Organ bağışı ile sağlığına kavuştu

Siroz ve karaciğer tümörü nedeniyle karaciğer yetmezliği tanısı alan 63 yaşındaki Zeynep Çaylak, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmete başlayan Karaciğer Nakil Merkezi’nde gerçekleştirilen nakille sağlığına kavuştu.

Eklenme: 18 Temmuz 2018 - 17:48 / Son Güncelleme: 18 Temmuz 2018 - 18:06 / Editör: Büşra Kılıç

Hepatit C‘ye bağlı sirozun yanı sıra karaciğer tümörü nedeniyle organ yetmezliği tanısı alan 63 yaşındaki Zeynep Çaylakorgan bağışı sayesinde ikinci baharını yaşayacak.

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmete başlayan Karaciğer Nakil Merkezi’nin ilk hastası olma özelliğini de taşıyan Çaylak, kadavradan alınan karaciğerin nakledildiği başarılı operasyon sayesinde sağlığına kavuştu.

Çaylak, hastanenin Transplantasyon Ünitesi Sorumlusu Uzman Dr. Tolga Canbak ve ekibi tarafından gerçekleştirilen naklin ardından taburcu olup, yeni hayatına başlamaya hazırlanıyor.

Zeynep Çaylak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 ay önce fenalaşması üzerine hastaneye kaldırıldığını, yapılan tetkiklerin ardından karaciğer yetmezliği tanısı aldığını söyledi.

Bunun üzerine Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirildiğini, burada Uzman Dr. Canbak tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kadavra nakil listesine alındığını, böylece de nakil sürecinin başladığını aktardı.

Çaylak, “İlk haberi aldığında hiç kendimi bozmadım. Çünkü doktorum çok iyiydi. Bende hiç moral bozukluğu olmadı. Hiç kafama takmadım. Umutluydum.” diyerek, çok şanslı bir hasta olduğunu, 1,5-2 aylık bir bekleme sürecinin ardından organ bağışı sayesinde operasyonun gerçekleştirildiğini ifade etti.

Zeynep Çaylak, bu süreçte kendisini hiç hasta gibi hissetmediğini belirterek, duygularını şöyle anlattı:

“Burada kendimi evimde gibi hissettim. Mutluydum, hiç hasta moduna girmedim. Bağışçının genç olduğunu duyunca üzüldüm. Ama tabii ki Allah’ın takdiri. Şimdi ona dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Bir taraftan da kaç kişiye can verdi. Ailenin düşüncesi çok güzelmiş. Ben çok şanslıymışım bana çok çabuk organ çıktı. Benimki 3 ayın içinde çıktı. Şu anda çok mutluyum. Hiç hasta gibi değilim.”

“Annemi bize bağışladı”

Çaylak’ın oğlu Mahmut Çaylak, çok şanslı olduklarını dile getirerek, “Şu an annemi gördüğüm zaman eskisinden çok çok farklı olduğunu görüyorum. Herkesten Allah razı olsun. Donör olan arkadaşımızın mekanı cennet olsun. Bize çok büyük bir şey bağışladı. Annemi bize bağışladı. Bundan sonra da onun bağışladığı hayata daha layık olmaya çalışacağız.” diye konuştu.

Çaylak, organ bağışıyla ilgili toplumda “günah” şeklinde bir düşünce olduğunu ancak organ bağışı sayesinde bir insanın tekrar hayata kavuştuğunu sözlerine ekledi.

Hastanın sağlık durumuna ilişkin bilgi veren hastanenin Transplantasyon Ünitesi Sorumlusu Uzman Dr. Tolga Canbak da Türkiye’de karaciğer naklinin oldukça iyi bir durumda olduğunu ancak hala nakil bekleyen birçok hasta bulunduğunu söyledi.

Canbak, bu anlamda merkezlerinin İstanbul için önemli bir merkez olduğunu belirterek, “İstanbul’da karaciğer nakli yapılan özellikle eğitim araştırma hastaneleri açısından Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi önemli bir görev başardı. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir karaciğer nakli gerçekleştirildi. İyi bir başlangıç olduğunu umut ediyorum.” dedi.

Tolga Canbak, hastanın da sağlık durumunun gayet iyi olduğunu, herhangi bir komplikasyon geçirmediğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Bir insan, bir insana hayat vermiş oldu. Organ nakli açısından bağış oldukça önemli bir durum. Zeynep hanım ameliyata alındı 8 saat süren bir ameliyatın ardından yoğun bakım süreci geçirdi, ardından servise alındı. Şimdi artık taburculuk aşamasına yaklaştık. Oldukça mutlu, yakınlarının hepsine artık gülerek bakıyor. Artık gülen bir yüzü var.”

“Organ nakli adeta ikinci bir hayat şansı”

İl Sağlık Müdürlüğü 2. Bölge Kamu Hastaneleri Başkanı Prof. Dr. Kamil Özdil, “Organ nakli adeta ikinci bir hayat şansı veren bir uygulama ve gerçekten de ülkemizde gurur verici bir mesafeye erişildi.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin canlıdan nakil noktasında dünyada ilk sırada yer aldığını ancak organ naklindeki en temel konunun organ bağışı olduğunu dile getiren Özdil, şöyle devam etti:

“Bu konuda çok ciddi bir bilinçlenme olmakla birlikte, mutlaka daha fazla vericiye ihtiyacımız var. Hala daha pek çok alanda nakil bekleyen çok sayıda hasta mevcut. Bu alanda canlı vericinin ağırlıklı olması da yeterli kadavra bağışının olmamasından kaynaklanıyor.”

Prof. Dr. Özdil, nakil konusunda da kamunun öncü olmasını istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Biraz özel sektöre kaymıştı nakil konusundaki ameliyatlar. Biz bu konuda kamunun da mutlaka öncü olmasını istiyoruz. Bu alanda çok özveriyle çalışan ekiplerimiz var. Hastanemizde de kendisini bu işe adamış arkadaşlarımız sayesinde çok güzel bir nakil merkezi kurduk ve burada ilk kadavradan naklimizi yaptık. Hastamızı da sağlıklı bir şekilde bugün taburcu edeceğiz. İnşallah bundan sonra da daha güzel işlere hep birlikte imza atacağız.”

“Organ naklinde en önemli şey, ekibin istekli olması”

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Necdet Sağlam da Ocak ayında alınan ruhsatın ardından, merkezde hasta kabulüne başlandığına işaret ederek, organ naklinin multidisipliner bir sistemle gerçekleştirilen önemli bir operasyon olduğunu dile getirdi.

Doç. Dr. Sağlam, “Bu konuda ekip mantığı çok önemli ve bu ekip geniş bir ekip. Hem dahili branşlar hem cerrahi hem de organ koordinatörü personeline kadar çok geniş bir ekip. En önemli şey burada ekibin istekli ve arzulu olması. Gece ve gündüz demeden her an nakil hastası çıkacakmış gibi hazırlıklı olmaları gerekiyor. Bu ekipte de bu heyecan var. Biz de elimizden geldiğince kendilerine destek veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Merkezlerinin Marmara Bölgesinde kamuda üçüncü, Sağlık Bakanlığı hastaneleri içerisinde ise tek merkez olduğunu aktararak, “Şu anda eğitim ve araştırma hastaneleri içerisinde aktif olarak bu nakli gerçekleştiren tek merkeziz. Bu da bizi diğerlerine göre daha sevinçli ve gururlu yapıyor.” diye konuştu.