Savaşın izleri sanatla silinmeye başladı

12 sığınmacı kadın, ‘Umudun Renkleri’ projesi kapsamında gerçekleştirdikleri sanat çalışmalarını düzenledikleri sergi ile ortaya çıkardı.

Eklenme: 30 Kasım 2018 - 09:38 / Son Güncelleme: 30 Kasım 2018 - 9:38 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği Sosyal Uyum Yardım Programı(SUY) çerçevesinde, Türk eğitmenlerin, Türkiye’deki kadın sığınmacılarla gerçekleştirdikleri üç aylık sanat çalışmalarının ardından ortaya çıkan çalışmalar, Cermodern sanat galerinde sergilenmeye başladı.
Sığınmacıları, iç savaşın yarattığı acılardan uzaklaştırarak, sanatla buluşturan ve onların yollarına güvenle devam etmelerini amaçlayan ‘Umudun Renkleri’ projesi kapsamında ortaya çıkan eserlerin yer aldığı sergi, 3 Aralık tarihine kadar devam edecek.

12 Suriyeli kadın, Türk eğitmenlerden baskı teknikleri öğrendi

Proje kapsamında ortaya çıkan çalışmalarda 12 Suriyeli kadın, Türk eğitmenlerden serigrafi, kırkyama ve linolyum baskı tekniklerini öğrenerek, Suriye’deki iç savaştan kaçışlarını ve Türkiye’deki güven arayışlarını eserlerine yansıttı.
Avrupa Birliği’nin finanse ettiği proje, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı ve Türk Kızılay’ı tarafından yürütülerek, sığınmacı kadınların sanat çalışmalarını gerçekleştirmelerine olanak sağladı.

“İç savaşın acılarını unutarak, hayata tekrar umutla bakabildik”

Ticari Hayat Gazetesi olarak serginin açılışında bir araya geldiğimiz ve yaptığı çalışmalar hakkında bilgi aldığımız 43 yaşındaki Suriyeli Hanan, program sayesinde iç savaşın acılarını unutarak, hayata tekrar umutla bakabildiklerini söyledi.
“Böyle bir sanat çalışması içerisinde bir şeyler yapabilmek bize umut verdi” diyen Hanan, “Biz Suriye’den çıktığımızda korku ve güvensizlik vardı. Ama Türkiye’ye geldiğimizde gördüğümüz destekler sayesinde burada umut ve güven bulduk” dedi.
Hanan, kenti ve evine dair aklında kalan son anlardan birinin su değirmenlerinden akan suyun sesi olduğunu ifade etti.

“En büyük umudum, ailemi tekrar bir araya getirmek”

“2014’te savaş sürerken bomba sesleri su değirmenlerinin sesini bastırmaya başladı” diyen Hanan, “Bu yüzden oğullarımı ve birkaç giysimizi alarak Türkiye’ye geldik. İki kızım da eşimle birlikte Ürdün’e gitti. En büyük umudum, bir gün tüm ailemi bir araya getirmek. Bunu hayal ederek, içinde ailemin bulunduğu evi, yaptığım çalışmalardaki eserlerime yansıttım” diye konuştu.
Hanan, Türkiye’de kendilerine büyük destek verildiğini dile getirerek, “Bu destek için herkese teşekkür ederim. Burada hiç yabancılık çekmedik. Türkiye bizim ikinci vatanımız oldu” dedi.
Halep’ten Türkiye’ye gelen 28 yaşındaki üç çocuk annesi Munira ise, programa katılmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getirerek, yaptığı çalışmalar sayesinde yeni şeyler öğrendiğini belirtti.

“Bombardımanın artmasıyla her şey daha kötüye gitti”

Munira, Halep’te bombardımanın başlamasıyla eşi ve çocuklarıyla üç gün evlerinin bodrum katında saklandıklarını ifade ederek, “Bombalar evin büyük bir bölümünü yok etmişti, ancak buna rağmen evi yeniden inşa edip iki ay daha orada yaşadık. Ama daha sonra bombardıman tekrar başladı ve her şey daha kötü oldu. En sonunda Türkiye sınırına doğru kilometrelerce yürümeye başladık” dedi.
Türkiye’deki ilk günlerinin çok zor geçtiğini dile getiren Munira, “Kocam sokaktaki ve çöplerdeki eski karton kutuları topluyordu. Sonra onları birkaç liraya satıyordu. Bazen çocukların giyinmesi için eski kıyafetler bulup eve getiriyordu. Ben de onları yıkayıp onarıyordum” ifadelerini kullandı.

“Denizi ve gökyüzünü gördüğüm zaman kendimi kelebek gibi hissediyorum”

Munira, Sosyal Uyum Yardım Programı sayesinde kendilerine büyük destek verildiğini, başlatılan ‘Umudun Renkleri’ projesi sayesinde de oldukça mutlu olduklarını söyleyerek, şöyle konuştu: “Sanat çalışmalarına başladığımız zaman, elimizden bir şey geldiğini ve böyle çalışmalar yapabildiğimizi gördüğüm için çok mutlu oldum. Verilen eğitimlerde 4 tane çalışma ortaya çıkardım. Bu çalışmalardan birinde deniz ve gökyüzü temasını işledim. Bu çalışmanın beni anlattığını düşündüm. Çünkü, ben denizin karşısında oturup gökyüzünü gördüğüm zaman kendimi kelebek gibi özgür hissediyorum. Üzerimde hiçbir baskı ve acı olmadan yaşayabiliyorum.”

Sosyal Uyum Yardım Programı (SUY) Nedir?

SUY, Türkiye’de yaşayan en muhtaç durumdaki yaklaşık bir buçuk milyon mülteciye banka kartı aracılığıyla aylık yardım sağlayan çok amaçlı bir nakit transferi programıdır. Yardım alanlar; kira, fatura, yiyecek, ilaç gibi temel ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarına kendileri karar vermektedir.
SUY, bugüne kadar 3 milyar Avro’yu Türkiye’deki mülteciler için harcadı. Aralık 2016 yılında başlatılan program, AB’nin 1 milyar Avro’luk katkısı ile 2019 yılının başına kadar fonlanmıştır.
Türkiye’de uluslar arası koruma ve geçici koruma altında yaşayan kayıtlı aileler SUY Programına başvurabilmektedir. Program, geniş aileler, yaşlılar, tek başına yaşayan kadınlar, tek ebeveynli haneler ve engelliler gibi en çok ihtiyaç içerisinde olan başvuru sahiplerini seçmektedir. Geçerli bir çalışma izni ile istihdam edilenler veya Türkiye’de kayıtlı mal varlığı olanlar yardım almaya hak sahibi değildir.

TİCARİ HAYAT GAZETESİ