Prof. Dr. Fuat Sezgin, Basın Hayatı dergisinde

Basın İlan Kurumu tarafından çıkarılan Basın Hayatı dergisinin 50. sayısının kapak dosyasını Prof. Dr. Fuat Sezgin’e ayırdık. Oluşturduğu müzeyi, kütüphaneyi, enstitüyü, çalışmalarını dergiye taşırken, bik.gov.tr ziyaretçileri için de videolar hazırladık. Dünyaca ünlü bilim adamımızı daha iyi tanımak, bizlere miras olarak bıraktığı eserlerinden azami istifade edebilmek adına yetkililerle görüştük, görüşme notlarını sizler için derledik.

Eklenme: 24 Ekim 2018 - 14:55 / Son Güncelleme: 8 Kasım 2018 - 15:05 / Editör: Arzu CİHANGİR

Büyük aydın, bilim adamı Prof. Dr. Fuat Sezgin 2018 yılının Haziran ayında İstanbul’da 94 yaşında vefat etti. Ardında bilim dünyasında kimsenin cesaret edemeyeceği çalışkanlığı, özveriyi gerektirerek hazırlanmış bilimsel ve kültürel bir miras bıraktı. 1924 yılında Bitlis’te başlayan hayat yolculuğu, İstanbul, Almanya ve dünyanın birçok ülkesinin bilim merkezlerinde, kütüphanelerinde, ilim yuvalarında devam etmiş, nihayet asırlık bir çınar olarak İstanbul’da nihayetlenmişti. Cenaze töreni esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2019 Yılını “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” olarak ilan etmişti.

Mümbit bir hayatı ilim dünyasına hasretmiş, ömrü boyunca yürüttüğü çalışmalarını başta Türk-İslam âleminin ve dünyanın istifadesine sunmak için insanüstü bir çaba sarf etmişti. Günün 17 saatini kimi zaman daha fazlasını çalışarak geçiren, çalışmalarını yaparken her yıl bir dil öğrenmek üzere çıktığı yolu kendisinin bile sayısını bilmediği onlarca dili öğrenerek tamamlamıştır. Basın İlan Kurumu tarafından çıkarılan Basın Hayatı dergisinin 50. sayısının kapak dosyasını Prof. Dr. Fuat Sezgin’e ayırdık. Oluşturduğu müzeyi, kütüphaneyi, enstitüyü, çalışmalarını dergiye taşırken, bik.gov.tr ziyaretçileri için de videolar hazırladık. Dünyaca ünlü bilim adamımızı daha iyi tanımak, bizlere miras olarak bıraktığı eserlerinden azami istifade edebilmek adına yetkililerle görüştük, görüşme notlarını sizler için derledik.

İslam Bilimler Tarihi alanında sayılı bilim adamlarından biri olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’in bir asra yaklaşan bereketli ömründen, engin bilgi ve tecrübesinden sadır olan ürünlerin, hem akademinin hem halkın istifadesine sunulması için yapılan çalışmaların önemli kısımlarını Kültür Bakanlığı üstlenmişti. Bir bilim insanı olarak Prof. Dr. Fuat Sezgin hakkında Bakanlığın çalışma süreçlerinin bir bölümünü Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Ömer Arısoy
Biz Türkler tarih boyunca kadirşinas bir millet olmuşuzdur. Er veya geç, memlekete, millete hizmeti olmuş isimlere hakkını teslim ediyoruz. Fuat Sezgin Hoca, sizin de söylediğiniz gibi, vefatından önce kadri bilinen insanlardan biriydi. Bunu hem memnun edici, hem bu acı kaybımızın ardından teselli verici bir husus olarak not etmek lazım gelir.

Hocamıza bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından gösterilen ilginin yakın şahidiyim. Bu ilgi, çok şükür, hem devlet hem de millet genelinde karşılık bulabilmiştir. Bu milletimiz adına memnuniyet verici bir gelişmedir. Çünkü âlimlerine değer veren bir milletin kimliği, karakteri hala güçlü demektir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı olarak atandığımda masamda bulduğum acil işlerden biri Fuat Sezgin Kütüphanesi idi. Bu süreçte merhum Hocamız ile birkaç defa görüşmelerimiz, toplantılarımız oldu. Kendisini Frankfurt’taki evinde de ziyaret ettim. Hoca kütüphanenin her ayrıntısıyla bizzat ilgileniyordu. En ufak bir aksaklık ya da eksikliği fark etmede hepimizden keskin bir bakışa sahipti. Biz de Bakanlık olarak Hocamızın bir dediğini iki etmemeye; onun titizliğine muvafık bir süreç yönetimi takip etmeye gayret ediyorduk. Çok şükür bunda da muvaffak olduk kanaatindeyim. Hulasası, Hocamızın içine sinen, gözünün arkada kalmayacağı bir kütüphane ortaya çıktı diyebilirim.

