap verecek”

Davutoğlu, “Hain gelecek, hesap verecek” sloganı üzerine de sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hainlerin hepsi hesap verecek. 2005’te Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın, Diyarbakır’da yaptığı konuşmayla başlayan Çözüm Süreci, her türlü badireleri aşarak bugünlere kadar geldi. Bu badirelere karşı da dimdik duracağız. İşte, şu anda bu al bayrak Somali’de de dalgalanıyor, Filistin’de de dalgalanıyor. Cumhurbaşkanımız, Somali’de. Somali’deki mazlumlara da kardeşlerimize de selam olsun.”

Davutoğlu, “Peygambere uzanan eller kırılsın” sloganı atan partililere, “Hazreti Peygamber, hepimizin onurudur. Ona uzanan ellere karşı dimdik duracağız. Dünyanın her yerinde onun adının vakarını korumak görevimizdir” diyerek karşılık verdi.

Türkiye çevresindeki çalkantılar arasında bir istikrar adası

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin çevresindeki çalkantılar arasında bir istikrar adası olduğunu ifade ederek, “Biz bunu her şeyden önce kardeşliğimize borçluyuz. Biz bunu demokrasimize borçluyuz. Biz bunu atalarımızdan aldığımız kültüre borçluyuz” dedi.

Davutoğlu, geçen hafta Davos’ta uluslararası finans kuruluşlarıyla yaptıkları toplantıda, bir tarafında Batmanlı Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, diğer tarafında Ankaralı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın bulunmasından duyduğu gururu dile getirdi. Bu isimlerin her birinin Türkiye’nin değişik yerlerinden olduğunu belirten Davutoğlu, “Zorluklar içinde, bugünlere gelebilmek için büyük çabalar sarf ettiler. Ama bugün Batman’ın bir evladı, maliyemizin başında. Maliyemizi, ekonomimizi bereketlendirmek için, dünyaya ekonomi öğretiyorsa işte bu bizim için gurur duyulacak bir vesiledir” diye konuştu.

Salonda neredeyse Türkiye’nin her vilayetinden partisinin milletvekili bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, “Hem kongremize geldiler, hem de Ziver Bey’in düğününe. İki düğünü bir arada yapıyoruz. Allah hayırlı, mübarek etsin. Kongremiz de bir düğündür, akşam Ziver Bey’in düğünü de. Allah hayırlı, mübarek eylesin” dedi.

Diyarbakır’daki konuşmasında Çözüm Süreci’nin siyasi, kültürel boyutları üzerinde durduğunu söyleyen Davutoğlu, bu defa Çözüm Süreci’nin ekonomik yönüne değindi. Türkiye’nin etrafına bakılmasını isteyen Davutoğlu, şunları belirtti: 

“Irak, o kadar zengin ekonomik kaynaklara rağmen, çok zengin petrole, doğalgaza rağmen bugün neredeyse çökmüş durumda. Suriye, her türlü zulmün görüldüğü, rejimin zulmünün de IŞİD’in zulmünün de görüldüğü, şehirleri tarumar edilmiş Suriye. Neden biliyor musunuz? Oradakiler kardeşliklerini unuttukları için. Birbirlerine düşüp, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Şii, Nusayri, Hristiyan dedikleri için. Türkiye, bütün bu çalkantılar içinde bir istikrar adası. Kuzeyimizde Ukrayna, her gün binlerce insan ölüyor. Şimdi, biz bunu neye borçluyuz? Biz bunu her şeyden önce kardeşliğimize borçluyuz. Biz bunu demokrasimize borçluyuz. Biz bunu atalarımızdan aldığımız kültüre borçluyuz. İşte Türkiye’yi de bu hale getirmek istediler. Türkiye’yi de geçtiğimiz 3 yıl içinde, biz Çözüm Süreci’ni başlattıktan sonra, Çözüm Süreci zirveye giderken, tam da 2013 Mart’ında ben Diyarbakır’a gidip konuşma yaptığımda, o zaman fark ettim, o zaman coşkuyla da baktım, bütün bölgede Çözüm Süreci’yle birlikte canlanma emareleri başlamışken, Gezi provokasyonları yaptılar. Sonra, biz Gezi provokasyonları karşısında dimdik durduk, bu sefer 17-25 Aralık provokasyonlarıyla kumpaslarıyla paralel çeteyi devreye soktular. Zannettiler ki biz bu tehditlerden yılıp, geri çekileceğiz. Milletimiz, Türkiye’de kardeşliğin arkasında durduğu gibi Çözüm Süreci’nin de arkasında durdu. Çözüm Süreci hiçbir zaman ümidini kaybetmedi ve 30 Mart seçimlerinde, sonra da 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu kaos isteyenlere dersini verdi. Ben kardeşlikten yanayım, istikrardan, düzenden, huzurdan, adaletten yanayım’ dedi. “

