Leblebinin anavatanı “Tavşanlı”

Harmancıklıoğlu Leblebileri sahibi Mehmet Harmancıklıoğlu, “Kütahya Tavşanlı Türkiye’de leblebinin anavatanıdır” açıklamasında bulundu.

Eklenme: 18 Kasım 2016 - 09:13 / Son Güncelleme: 18 Kasım 2016 - 9:13 / Editör: Büşra Kılıç
img_0257

Ersin ODABAŞI- Ticari Hayat Gazetesi- Harmancıklıoğlu leblebi firmasının 1830 yılında dedeleri tarafından kurulduğunu açıklayan esnaf Harmancıklıoğlu,  “Leblebicilik bizim dede mesleğimizdir. Babam leblebiciydi. Dedem de leblebiciydi. Dedemin babası da leblebiciydi. Biz 1830 yılından beri leblebiciyiz. Ben 5. Kuşak torunları olarak bu mesleği devam ettiriyorum. Çocukluktan beri leblebiciliğin içindeyim” diye konuştu.

‘Tek leblebi patenti bize aittir’

Leblebici olarak Fransa’dan kalite ödülü aldıklarını açıklayan esnaf Harmancıklıoğlu, “Tek leblebi patenti yine Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindedir ve bu patent bize aittir. Türkiye’de leblebiciler ile ilgili tek oda olan Leblebiciler Odası Kütahya Tavşanlıdadır.” dedi.

‘Çoruma leblebiyi biz veririz’

Leblebi üretiminin büyük çoğunluğunun Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yapıldığına dikkat çeken esnaf Harmancıklıoğlu, “ Leblebinin üretimi Tavşanlı’da satışı ise daha çok Çorumda yapılır. Çorum’a leblebiyi Tavşanlı’dan biz veririz. Onlar tuzlu, şekerli gibi şekillendirirler. Ama leblebinin hammaddesi Çorum’a bizden gider. Çünkü Çorum’da leblebi imalatı yoktur. Leblebi imalatı en çok Tavşanlı’dadır.” diye konuştu.

‘Leblebinin hikâyesi’

Esnaf Harmancıklıoğlu leblebinin bulunma hikâyesini şöyle anlattı: “Leblebiyi bize Arnavut bir usta getirmiştir. Bugün İstanbul Beykoz’da yatan Şeyh Murat Gazi Hazretleri leblebiyi bulan kişidir. Leblebiyi çok uğraşılarla meydana getirmiştir. Hatta leblebiyi yapamamıştır. Çok üzülüp ağlayınca gözyaşları leblebinin tavasının içine akmıştır. Bu sayede leblebi ıslanmış, ıslanınca da kırılmaktan kurtulmuştur. Leblebinin bu şekilde bulunduğu konusunda bir rivayet vardır.”

Leblebinin üretim aşamaları

Leblebi yapımının 1 buçuk ile 2 ay sürdüğünü belirten Harmancıklıoğlu şöyle devam etti: “Müstahsilden nohudu alırız. 3 kez ısıtıp soğuturuz. Ondan sonra nohudu 3 hafta süreyle dinlenmeye bırakırız. Ondan sonra tekrar ıslatırız. Mafak diye tabir ettiğimiz kavaktan yapılma aletimiz vardır. Onunla makinamızda nohudun kabuğunu çıkartırız. Kabuğu çıkar, içinden kavuzu ayrılır. İçinde kırıkları varsa ayrıştırılır. Leblebinin imalatı bu şekildedir.”

‘Her nohut leblebi olmaz’

“Her nohut leblebi olmaz” diyen esnaf Harmancıklıoğlu, “Bizim nohudumuz pişen değildir. Pişen nohut farklıdır. Bizim leblebi yaptığımız nohut İspanyol nohudu olduğu için saatlerce kaynatsan bile yumuşatamazsın. Nohudumuzun böyle bir özelliği vardır.” diye konuştu.

‘En kaliteli nohutlar Tavşanlı, Balıkesir ve Uşak’tan çıkar’

Leblebi için nohut temin edilen illerin Tavşanlı havalesi, Uşak havalesi ve Balıkesir havalesi olduğunu anımsatan Harmancıklıoğlu, leblebi üretimi için en kaliteli nohutların buralardan çıktığını ifade etti.

‘İyi bir leblebi nohuttan yapılmalı ve iri olmalı’

İyi bir leblebinin nohuttan yapılması ve iri olması gerektiğine dikkati çeken esnaf Harmancıklıoğlu, “Leblebiyi elinize aldığınızda kaba olmalı. Ağzınıza aldığınızda rutubetli olmamalı. Kütür kütür olmalı. Emek çekersen, güzel kavurursan güzel bir leblebi meydana çıkar.” ifadelerini kullandı.

‘Dış ülkelere leblebi ihracatı yapmak istiyoruz’

Esnaf Harmancıklıoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Harmancıklıoğlu adı altında Türkiye’de 250 tane satış noktamız var. Büyük firmalara ve AVM’lere stant kurup leblebi veriyoruz. Fakat Avrupa ülkelerine leblebi satışımız yok. Avrupalılar leblebiyi bilmiyorlar. Dış ülkelere leblebi ihracatı yapmak istiyoruz.”