Yine de şu anda 23 bin 500 kitabın raflara yerleştirilmiş olduğunu söyleyelim. Kitapların güvenliği için RFID çipleri yerleştirme ve etiketleme işlemleri yanında Hocanın bizzat belirlediği öğrenciler tarafından kataloglama işlemi devam ediyor.” şeklinde özetledi.

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi

İstanbul’un en tarihi noktalarından biri olan Gülhane Parkı’nın içinde 2008 yılında, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in olağanüstü gayretleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her türlü imkânı seferber etmesiyle kurulan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni ziyaret ettik. Müslüman bilim adamlarının astronomi, coğrafya, gemicilik, zaman ölçümü, geometri, optik, tıp, kimya, mineraloji, fizik, mimari, teknik ve harp tekniği sahalarındaki icat ve keşifleri, Müzede sergileniyor. Bütün aletler çalışır bir vaziyette. Her biri insanın ağzını açık bırakan aletlerin bazılarının çalışma videolarını da çok yakında www.bik.gov.tr adresimizden izleyebilirsiniz.

Müzedeki eserlerin tamamı Prof. Dr. Fuat Sezgin tarafından seçilmiş, imal ettirilmiş ve yine onun arzusu doğrultusunda yerleştirmeleri yapılmış. Eserlerin yerleştirilme sıraları bile ziyaretçilere mesajlar veriyor. Bir eseri, keşfi evvela hangi bilim adamının yaptığını bilimsel eserlerin ışığında, tartışmaya mahal bırakmadan görme olanağı veriyor Müze. Öyle ki hangi bilim adamı kimden esinlenmiş, kim orijinal fikrin sahibi hepsini görmek mümkün oluyor.

Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Dr. Ursula Sezgin Bilimler Tarihi Kütüphanesi Sorumlusu Mehdi Yenidoğan kütüphaneyi bizlere gezdirirken şu bilgilere yer verdi; “Kütüphanemiz 1-1,5 yıl önce inşaatına başlandı ve hazırlandı. Şimdi kurulumu tamamlandı ve açılışa hazır hale getirildi. Fuat Hoca, hocaların hocası olarak anılan büyük bir aydınımız. 1960 Darbesinde adı 147’likler listesinde yer alınca, Almanya’ya gitmek zorunda kalmıştı. 2000’li yıllara dek, ziyaretler dışında ülkesinden ayrı kalmıştı. Ülkemizde son yıllarda değeri anlaşılan ve desteklenen Hocamızın en büyük iki hayalinden biri olarak Kütüphane çalışmaları başlıyor. Vefatından önce en çok istediği şey Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Dr. Ursula Sezgin Bilimler Tarihi Kütüphanesi’ni açmaktı.

Burada Kütüphanenin kurulmasının her aşamasında bulundu. Her gün sabah saat 8’de Kütüphanenin okuma salonuna gelir, tek tek bütün eserleri inceler, çalışmalarımızı sorar, her ayrıntıyı kontrol ederdi. Kütüphanemizin üst katında onun için ayrılmış bir yaşam alanı vardı. Biz mesaimiz bitip giderdik ama burada mesaiye kalan arkadaşlarımızın şahitliğiyle öğrenirdik ki, O hiç ara vermeden çalışıyor, okuyor, kütüphane ile ilgileniyordu. Onun için çok çalışırdı, az uyurdu diye söylenirdi. Biz bunun canlı şahitleriydik. Rahatsızlığı ilerleyip, hastaneye gidene dek elinde kitap vardı. Şu an tam olarak 23 bin 500 eser tasnifleri tamamlanarak, okurlara hazır hale getirildi. Bu eserlerin tamamı Hocamızın Goethe Üniversitesindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü’nde bulunan şahsına ait olan kitaplarıdır. Yaklaşık 40 bin civarında eser hala Enstitüde. O kitapların buraya nakli için yetkililer gerekli çalışmaları devam ettiriyor. Ümit ediyoruz ki bu çalışmalar sonuç verecek ve o kitaplar da Kütüphanemize gelecek.

Röportajların ve yazının devamı için linki tıklayınız.

Fotoğraflara ulaşmak için linki tıklayınız.

 

Haber: Arzu Cihangir

Fotoğraflar: Ufuk Küçükyılmaz

Video – kurgu: Mevlüt Çiftçi