“Çözüm Süreci’ni başarıya ulaştırma sözü”

Davutoğlu, 10 Ağustos seçimlerinin sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan “olağanüstü kongrede emaneti devralırken” hem Erdoğan’ın hem kendisinin ne olursa olsun kardeşlik yolunda başlatılan Çözüm Süreci’ni başarıya ulaştırma sözü verdiklerini anlatarak, şunları söyledi:

“Kim ne fitne yaparsa yapsın, karşımıza ne engel çıkarırlarsa çıkarsın, demokrasiyi egemen kılacağız. Bu ülkeyi başı dik, onurlu, özgür insanların yeni Türkiye’si yapacağız. Yeni Türkiye, herkesin onurla dolaştığı ve özgürlükleri kullandığı bir ülke. Hemen çalışmaya başladık. Haziran’da çıkarttığımız çözüm yasasını uygulayabilmek için kurullar kurduk. Biz böylesine barış yolunda 62. hükümet olarak ciddi bir gayret içine girmişken, 6-7 Ekim’de birden, bu çeteler değişik şekillerde sahneye çıktılar. Çözüm Süreci’ne darbe vurabilmek için Kobani’deki kardeşlerimizin acısını bahane ettiler.  Bakınız, bugün söyledim, tekrar söylüyorum: Biz, kim bizim kapımıza gelirse, Kürt, Türkmen, Arap, Sünni, Şii olmasına bakmaksızın, Ezidi olmasına bakmaksızın kapımızı açarız. Açtık, Kobani’den 3 günde 197 bin kardeşimizi ülkemize aldık. Kobani için şunu da söyledik: ‘Onların namusu, onuru, hayatı, güvenliği, bizim namusumuzdur, bizim onurumuzdur, bizim güvenliğimizdir.’ Ama ayrım yapmadık. Biz, kardeşlerimizin hepsine aynı şekilde baktık. Kobani’den gelen Kürt kardeşlerimize ne muamele yapmışsak Halep’ten gelen Kürt, Arap, Türkmen kardeşlerimize de aynı şekilde kucağımızı açtık. Onlar ne yaptılar? 6-7 Ekim’de HDP’nin başlattığı bir provokasyonla halkı sokağa döktüler. Batman sokaklarını ki gerçekten havaalanından buraya gelirken tek tek Maliye Bakanımıza sordum, bütün o altgeçitleri, o güzelim bulvarların hepsini merkezi hükümet olarak biz yaptık, oralardaki, bütün o canlı Batman sokaklarını, yoldan gördüğüm o ışıl ışıl Batmanlı kardeşlerimiz, neredeyse 3 gün evlerinin dışına çıkamaz hale geldiler. Yaktılar, yıktılar. Bunu da sanki Kobani için yaptıklarını iddia ettiler. Halbuki, eğer Türkiye güçlüyse eğer Batman zenginse Diyarbakır zenginse Şanlıurfa zenginse Şırnak, Hakkari, Cizre zenginse sınırımızın ötesindeki Suriyeli, Iraklı Kürt kardeşlerimize, Türkmen kardeşlerimize, Arap kardeşlerimize yardım edebiliriz. Peki, oradaki kaosu içeri getirmenin ne alemi vardı?”

