“Problemleri çözmek istiyorsanız çocuğunuzu dinleyin”

Uzman Klinik Psikolog Yılmaz Kaplan, Anne ve babaların ergenlik dönemindeki çocuklarının yaşadığı problemlerinin çözebilmeleri için çocuklarını iyi bir şekilde dinlemeleri ve birlikte zaman geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Eklenme: 20 Mart 2017 - 08:43 / Son Güncelleme: 20 Mart 2017 - 8:54 / Editör: Büşra Kılıç

Sevcan ÇOLAK- Elazığ Fırat Gazetesi- Çocukluk evresinden yetişkinlik evresine geçildiği sürede bir takım projelerle karşı karşıya kalınabilir. Bedeninizde yaşadığınız fizyolojik ve psikolojik değişiklikler çoğunlukla ergenlerin yalnız hissetmelerine sebep olur. Bu dönemde anne ve babanın çocuğa karşı tutumları problemlerin halledilmesi noktasında büyük önem arz ediyor. Ergenlik çağında yaşanan problemlerin halledilmesi ve bu evrede çocuğa karşı ebeveynlerin doğru yaklaşımları konusunda Uzman Klinik Psikolog Yılmaz Kaplan, gazetemiz aracılığı ile siz değerli okuyucularımıza önemli bilgiler verdi.

Ebeveynlerin ergenlik çağındaki çocuklarıyla arkadaş olmamasını gerektiğini belirten Kaplan, “Ergenlik dönemi geçiren çocukların aileleri genellikle çocuklara arkadaş gibi yaklaşılır. Ergenlik döneminde anne ve babanın tutumu çok önemlidir. Birçok uzman ebeveynlere çocuklarıyla arkadaş olmaları konusunda tavsiyelerde bulunur. Ben bu yaklaşıma karşıyım. Çocukla anne ve babası arkadaş olamaz. Çocuk nerde durması gerektiğinin farkında olmalıdır” dedi.

‘ÇOCUKLAR ERGENLİK DÖNEMİNDE KENDİSİYLE ÇATIŞMA İÇERİSİNDEDİR’

Ergenlik çağındaki gençlerde vücut gelişimi çok hızlı olduğu için çocuk o dönemde kendisiyle barışık olmadığını dile getiren Kaplan, “Ergenlik çağındaki çocuk kendisiyle yüzleşemez, kendini beğenmez, saatlerce aynanın karşısında ayrılmaz, anne ve babasıyla sürekli çatışma içerisindedir. Çocuk o dönemde kendi bildiklerini anne ve babasına empozeetmeye çalışır. Ergenlik dönemindeki çocukları iyi dinlemek gerekiyor. Çocuğunuzla arkadaş olmayın anne ve baba olun ama çocuğunuzu dinleyin. Dinlemek demek arkadaş olmak demek değildir. Toplum olarak çocuklarımızla konuşurken de, evliliklerde ve arkadaş ortamında da bu sorunu yaşıyoruz. Toplum olarak dinlemeyi bilmiyoruz. Ergenlik döneminde çocuk babayı ve anneyi model alır. Anne ve babaların çocuklarıyla birlikte zaman geçirmeleri gerekiyor. Çocuğunla dışarıda arkadaş gibi olabilirsiniz ama evde yine anne ve babasınız. Çocuğunuzun sizinle arasında bir sınır olmalı. Çocuğunuza istekleri konusunda taviz verdiğiniz sürece taviz tavizi getirecektir. Bu nedenle çocuğunuzla aranızda ki çizgiyi korumalısınız” diye konuştu.

‘ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ ÇOCUĞUN PROBLEMLERİ İYİ DİNLENMELİDİR’

