Saray-ı Cedide-i Amire’de kazılar yeniden başladı

Temeli 1450 yılında 2. Murat döneminde atılan, Osmanlı’nın yükselme dönemi padişahlarına ev sahipliği yapan Edirne Sarayı’nın (Saray-ı Cedide-i Amire) kazılarına, 3 yıllık aradan sonra yeniden başlandı.

Eklenme: 25 Eylül 2018 - 16:45 / Son Güncelleme: 25 Eylül 2018 - 16:45 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Temeli 1450 yılında 2. Murat döneminde atılan, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlara ev sahipliği yapan Edirne Sarayı’nın (Saray-ı Cedide-i Amire) kazıları 3 yıllık aradan sonra yeniden başladı.

Trakya Üniversitesi (TÜ) ve Edirne Müzesi iş birliğinde gerçekleşen kazı çalışmalarıyla sarayın toprak altında kalan kısımlarının gün yüzüne çıkarılıp ayağa kaldırılması hedefleniyor. Kazı çalışmaları, bu dönem planlaması gereği saray duvarlarının bulunduğu bölgede devam ediyor.

Kazı Başkanı TÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Edirne Sarayı’nın, Osmanlı saray mimarisinin önemli yapılarından olduğunu söyledi.

Alanda 3 yıllık bir aranın ardından çalışmalara başlandığını belirten Kurtişoğlu, “Bu yıl kazıya geç başladığımız için öncelikle bölge temizliğine girdik. Alandaki ot ve ağaç parçaları temizlendikten sonra molozlar kaldırıldı ve ince temizlik yapıldı. Su kanallarına ulaştık ve daha belirgin hale getirilmesi için ince temizlik çalışması yapılıyor. Demir kapının açılması için haritacı arkadaşlarla çalışma yapıldı ve asfalt alanı kaldırma çalışması yapıyoruz. Diğer bir yandan kazı evinin düzenlenmesi için çalışmalar yapıyoruz. Üniversitemizin Tunca yerleşkesinde bir kazı evi tahsis edildi. Buranın düzenlemesini yapıyoruz, kazı evi bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.

“Osmanlı saray yaşantısına dair önemli bilgiler elde edeceğiz”

Edirne Sarayı’nın gün yüzüne çıkarılmasının tarihe ışık tutması açısından önemli olduğunu vurgulayan Kurtişoğlu, şöyle devam etti:

“Buranın ayağa kaldırılmasının kente ve tarihimize pek çok katkısı olacak. Osmanlı saray mimarisinin önemli örneklerinden. Topkapı ve Dolmabahçe Sarayları ayakta ancak Edirne Sarayı’nın birçok birimi günümüze ulaşamamış durumda. Eski fotoğraflardan ve kaynaklardan sarayın eski haline dair bilgimiz var. Osmanlı-Rus Savaşı’nda büyük bir tahribata uğradığını biliyoruz. Kazı devam ettikçe ve yeni kalıntılar, bulgular elde ettikçe Osmanlı saray mimarisine ve Osmanlı saray yaşantısına dair önemli bilgiler elde edeceğiz. Osmanlı-Rus Savaşı’nda burası cephanelik olarak kullanılıyor ve buranın patlatılmasının ardından büyük bir yıkıma uğruyor. Ardından meydana gelen depremler ve yangınlar tahribatı büyütüyor. Alanda çok fazla yapı yok ancak kazı devamında yapıların temelleri ortaya çıkarıldıkça yeniden bir canlandırma yoluna gidilecek.”

Edirne Sarayı

Tunca Nehri kenarına kurulan Edirne Sarayı’nın yapımına, 2. Murat’ın emriyle 1450 yılında başlandı.

Topkapı Sarayı’na benzer bir yerleşim planına sahip Edirne Sarayı, büyük meydanlar etrafında konumlanan değişik işlevli yapılarıyla Türk saray mimarisinin genel karakterini yansıtıyor. İnşasının ardından Osmanlı-Rus Savaşı, Balkan Savaşı gibi pek çok önemli olaya tanıklık eden saray, Osmanlı – Rus Savaşı’nda önemli oranda tahrip edildi.

Savaş sırasında cephanelik olarak kullanılan saray, Edirne’nin istila edileceği ve cephanenin Ruslar’ın eline geçebileceği düşüncesiyle dönemin Edirne Valisi Cemil Paşa’nın emriyle havaya uçuruldu.

Saraydan bugüne, mutfağı, Babüssade, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Fatih Köprüsü, Adalet Kasrı, Kanuni Köprüsü, Su Maksemi, Şehabeddin Paşa Köprüsü, Namazgahlı Çeşmesi, Av Köşkü gibi yapıları ulaşabildi.

Osmanlı dönemi kanalizasyon sistemi, saray mutfağına ait araç gereçlerin yanı sıra Hürrem Sultan’ın kullandığı parfüm şişelerinin de bulunduğu Edirne Sarayı kazı alanının, ören yerine dönüştürülerek koruma altına alınması çalışmaları da sürüyor.

AA