“Ekonomiye de darbe vurulmaya kalkıldı”

Davutoğlu, tam da 2013’ten itibaren Çözüm Süreci ivme kazanmışken ve bölgeye dönük ciddi yatırımların işareti başlamışken, sadece Çözüm Süreci’ne değil, ekonomiye de darbe vurulmaya kalkıldığını, işyerlerinin, okulların, resmi kurumların talan edilmeye kalkıldığını anlatarak, şunları kaydetti:

 “Geçen sene içinde 137 büyük fabrika için Batman’dan talep edilmişti. 137 büyük fabrika, biz teşvikleri ilan ettikten sonra. İş adamlarımız, bütün büyük girişimciler, artık bölgeye huzur geliyor, barış geliyor diyerek yönlerini Doğu’ya, Güneydoğu Anadolu’ya, Van’a, Hakkari’ye, Şırnak’a, Hakkari’ye, Siirt’e dönmüşlerdi. Yatırımlar için teşvik müracaatlarında bulunuyorlardı. İşte 6-7 Ekim’de bu zalimliği yapanlar, bu ekonomiye de darbe vurmak istediler. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz inşa etmeye, ihya etmeye, onarmaya, tamir etmeye devam edeceğiz.”

6-7 Ekim olaylarında bildirilen bütün zararları tanzim sözü verdiklerini, bunun için 100 milyon lirayı aşkın ödenek gönderdiklerini bildiren Davutoğlu, “Çünkü biz, inşa etmeye, onarmaya, beraber olmaya geliyoruz. Çünkü, sizin varlığınız bizim varlığımızdır. Hebuna we, hebuna meye. Eğer buralarda huzur varsa Türkiye’nin her yerinde huzur olur” ifadesini kullandı.

Partisinin rüyasını köy köy, şehir şehir anlatacaklarını ifade eden Davutoğlu, “yükselen Türkiye’nin yükselen Mezopotamya halkasını anlatacaklarını” bildirdi.

“Kürt Türk ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz”

Davutoğlu, “Bu baş bu gövdedeyken, bu yürek bu bedendeyken Allah şahittir ki bir gün dahi Kürt, Türk ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Alevi, Sünni ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Suriye’de Halep’in, Hama’nın, Humus’un, halini gördükten sonra, Irak’ta, o güzelim Kerkük’ün, Musul’un, Bağdat’ın halini gördükten sonra dışarıdaki emperyalistler, işbirlikçileri, içerideki uşakları ne kadar çaba sarf ederlerse etsinler Diyarbakır’da Batman’da, Van’da, Şırnak’ta, altını çizerek söylüyorum: Cizre’de ve bütün Türkiye’de özgürlük ve güvenlik hakim olacak” dedi.

Hazırladıkları projelerle Suriye ve Irak’ta ne kadar olumsuzluk yaşanırsa yaşansın, Batman’ı sanayi, tarım ve büyük bir enerji şehri haline getirmeye kararlı olduklarını vurgulayan Davutoğlu, “Bakınız 12 yılda Batman’a 7 milyar lira yatırım yaptık. 600 bin lira ihracat vardı şimdi 88 milyon dolar ihracat var. Aslında bu bile Batman için küçük. Bizim zihnimizdeki Batman’da inşallah en fazla 3-4 sene içinde 1 milyar dolar ihracat istiyoruz Batman’dan” diye konuştu.

Batman Üniversitesini, 7 fakülte, 2 meslek yüksekokulu, 3 yüksekokul ile kurduklarını ifade eden Davutoğlu, Batman’ın önemli bir ilim havzası haline gelmesini istediklerini söyledi. Davutoğlu, Batman’da çok büyük projeleri hayata geçirmeye kararlı olduklarını, GAP Eylem Planı’nın da tamamlandığını ve yeni bir aşamaya geçtiğini bildirdi.

