Şehir insanının kurtarıcısı: Hobi bahçeleri

Hobi bahçeleri popülerliğini arttıran bir kavram olarak karşımıza çıkıyor.

Eklenme: 12 Mart 2018 - 09:20 / Son Güncelleme: 12 Mart 2018 - 9:20 / Editör: Büşra Kılıç

Sultan  GÜMÜŞ- İlkses Gazetesi- Git gide artan kalabalık ve büyük bir şehrin içerisinde stresten, gürültüden özellikle de doğasızlıktan bunalan insanlar… Bir beton yığınına gömülen, yan yana dizilen ‘siteler’de yaşayarak apartmanlaşmanın azizliğine uğrayan ve bunun beraberinde kendisine yabancılaşan, yalnızlaşan insanlar… Bu bahsettiğimiz insanların kimi ya kaderine razı gelip apartmanlara gömülmeye devam ediyor ya da sadece apartmanı değil şehri terk edip farklı yerlerde yaşam kurmaya başlıyor. Ancak kendilerine yeni yaşam alanları kurmak isteyen ve yeşile merak salan kişilere farklı ama muhteşem bir çözüm önerisi bulduk. Bu öneri ile birlikte insanlar sadece yeşile kavuşmayacaklar kendi yedikleri meyve ve sebzeleri de üretebilecekler. Bahsettiğimiz bu sihirli çözümü ilgi duyan okuyucularımızla paylaşalım. ‘Hobi bahçeleri.’ Evet, Hobi Bahçeleri, kent insanına şehirlerde de toprakla uğraşıp yetiştiricilik yapabilme imkanı sunuyor. İzmir’de de kentin gürültü ve stresinden kaçan vatandaşlar soluğu Bornova Belediyesi, Ege Üniversitesi Ziraaat Fakültesi ve özel sektör tarafından kurulan hobi bahçelerinde alıyor.

SİZİ ARAYIŞTAN KURTARIYOR

En eski toplumlar doğadaki bütün varlık türlerinin bir ruha sahip olduğuna inanır, kendi varlığını doğadan ayırmazdı. Yer, gök, bitkiler ve hayvanları kutsal sayan Şamanizmden doğayı insanı kuşatan, kutsal bir öz olarak gören Yunan felsefesine ve insanı doğanın sahibi değil hizmetinde olarak konumlandıran İslam etiğine kadar bütün inanışlar, insanın doğanın bir parçası olduğuna vurgu yaptı. Gel zaman git zaman varlığımızın temeli olan bu ‘öz’e yabancılaşarak doğadan uzaklaştık. Kendimizi doğanın efendisi olarak gördük ve onu şekillendirmeye çalıştık. Bu beyhude çabanın karşılığını ise deprem, sel, heyelan ve benzeri doğal afetlerle aldık. Şimdilerde hemen hepimiz topraktan, ağaçtan, çiçekten, kuş sesinden soyutlanmış kentlerde, çok katlı betonarme binalarda sürdürdüğümüz yaşamlarımızda, saksılarda yetiştirdiğimiz çiçekler kadar yakınız doğaya. Heredot’un ‘Yeryüzünde bilinen bütün diğer şehirlerin ihtişamını aşar’ diye bahsettiği Babil’in Asma Bahçeleri’nden, ev dekorasyonumuzun birer öğesi haline gelen saksı çiçeklerine indirgenen bu ilişki, beslenmemizden psikolojimize kadar hayatımızın her alanına etki ediyor. Toprağı ekip biçen, sebze meyvesini kendi bahçesinde üreten insanlardan bu ihtiyaçlarını market ve pazarlardan temin eden insanlara dönüşme yolculuğumuzda hayatımız beton yığınları arasında geçiyor. Son zamanlarda giderek yaygınlaşan ‘doğaya ve doğal olana dönüş’ teması da eldeki imkanlar dahilinde bu durumu değiştirilebileceği düşüncesinden yola çıkıyor. Bu bakış açısıyla insanlar artık doğanın korunmasına karşı daha duyarlı davranıyor, çevreye minimum zarar veren ürünler tüketmeye özen gösteriyor. Doğayla arasına ördüğü duvarları yıkmak için de zaman ve para harcayarak kentlerden uzak, doğa ile iyi vakit geçirebilecekleri yerlere gidiyor. Kooperatifçilik anlayışı ile profesyonel bir ekip tarafından oluşturulan ve 350 ila 500 m2 arasında kurulan bahçeleriyle İzmir Hobi Bahçeleri farklı yaşam alternatifleri sunarak insanları bir nebze de olsa bu arayıştan kurtarıyor.

