Lezzetin yeni markası: Zeytin Ocağı

Barışın, umudun simgesel ağacı olan Zeytin’in insanların tarımla uğraşmaya başladığı dönemden daha öncesine ait olduğunu vurgulayan Zeytin Ocağı işletmecisi Bahattin Gökdemir; “Hatta zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlarla birlikte başladığı kabul edilmekte ve zeytinin, insanlık tarihindeki önemine tüm kutsal kitaplarda, yaradılış ve kuruluş efsanelerinde yer verilmektedir” dedi.

Eklenme: 18 Ekim 2016 - 11:00 / Son Güncelleme: 18 Ekim 2016 - 11:00 / Editör: Büşra Kılıç

Hüseyin ÇALIŞKAN- Ses Gazetesi(Aydın)- Lezzet ve sağlık deposu olan altın sıvının ve meyvesi zeytinin geçmişine bakıldığında insanlık tarihi kadar eski olduğunu vurgulayan Bahattin Gökdemir, mitolojide tanrıçaların taçlarında zeytin dallarının bulunması, güzellik yarışmalarında kadınları süslemesinin de bu yüzden olduğunu söyledi.

YORUCU VE UĞRAŞ İSTİYOR

Kutsal bir ağaç olan, kurak ve fakir topraklarda bile az suyla yaşamını sürdüren, kendi haline bırakıldığında kuvvetli kökleri ve dayanıklı gövdesiyle tüm güçlükleri yenebilen zeytinin, Anadolu’da hayat bulmuş ve burayı kendine vatan edindiğine dikkat çeken Gökdemir; “Zeytincilik konusunda benim çalışmalarım çok eski yıllara dayanıyor, çalışmalarım sonucunda ortaya “Zeytin Ocağı” markam çıktı. Zeytin benim için sevgidir, aştır, özel bir değerdir, hayattır, kısacası mutlu yaşamdır zeytin. Zeytinciliğin Avrupa’da özellikle zeytincilikte ileri ülkelerde İspanya, İtalya, Yunanistan’da nasıl yapıldığı konusunda da bilgi birikimine sahip oldum. Şunu da belirtmek istiyorum zeytinle uğraşmak çok zevkli olduğu kadar hakikaten yorucu ve uğraş isteyen bir iştir. Ancak bir kere alıştın mı zeytine, ne sen ondan ne de o senden ayrılamıyorsunuz.”

EN GÜZEL HEDİYE

Yıllardır süren zeytin verimini ve sayısını arttırma araştırma geliştirme çalışmalarımızı bir markaya çevirme zamanı geldi ve biz bunu Zeytin Ocağı ile başardık diyen Bahattin Gökdemir; “Didim yöresinin antik çağlara dayanan yüzyıllardır var olan zeytin varlığını Zeytin Ocağı zeytinyağları ile Didimlilerle buluşturmayı başardık. Zeytin Ocağı, ürünleriyle siz Didimlilerin beğenisine çıkmaya hazır. Didim’in bakir, temiz ve hiçbir kimyasal madde bulaşmamış topraklarında, denizden gelen bol oksijenli havası, menderes deltası ve Bafa gölü üçgeninde bulunan zeytin bahçelerimizden butik bir üretim sonucu elde edilen üstün kalitede, özenle ve tavizsiz hijyenik şartlarda sıkılan, dinlendirilen, filtre edilen Zeytin Ocağı’nın doğallıktan gelen lezzeti siz zeytinyağı severlerin vazgeçemeyeceği tercihi olacaktır.
Yağlarımız Didim Bölgesi’nin olgunlaşmamış yeşil zeytinlerinden üretilmiştir. Yüksek E vitamini ile gerçek bir şifa kaynağıdır. Yeşil Meyve aromasında, taze zeytin kokusu ile üstün kalite gurme ürünüdür. Bu eşsiz lezzet, hafif meyvemsi tadı, yumuşak zeytin aroması ve nefis zeytin kokusu ile kahvaltı sofralarınızın, salata ve mezelerinizin, soslarınızın, Türk mutfağımızın vazgeçilmez lezzeti zeytinyağlı yemeklerinizin vazgeçilmezi olmaya aday. Ayrıca özenle tasarlanmış şişelerini, mutfağınızın en güzel yerine ve sofralarınızın başköşesine koyacağınıza bizler eminiz. Tasarımıyla, ilçemizi ziyaret eden dostlarınıza gururla bu yörenin özenle ve olması gerektiği gibi tavizsiz hijyenik şartlarda hazırlanmış zeytinyağını en güzel hediye olarak verebilirsiniz.”

‘SAĞLIKLI YAŞAM İSTEYENLERİ BEKLİYORUZ’

Gökdemir; “Zeytin Ocağı, ‘Ölmez Ağaç’ olarak adlandırılan zeytin ağacı gölgesinde, lezzetli yağlarını heyecanla ve titizlikle oluşturuyor. Özenle yetiştirilmiş, erken hasat zeytinlerden oluşturulan “soğuk sıkım” zeytinyağlarını ocaklarınıza getiriyor.