Batman’da iki büyük barajla Mezopotamya’nın kaderinin değiştirileceğini ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi:

“Birisi Batman ile Diyarbakır arasında Silvan Barajı. Türkiye’nin en büyük ikinci barajı oluyor. Silvan Barajı üzerinden 245 bin hektar alan sulanacak inşallah. Yine 1,5 milyar avroluk Ilısu Barajı da tamamlanacak. Ama şunu söyleyeyim. Başta da söyledim: Hasankeyf’e ben hayran olmuştum. Gelirken bu projeyle ilgilenen Batman Üniversitesi Rektörü ile konuştuk. İnşallah Hasankeyf’i bütün varlığı ve tarihi kimliğiyle yeni mekanına taşıyacağız. Bir tarafta gelişmiş, kalkınmış küresel bir şehir olma yolunda, bir enerji merkezi, bir sanayi merkezi olma yolunda Batman, diğer tarafta tarihi kimliğiyle Hasankeyf. Her ikisini de koruyacağız. Batman’ı çok kısa sürede Gaziantep’in başardığı başarı hikayesinin merkezi yapacağız inşallah.”

“Neden baskı kurmaya kalkıyorsunuz?”

Başbakan Davutoğlu, Batman’a yapılan 15 bin kişilik bir stadyum ile spor salonunu en kısa sürede hizmete açmayı planladıklarını bildirdi.

Vatandaşların talep ettiği araştırma hastanesi ve devlet hastaneleriyle Batman’ı sağlık merkezi yapacaklarını kaydeden Davutoğlu, “Batman, sağlığın, eğitimin, sanayinin merkezi olacak. AK Parti iktidara geldiğinde Batman’da organize sanayi bölgesi emekleme aşamasındaydı. Şimdi binlerce kardeşimizin çalıştığı bir organize sanayi bölgesi var. İkincisini de yapacağız. Genişleteceğiz ve Batman’ı, petrolümüzün yüzde 40’ını temin ettiğimiz Batman’ı büyük bir sanayi merkezi yapacağız inşallah” diye konuştu.

Davutoğlu, salondakilerin “Başbakan Ahmet, vatan sana emanet” sloganına, “Vatan hepimize emanet. Hep beraber bu vatanı inşallah refahın, huzurun, adaletin, barışın merkezi yapacağız” diyerek karşılık verdi.

Birilerinin, Türkiye’yi Suriye’ye, Irak’a çevirmek isteyebileceğini, fitneyi körükleyerek Gezi provokasyonları, 17-25 Aralık, 6-7 Ekim gibi ülkeyi kaosa sürüklemek isteyebileceğini vurgulayan Davutoğlu, “Bütün bu provokasyonların karşısında dimdik duracak olan irade, bugün Batman’da gördüğümüz iradedir. Kardeşlik iradesidir” dedi.

6-7 Ekim olaylarına değinerek, yakıp yıkmayla ne elde edildiğini soran Davutoğlu, şöyle devam etti: 

“Diyarbakır’da olaylarda katledilen kardeşlerimizin aileleriyle görüştük. Yasin Börü’nün ve diğerlerinin. Bu canlara niye kıydınız? Ne istiyorsunuz? Demokrasi istiyorsanız, Türkiye’de demokrasi her yerde var. Fikir özgürlüğü diyorsanız, her yerde konuşabilirsiniz. Dün Sayın Demirtaş Konya’daydı. Hoş geldi, sefa geldi. Türkiye’nin her yerinde konuşabilir, fikrini söyleyebilir, istediği propagandayı yapabilir. Peki siz neden şehirlerimiz de bir baskı kurmaya kalkıyorsunuz? Neden seçimler yaklaşırken bir baskıyla insanların iradesine sekte vurmaya çalışıyorsunuz? AK Parti oldukça Türkiye’de Türkiye’nin her yerinde demokrasi hakim olacak. Kamu güvenliği hakim olacak, kamu düzeni hepimize lazım. Bakınız 6-7 Ekim olaylarında en büyük zararı burada yaşayan Kürt kardeşlerimiz gördü. Bir kesimi diğer kesime karşı kışkırtmak için provokatörler sahneye çıktı. Bütün kardeşlerimize soğukkanlı, vakur ve mutlaka milli iradeye güvenerek, sabırla mücadele etmeleri tavsiyesinde bulunuyorum. Demokrasi, milli irade söz konusu olduğunda, taviz vermememiz gerekir.”