UYGUN FİYATA BİR YAŞAM

İzmir Hobi Bahçeleri’nin ortaklarından Hasan Hüseyin Yılmaz ile konuştuk. Yılmaz öncelikli olarak hobi bahçelerinin ne olduğuna dair şöyle bir tanım yaptı: “Ucuza ve sağlıklı bir şekilde kendi bahçenizde sebze, meyve üretebileceğiniz, sevdiklerinizle keyifli zamanlar geçireceğiniz size ait organik bahçedir. Hobi bahçenizde eğer imar durumu müsait ise kendi hobi evinizi de yapabilirsiniz. İmara açık olmayan bölgelerde ahşap ya da prefabrik yapılar yapılabilmektedir. Hobi bahçesi sahibi olarak; hayalinizdeki bahçe tasarımını yapabilirsiniz. Uygun fiyata alıp, kısa sürede kar elde edebilirsiniz.” Hobi bahçelerinin avantajlarından bahseden Yılmaz, “Hayalinizdeki bahçe tasarımını yapabilirsiniz. Evinizin tüm ihtiyacını karşılayabilecek kadar meyve ve sebze yetiştirebilirsiniz. Toprakla temas ettiğiniz için tüm stresiniz azalır. Sürekli televizyon ve beton yığınları ile muhatap olan çocuklarınız için harika bir ortam sunarsınız. Uygun fiyata alıp, kısa sürede ciddi kar elde ederek satabilirsiniz. Yani altına yapacağınız yatırımdan daha çok kazandırır. Aldığınız hobi bahçesini daha pahalıya satmak isterseniz, alır almaz bazı ağaçlar dikerek daha değerli satabilirsiniz. Hayalinizdeki evi yaparak, kalabalık misafirlerinizi büyük bir mutluluk ve rahatlıkla ağırlayabilirsiniz. Bunun gibi daha birçok avantajını sıralayabiliriz” diye konuştu.

ORGANİK TARIMA İLGİ ARTACAK

Yılmaz hobi bahçeleri projesi ile birlikte, “İnsanların, şehir stresinden uzak, doğayla baş başa yaşam sürmesi, toprakla uğraşarak, vücutlarından elektrikleri atmaları, kendi yetiştirdikleri tamamen organik ürünleri dalından kopararak tüketebilmeleri, son yıllarda yok olmaya başlayan komşuluk, arkadaşlık kavramlarının pekişmesi ve insanların organik tarıma ilgisinin artması hedefleniyor” dedi. Yılmaz şöyle ekledi: “İzmirlilerin günlük stresten uzaklaşmaları, toprakla vakit geçirebilmeleri amacıyla yaklaşık 350-500 m2 alanda oluşturulan hobi bahçelerinin etrafı tel örgüyle kaplı. Üretim ve dikim yapıp toprakla haşır neşir olan vatandaşlar, çevredeki kamelyalarda ve banklarda oturup dinlenebiliyor. Hobi bahçeleri sayesinde toprakla tanışıp, sebzeleri sulayan ve onların büyümesine tanıklık eden çocuklar bir yandan da kendileri için oluşturulan mini parkta eğleniyor.”

ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

‘Hobi bahçesi alırken nelere dikkat etmeliyiz?’ sorusunu yönelttiğimiz Yılmaz, “Hobi bahçesi alırken çok dikkat etmelisiniz. Biz kooperatif olarak yıllardır hobi bahçeleri satmaktayız. Bunun da birçok sebebi var. Sattığımız hobi bahçesi müşterileri bize çok güvenir. İşimizi dikkatle yaparız. Bizim dikkat ettiğimiz kadar bahçeyi almak isteyenlerinde dikkatli olması lazım. Örneğin alacağınız hobi bahçesinin tapusunu muhakkak adınıza alabilmelisiniz, hobi bahçeleri genelde hisseli tapu olarak satılır. Bu yüzden hissenize düşen miktar ne ise muhakkak dikkatle tapuda takip etmelisiniz, emlakçınızın hazırladığı parselasyonda, sizin aldığınız yer net bir şekilde gerçek arazide de aynı olmalı. Ve muhakkak aldığınız hobi bahçesinin numarası ve diğer satın alanların numaraları herkes tarafından imzalanmış olmalıdır, aldığınız hobi bahçesi, emlakçının gösterdiği arazi ile tapudaki adresle uyuşmalı ki bu çok önemli bir nokta” yanıtını verdi.

KOOPERATİFÇİLİĞİN ÖNEMİ

Kooperatifçilik anlayışı ile ilerlediklerine ve kooperatifçiliğin önemine vurgu yapan Yılmaz, “Kooperatif ortak ekonomik, sosyal, kültürel istek ve ihtiyaçları, devletin desteği ve yasanın düzenlemesine dayalı olarak gerçekleştirmek amacıyla bir araya gelen gönüllü ve istekli insanların oluşturduğu bir kuruluştur. Bu oluşumun temelinde; yardımlaşma duygusu, ortak sorumluluk yüklenme isteği, demokrat davranışlar arzusu, seçme seçilme disiplini içinde yönetme, dayanışma ve yardımlaşma isteği, dostluk ve hoşgörü anlayışı, insan doğa ve canlı sevgisi gibi insani özellikler bulunmaktadır” şeklinde aktardı. Hobi bahçeleri projesinde kooperatifçiliğin nasıl oluştuğuna da yer veren Yılmaz, “Gerçekten de çoğu zaman aynı meslek kuruluşu mensupları, aynı bölgede oturan insanlar aynı şeylerden hoşlanan, ortak zevkleri olan insanlar bir süre değerlendirmeler yaparak, bilenleresorarak, kamudan yardım alarak bir kooperatif oluştururlar. Kendi aralarında başkan ve yöneticiler seçerek ortak bir amaca doğru yürümeye başlarlar. Örneğin deniz kıyısında bir tatil sitesi kurmayı amaçlayanlar, bir tarım alanında, doğalsebze, meyve yetiştirmek ve toprakla uğraşmak, böylecestres atmak isteyenler bir araya gelerek kooperatif kurarlar. Hep birlikte, araziyi, toprağı, arsayı satın almaya karar verirler, bu toprak üstünde ve altında neler yapacaklarına birlikte karar verirler. Yapmayı ve kurmayı tasarladıkları tatil evinin maliyetini birlikte kararlaştırırlar, bu bedelin nasıl ödenmesi gerektiğini birlikte belirlerler. Bütün bunları her yıl toplanarak yaptıkları genel kurul toplantılarında netleştirirler. Bu konuda kendi seçtikleri yönetim kuruluna yetki verirler. Yönetim kurulu bir yıl çalışır görevlerini yapar, bir yıl sonraki genel kurula hesap verir. Böylece tıpkı devlet yönetimi için yapılan seçimler gibi kooperatif yönetimi için de seçim yapılır. Kooperatife ortak olan herkesin kooperatifi yönetmek için seçilme hakkı vardır. Bütün ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşittir” dedi.