‘Okullarda bakırcılık bölümü açılması lazım’

Bakırcılığın eski önemine kavuşması için okullarda yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan bakır ustası İsa Torun; “Okullarda bakırcılık bölümleri açılması gerekir. Bizim gibi bu tür el sanatlarıyla uğraşan kişiler okullarda usta öğretici olarak kullanılabilir” dedi.

Eklenme: 17 Ekim 2016 - 08:50 / Son Güncelleme: 17 Ekim 2016 - 8:50 / Editör: Büşra Kılıç

Zafer DENİZ- Ticari Hayat Gazetesi(Ankara)- Bakırcılığın kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden birisi olduğunu anımsatan bakır ustası İsa Torun, bakırcılığın bu duruma gelme nedeninin eleman azlığı ve bakıra olan ilginin az olmasından kaynaklı olduğunu belirtti.

Ticari Hayat gazetesi olarak Samanpazarı’nda bakır üzerine kakmacılık mesleğine yıllarını vermiş Çağdaş Bakır sahibi İsa Torun’la, bakırcılığın günümüzde geldiği noktayı ve yaşanan sıkıntıları konuştuk.

Bakırcılığa baba mesleği olarak başladığını ve mesleğinin bakır üzerine kakmacılık olduğunu anlatan Torun, bakırların günümüzde artık hediyelik eşya grubunda yer aldığına işaret etti.
Müşterilerinin genellikle yerli olduğunu dile getiren esnaf Torun, bakıra olan talebin düşük olmasından dolayı sipariş üzerine çalıştığını, bilezik ve kabartma üretimi yaptığını aktardı.

‘Fırsat buldukça genellikle rölyef ve minyatür yapıyorum’

Bakırlarını daha çok sanatsal olarak ürettiğini belirten Torun; “ Fırsat buldukça genellikle rölyef ve minyatür yapıyorum. Minyatür bakır üretmek çok zor. Belki de benim gibi minyatür çalışan hiç yoktur. Ama adımız yine de bakırcı diye geçiyor. Yaptığım şeyler sanat fakat çok fazla bunu anlayan kalmadı.” dedi.

‘Vergi muafiyetinin bana faydası 300-500 lira civarında oldu’

Vergi muafiyeti konusuna da değinen Torun, çok cazibesi olmadığı yorumunu yaparak: “Vergi muafiyeti kaybolmaya yüz tutmuş mesleklere özel çıkarıldı. Ben de 3 yıl önce aldım. Tahminim Ankara’da benim gibi küçük atölyesi olan 10-15 tane dükkan için çıkmıştır. Bana faydası 300-500 lira civarında oldu. Vergi muafiyetine göre, yabancı ürünleri satamıyorsun. Kendi yaptığın ürünleri satabiliyorsun. Vergi muafiyetine başvurduğun takdirde yazar kasayı ve faturayı iptal ediyorlar.”dedi.

Bakırda yapılan yemek daha lezzetli olur

Bakır kullanımının azalma nedeninin bakırın yanında bir sürü alternatifin çıkmasına bağlı olduğunu ifade eden bakır ustası Torun, insanların mutfak eşyası olarak daha çok  paslanmaz çelik ve teflon gibi ürünleri kullandığını dile getirdi.
Torun sözlerine şöyle devam etti: “Bakır yıllardır aileden gelen alışkanlıktır. Geçmiş dönemlerdeki insanlar daha sağlıklı olduğu için yüzyıllarca bakır kullanmışlar. Bakırda yapılan yemek daha lezzetli olur. Alüminyum ve teflon bakırın yerini tutmaz ama vatandaş olaya ekonomik açıdan bakıyor. Çünkü bakır aldığınız zaman kalaylatmak gerekiyor. Alüminyum ve çelik ucuz olduğu için insanlar daha çok onu tercih ediyorlar. Çünkü eskidiği zaman kullanıp atıyorlar.”

‘El sanatlarına yönelen insanların öğrenim durumu zayıftır, yarım kalmıştır veya hiç yoktur’

Bakırcılıkta çırak yetiştirmenin bitme noktasına geldiğini öne süren esnaf Torun: “Artık herkes bir yerleri bitirip kısa yoldan hayata atılmaya çalışıyor. El sanatlarına yönelen insanların genelde istisnai durumlar hariç öğrenim durumu zayıftır, yarım kalmıştır veya hiç yoktur. Mecburiyetten bu mesleğe yönelmiştir. Hayatını idame ettirmek ve ailesini geçindirmek durumunda kalan insanlardır. Kimse rahat meslek yapmak varken bu mesleği tercih etmez.” şeklinde konuştu.

‘Okullarda bakırcılık bölümleri açılması gerekir’

Bakırcılığın eski önemine kavuşması için okullarda yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizen bakır ustası İsa Torun, şu önerileri sundu: “Bakırcılığın eski önemine kavuşması için özellikle meslek liselerinde ve üniversitelerde yaygınlaştırılması gerekir. Okullarda bakırcılık bölümleri açılması gerekir. Bizim gibi bu tür el sanatlarıyla uğraşan kişiler okullarda usta öğretici olarak kullanılabilir. Bakır ustası olarak yetişecek kişi okula giderse hem tahsilini tamamlar, öğrenimini görmüş olur, hem de meslek öğrenir. İkisi  bir arada olur. Diğer türlü okula gidip yürütemediğinde okulu  yarım kalıyor. Belli bir zamandan sonra atölyeye dönüş yaptığı zaman da burası yarım kalıyor. Mesleği öğrenecek olan kişi ikisini birlikte yürütürse hem meslek sahibi olur hem de kültürlü bir sanatçı olarak yetişir.

‘Bakır üzerine kakmacılık resmi olarak kabul edilmiş sanat dallarından bir tanesidir’

Bakır üzerine kakmacılık mesleğinin branş olarak  el sanatları dalı içerisinde resmi olarak kabul edilmiş sanat dallarından bir tanesi olduğuna dikkati çeken bakır ustası İsa Torun sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bu meslekle uğraşan insanların çoğu ne yaptığını bilmiyor. Bakır üzerinde kullandığı desenin ne olduğunu bilmiyor. Oysa ki yapılan her şeyin bilinçli olması lazım. Bu mesleği yapan kişinin mesleğe dair her şeyi bilmesi gerekir. Bakırın özelliklerini ve tarihçesini bilmesi gerekir. Bakır nedir ? Bronz nedir ? Tunç nedir ? Kalay nedir ? Altın nedir ? bunları bilmesi gerekir. Metallerin özelliklerini  iyi bilmesi gerekir. Üretimini yaptığı bakırın özgül ağırlığının ne kadar olduğunu bilmesi gerekir. Kullandığı metalin özelliklerini, artı ve eksi yönlerini bilmesi gerekir. Kullanılan metalin sağlık açısından yararlı mı yoksa zararlı mı olduğunu bilmesi gerekir.”