“Konya ne kadar Türk’se o kadar Kürt’tür”

Türkiye’de birilerinin aynen Suriye ve Irak’ta olduğu gibi şehirleri, kasabaları bölmek isteyebileceğini belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Bu şehir Kürtlerin şehri, şu şehir Türklerin şehri, şu kasaba Kürtlerin, şu kasaba Zazaların, Şu kasaba Sünnilerin, şu kasaba Alevilerin. Ben işte buradan 77 milyonu temsilen söylüyorum: Hakkari ne kadar Kürt’se o kadar Türk’tür. Edirne ne kadar Türk’se o kadar Kürt’tür. Konya ne kadar Türk’se, o kadar Kürt’tür. Diyarbakır ne kadar Kürt’se o kadar Türk’tür. Eğer bir tek Kürt kardeşimize Türkiye’nin batısında bir şehirde bir zarar gelse o zararı veren kimse ondan hesap sorarız. Ama bu zarar eğer Diyarbakır’da Batman’da Şırnak’ta Cizre’de verilirse ondan da hesap sorarız.” 

Salondakilerin “Türk, Kürt kardeştir hainler kalleştir” sloganı üzerine Davutoğlu, aynı sloganın geçen hafta Muğla’da yörük boylarında, Aydın, Tekirdağ ve Rize’de de söylendiğini anımsattı.

Bu ruhun Türkiye’yi ayakta tutacağını vurgulayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu baş bu gövdedeyken, bu yürek bu bedendeyken Allah şahittir ki bir gün dahi Kürt, Türk ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Alevi, Sünni ayrımı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Suriye’de Halep’in, Hama’nın, Humus’un, halini gördükten sonra, Irak’ta, o güzelim Kerkük’ün, Musul’un, Bağdat’ın halini gördükten sonra dışarıdaki emperyalistler, işbirlikçileri, içerideki uşakları ne kadar çaba sarf ederlerse etsinler Diyarbakır’da Batman’da, Van’da, Şırnak’ta, altını çizerek söylüyorum: Cizre’de ve bütün Türkiye’de özgürlük ve güvenlik hakim olacak.”

“Kardeşçe yaşamaya hazır mısınız?”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cizre’deki vatandaşlara Batman’dan selam ettiğini belirterek, salondakilere “Türkiye’de Çözüm Süreci’ni başarılı kılmaya, Türkiye’de kardeşlik bağlarını yükseltmeye, hepimizin bayrağı olan bu al bayrak altında hiç bir etnik ve mezhebi ayrım olmadan kardeşçe yaşamaya, bu kardeşliği, bozmak isteyenler karşısında dimdik durmaya hazır mısınız?” diye seslendi.

Kim ne baskı uygulamaya kalkarsa kalksın, her halükarda seçim döneminde seçim güvenliğini sağlayacaklarını bildiren Davutoğlu, şunları söyledi:

“Buna rağmen birileri sizin iradenize sekte vurmaya çalışırsa onun karşısında sandıkları namusunuz gibi korumaya hazır mısınız? Emin olun 7 Haziran akşamı seçim yaptığımızda gözümüz gönlümüz, Batman’da, Diyarbakır’da, Van’da olacak, Şırnak’da, Hakkari’de olacak. İnşallah bize güzel bir müjde vermeye hazır mısınız?

Birileri gencecik çocuklarımıza, daha 15-16 yaşlarında düşmanlık ve nefret aşılıyor. Birbirlerine karşı kışkırtıyor. Kardeşliğe uzanan o elleri bizim dostluk ve muhabbet seslerimiz kıracak. O ellere kardeşliğe uzanan o ellere en güzel cevabı biz gönüllerimizle vereceğiz. Gönüllerimizle. Onlar nefret derken, biz muhabbet diyeceğiz. onlar çatışma derken, biz kardeşlik diyeceğiz. Onlar ayaklanma derken, biz kamu düzeni herkesin özgürlüğü, herkesin güvenliği diyeceğiz. Hiç bir zamanda bu hainlere bu işbirlikçilere karşı boynumuz eğilmeyecek.”

Notlar

Başbakan Davutoğlu, kongrenin yapıldığı salona, eşi Sare Davutoğlu ile geldi. Spor salonun girişinde partilileri selamlayan Davutoğlu, uzatılan mektupları ve çiçekleri aldı.

