Saatçiliğe adanmış 36 yıl

Ünal Özgenç saatçilik mesleği ve sektör hakkında açıklamalarda bulundu.

Eklenme: 13 Kasım 2017 - 08:48 / Son Güncelleme: 13 Kasım 2017 - 8:48 / Editör: Büşra Kılıç

Esra SARI- Ticari Hayat Gazetesi-  Saatçilik mesleğine çıraklıktan başladığını dile getiren Özgenç, “36 yıldır Menekşe Sokak’ta saatçiyim. Saatçilik mesleğine çıraklıktan başladım. Aslında saat dükkanına, satış yapmak için girmiştim. Ustam saat yaparken, tamir ederken onu gözlemleyerek saat yapmayı öğrendim. Tabi o dönemler mekanik saatler bulunuyordu. Bu dönemlerdeki gibi pilli ya da elektronik saatler yoktu. Gözlemlerimle ve ustama sorarak saatin montajını öğrendim. Saatte arıza çıkabilecek noktaları öğrendim. Şimdi ustayız. Dükkanımda saat satışı ve tamiri yapmaktayım.” açıklamasında bulundu.
Ünal Özgenç, vatandaşların markalı saatlere takıntılı olduğunu söyledi. Piyasada saat çeşitliliğinin fazlalığını dile getiren ve Çin tarafından üretilen ürünlerin plastik olduğunu vurgulayan Özgen, “Saat çeşitliliği fazladır. 45-50 çeşit saat kalibresi çeşidi bulunuyor. Çin tarafından üretilen ürünler tamamen plastik, vidasız ve tamir edilmesi mümkün olmayan ürünlerdir. Vatandaşlara ve müşterilere iyi saatin nasıl olması gerektiğini anlatmamız biraz zor. Hem piyasa koşulları hem de kalibre olarak saat çeşitliliği fazladır.  Müşterilerin saat konusunda marka takıntıları var. Bir ürün pahalıysa kaliteli olarak algılanıyor. Halbuki böyle bir şey doğru değil.” şeklinde konuştu.

“İnsanın en iyi aksesuarı saattir”

Ünal Özgenç, insanın en iyi aksesuarının saat olduğunu belirtti. Ünlü markalardan alınan saatlerin, markasına para ödendiğini söyleyen Özgenç, “Ünlü markalardan alınan saatlerde markasına para ödüyorsunuz. Kaliteye para ödemiyorsunuz. Saat zamanı öğrenmek için kullanılan şık bir takıdır. Saati olmayan bir insan boş bir insandır. İnsanın en iyi aksesuarı saattir.” diye belirtti.
Semte eski olduğundan dolayı müşterilerle ahbap olduğunu söyleyen Ünal, “Bu semtte çok eski olduğumuzdan dolayı her kesimden müşterimiz bulunuyor. Zaman içerisinde birçok marka saat sattığımızdan dolayı müşterinin bize güveni sonsuzdur. 36 yıldır saatçi olduğumdan dolayı müşterilerimle ahbap olmuş durumdayım.”dedi.

“Her dönem sattığımız ve müşterileri sabit olan; klasik saatlerdir”

Herkesin beğenisinin ve zevkinin farklı olduğunu söyleyen ve şu dönemde vintage ürünlere talebin arttığını dile getiren Ünal, “Herkesin zevki farklı olduğundan dükkanımda saat çeşitliliği fazladır. Spor, klasik saat çeşitlerim mevcuttur. Her dönem sattığımız ve müşterilerinde sabit olduğu, klasik saatlerdir. Klasik saatler takım elbiseye uygun ve zarif saatlerdir. Şu dönemde biraz daha nostaljik saatler çıkmaya başladı. Vintage ürünleri talep eden müşterilerimiz son dönemde artmış durumda. Ama ağırlıklı satış olarak spor saatler satmaktayım.” sözlerine yer verdi.

“Ustalar, tüccar zihniyetli olmaz”

Ünal Özgenç, ustaların tüccar zihniyetli olmadığını dile getirdi. Saat sektörünün usta için zor bir meslek olduğunu söyleyen Özgenç,  “Bu iş saat sektöründe usta için zor bir iştir. Çünkü usta, tezgahtar değildir. Saat sektöründe satışçıysanız kolay bir sektördür. Ustalar tüccar zihniyetli olmaz.” diye konuştu.