Ergenlik dönemindeki çocuğun problemleriyle baş etmeleri konusunda annelere ve babalara çözüm önerileri sunan Kaplan, şunları söyledi: “Problemlerle baş etme noktasında öncelikle problemin nereden kaynaklandığını tespit etmeliyiz. Anne ve babanın bu dönemde çok iyi gözlemci olmaları gerekiyor. Yaşanan problem babadan mı kaynaklanıyor, anneden mi kaynaklı, ev ortamıyla alakalı mı veya dışsal bir faktör mü etkili bunlar tespit edilmelidir. Neden tespit edildikten sonra çocuğu karşısına alıp neler yaşadığını paylaşmasını istemeliyiz. Bu dönemde yaşanan sorunlarla ilgili anne veya sadece baba ilgilenir. Bu doğru bir yöntem değildir. Anne ve babanın ikisinin aynı anda çocukla ilgilenmesi gerekiyor. Çocukların yaşadığı sorunları anne ve babası kendi hayatlarından örnekler versinler. Eğer çocuk kötü bir alışkanlığa sahipse bunun yanlış olduğu anlatılmalıdır. Çocuk zamanla bunun yanlış bir şey olduğunu anlayacaktır. Büyükler genellikle ergenlik çağındaki gencin kişiliğine müdahale etmeye çalışırlar. Aslında en büyük yaptığımız yanlış da budur. Çünkü yanlış olan ergenin kişiliği değil yapmış olduğu davranıştır. Yapılan davranışın yanlış olduğunu söylemiz lazım. Ergenlik dönemindeki çocuğun anne ve babasında sınırsız istekleri olabilir. Bu konuda ebeveynlerin çocuğa bir sınır koyması gerekir. Bu sınırın nedenlerini anlattığınızda problem ortadan kalkacaktır.”

‘BASKICI AİLE TUTUMUNDA ÇOCUK KENDİNİ İFADE EDEMEZ’

Baskıcı aile tutumlarının çocukların gelişimine zarar vereceğini söyleyen Kaplan, “Aile tutumlarında 1.baskıcı tutum vardır. Otoriter anne ve babalarda ev içerisinde kurallar yer alır. Çocuk kurallar yüzünden nefes alamaz. Çocuk nefes alamadığı için anne ve babası gibi olmak zorundadır. Bu aile yapısında çocuk ebeveynlerini tatmin etmek ve onlardan bir takdir alabilmek için sürekli çaba harcar. Çabalarının karşılığında bir takdir alamaz. Çünkü çocuğun karşısında baskın karakterler vardır. Bu nedenle çocuk içine kapanıktır. Bu çocuklarda davranış bozuklukları ortaya çıkabilir, öfke nöbetleri geçirebilir, anne ve babasına içten içe kin besleyebilir durum böyle olunca da bu çocuğun kendine ait özel bir yaşantısı olmaz. Bu nedenle aile tutumları içerisinde biz demokratik tutumu benimseriz. Baskıcı tutumlarda birey yoktur genç anne ve baba odaklıdır. Ama demokratik tutumlarda çocuk, anne ve baba odaklıdır. Karar alma sürecinde üçü de olaya dâhildir. Ailenin tutumunun demokratik olması her zaman için çocuğun kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Çocuğumuza iyiyi ve doğruyu öğretirken ebeveynler olarak da davranışlarımızla ona örnek olmalıyız” dedi.

‘UZMAN DESTEĞİ ALMAK BİR EKSİKLİK DEĞİLDİR’

Ebeveynlerin çocuklarının problemleri konusunda uzman desteği almaları konusunda tavsiyelerde bulunan Kaplan, “Ergenlik döneminde ki çocuğunuzun problemlerinin çözümü noktasında çocuk anormal davranışlar sergiliyorsa, anne ve baba çocuğun problemleri için birçok yöntem deneyip başarılı olamamışsa ve buna benzer durumlarla karşılaştıkları anda bir uzmandan destek almalarını tavsiye ediyorum. Çocuk uzmandan destek almak istemiyorsa bile çocuğa doğru yaklaşımın sağlanması için anne ve baba bir uzmanla görüşüp bu doğrultuda çocuğa yönelim gösterirse en azından problem büyümeden çözülmüş olur. Genellikle toplum olarak problem ortaya çıktıktan sonra halletmeye çalışırız. Aslında problem ortaya çıkmasına meyil vermeden problemi kapatmak lazım. Anne ve babalarında bu anlamda problemleri çözüme kavuşturamadıklarında bir uzmana danışmalarında fayda vardır. Uzmana danışmak bir eksiklik değildir. İnsanlarımızda psikologa başvurduklarında damgalanma korkusu yaşıyorlar. Artık bu süreçte değişmeye başladı. Uzman desteği alma konusunda daha rahatlar. Birçok kurumda psikolojik destek alabilecekleri birimler var” diyerek sözlerini tamamladı.