Davutoğlu, daha sonra, salonda kurulan platforma eşi Sare Davutoğlu ile çıkarak, kendisi için bestelenen ve Kürtçe seslendirilen “Davutoğlu Ahmet Hoca” isimli şarkı eşliğinde partilileri selamladı.

“Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle” sloganıyla karşılanan Davutoğlu’nun 40 dakika süren konuşması, “Batman Seninle Gurur Duyuyor”, “Vur Vur inlesin Pensilvanya dinlesin”, “Ümmetin Oğlu Davutoğlu”, “Peygambere  uzanan eller kırılsın” sloganıyla kesildi.

Konuşmasının ardından, partililerle fotoğraf çektirdi ve sohbet eden Davutoğlu, partililerle fotoğraf çektirirken, yanına gelen yaşlı bir partiliyle kucaklaştı ve sohbet etti.

Davutoğlu, yarın Batman’da Zonguldak Kömürspor ve Batman Petrol Spor’un karşı karşı geleceğini belirterek, “Biri ülkemizin batısından biri doğusundan. İkisi de emekçi spor kulüpleri, petrol ve kömür. Zonguldaklı kardeşlerimizi muhabbetle karşılayın. Güzel bir maç olsun. Dostluğun, kardeşliğin maçı olsun” ifadesini kullandı.

Salonda, “Batman’dan Alır Gücünü Ahmet Hoca, Tamamlayacak Çözümü”,  “Zalime Karşı Elif Gibi Dururuz, Allah’a karşı Vav gibi Eğiliriz”, “Çözüm Süreci Güçlü İradeyle Sürecek”, “Tüm Dünya Görecek, Davutoğlu Çözecek” yazılı pankartlar dikkati çekti.

Kongreye, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu ve Öznur Çalık, AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ve bölge milletvekilleri ile çok sayıda partili katıldı.

Maliye Bakanı Şimşek

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de kongrenin açılışında konuşma yaptı. Konuşmasına Kürtçe başlayan ve Türkçe devam ettiren Şimşek, “Bu Kürtçe girişi, 15 yıl önce yapsaydım, muhtemelen beni içeri atarlardı. İşte bugün, eğer biz anadilimizle burada birliğimiz ve beraberliğimiz için çağrıda bulunabiliyorsak bunun için riskle karşı karşıya değilsek bu milletin partisi AK Parti sayesindedir. Allah hepinizden razı olsun”  dedi.

AK Parti’den önce, terör nedeniyle bölgede yaşanan sıkıntılara dikkati çeken Şimşek, şunları söyledi: 

“Allah’a şükürler olsun, bugün AK Parti ile artık bu toprakların kan ve gözyaşıyla sulandığı dönem bitmiştir. Batman’da ve bütün bölgede büyük bir yatırım, kalkınma hamlesi başlamıştır. Birliğimiz ve kardeşliğimiz sadece bu bölge için değil bütün coğrafya için umut kaynağı ve namertler için de korku kaynağı olmuştur. AK Partimiz bir önceki Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız  Erdoğan’ın başlattığı, Saygıdeğer Başbakanımızın güçlü şekliyle devam ettirdiği Çözüm Süreci aynı zamanda bir refah sürecidir. Çözüm Süreci demek teröre giden 350 milyar dolar, bazılarına göre 1 trilyon dolarlık kaynağın Türkiye’nin kalkınmasına, bölgenin gelişmesine gitmesi demek. Onun için bizim Çözüm Süreci’ne sahip çıkmamız lazım.”

Şimşek, Batman’da, AK Parti iktidara gelene kadar Organize Sanayi Bölgesi’nde sadece bir un fabrikası bulunduğunu, şimdi ise 55 fabrikanın yer aldığını belirterek, “Organize Sanayi Bölgesi tamamen doldu. Çünkü AK Parti demek halka hizmet demek. Biz hem ekmeği büyüttük hem özgürlüğü büyüttük. Başkaları ise bu işin istismarını yapıyor” diye konuştu. 

should i cheat on my husband thebaileynews.com i told my husband i cheated on him
my husband cheated women who want to cheat affairs with married men
women looking to cheat site my wife cheated on me now what