“Masa saatiyle başlarsın, masa saatiyle bitirirsin”

Ünal Özgenç, saatçiliğe çırak olarak başladığında masa saatiyle başladığını belirtti. Rahmetli ustasının sözünü dile getiren Özgen,  “Rahmetli ustamın bir sözü vardır: Dünyada tek bir meslek vardır ki, başladığınız noktaya geri dönersiniz. Masa saatiyle başlarsın, masa saatiyle bitirirsin. Çırakken acemi olunduğundan dolayı saat yapmaya masa saatiyle başlanır. Yaşlanınca da gözlerinizde problemler çıkmaya ve elleriniz titremeye başladığından sadece masa saati yapabilirsiniz. Usta olsan bile yaşlanınca koşullar, seni küçük ince detaylı işler yapmaya imkan vermez.” sözlerine yer verdi.

“Saat tamir etmenin işçiliği fazladır”

Ünal Özgenç, müşterilerin mekanik saat döneminde daha bilinçli olduklarını kaydetti. Saat tamirinin işçiliğinin fazla olduğunu dile getiren ve günümüzdeki insanların saat konusunda bilinçli olmadığını vurgulayan Özgenç,  “Saat yapmanın ve saat tamir etmenin işçiliği fazladır. Vatandaşlar mekanik saat döneminde daha bilinçlilerdi. Şimdiki dönemde saat konusunda bilinç yok. Eski zamanlarda saat kıymetliydi ve kullanan kişide saatin nasıl tamir edildiğini biliyordu. Şimdiki insanlar için markalı saatler daha önemlidir. Günümüzde müşteriler saat tamiri konusunda bilgi sahibi değiller.” diye söyledi.

Ünal Özgenç, saatin dış etkenlere maruz kaldığından dolayı belli bir kullanım süresi olduğunu belirtti. Özgenç, “Saatin belli bir ömrü vardır. Saat, dış etkenlere maruz kaldığından dolayı belli bir kullanım süresi vardır.” dedi.

Piyasa koşulları düzeldiği zaman ve insanlar psikolojik olarak rahatladıkları dönemde saat sektörünün canlandığını dile getiren Özgenç, “Piyasa koşulları düzeldiği zaman saat sektörü canlanır. İnsanlar psikolojik olarak rahatladıklarında saat sektörü de canlanıyor. Ayrıca dolar arttığı zaman ürünlerimiz ithal olduğundan dolayı saat sektörü durma noktasına gelebiliyor. Döviz durumuna bağlı olduğundan dolayı saat fiyatları yükselmektedir. Ama bütçeye uygun saatlerim de vardır.” diye söyledi.

“Saat sektöründe çırak yetişmiyor”

Ünal Özgenç, saat sektöründe çırak yetişmediğini dile getirdi. Saat işini öğrenmek isteyen kişilerde sabırda kalmadığını söyleyen Özgenç, “Saat sektöründe çırak yetişmemektedir. Bu dönem içerisinde birkaç tane çırak yetiştirdim. İnsanlarda saat tamirini ya da yapılışını öğrenmek için sabır kalmadı. Artı benim bu dönemde çırak için verebilecek bir bütçem yok. Hepsi birbirine bağlı durumlardır.” diye konuştu.

Menekşe Sokakta geçmiş zamanlarda Nergiz Sineması’nın o dönemin en popüler yerlerinden biri olduğundan bahseden Özgenç, “Dükkanımın ismi Nergiz’dir. Bir dönem Menekşe Sokakta Ankara’nın en popüler sineması: Nergiz Sineması yer alıyordu. Menekşe Sokakta eski dönemde Nergiz Berberi, Nergiz Kahvesi bulunuyordu. Bende o dönem Nergiz ismini koymuştum. Hala aynı mahallede varlığımı sürdürüyorum.”  diye ifade etti.

“Uzun süre kullanılabilecek saatin çelik ve ağır olması gerekiyor”

Ünal Özgenç, uzun süre kullanılacak saatin çelik olması gerektiğini vurguladı.
Vatandaşların saat alırken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgi veren Özgenç, “İyi bir saat, elinize aldığınızda biraz ağır olacaktır. Saatin dolu çelik olması gerekir. Saat zaman içerisinde terden erimemeli. Kolizyona uğramamalı. Müşteriler gittikleri dükkandaki satıcıya saatin  içerisindeki maddenin ne olduğunu sormalılar. Uzun süre kullanılabilecek bir saatin malzemesinin çelik olması lazım. Saat konusunda usta olduğumdan dolayı kötü mal alıp, satmam.” sözlerine değindi.

“Saat tamiri sabır ve dikkat gerektiren bir iştir”

Saat tamirinin sabır ve dikkat gerektiren bir iş olduğunu vurgulayan Özgenç, “Saat sektörü sabır gerektiren bir iştir. Özelikle tamir konusunda sabırlı olmanız gerekiyor. Saat tamiri dikkat gerektiren bir iştir. Ayrıca mesleğinizi sevmeniz gerekiyor. Bozuk bir saati tamir ettiğiniz zaman o hazzı duyabilmeniz lazım.”ifadesinde bulundu.