Şehit eşini anlattı, herkesi ağlattı

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde, Öğretmenler Günü dolayısıyla 81 ilden gelen öğretmenlerle yemekte bir araya geldi.

Eklenme: 24 Kasım 2016 - 17:52 / Son Güncelleme: 24 Kasım 2016 - 17:55 / Editör: Ferhat Esnek
Hacer Konuş

Başbakan Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım’ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen programa, 81 ilden 380 öğretmen katıldı.

Program öncesi Ankara Hacı Bayram Camisi İmam Hatibi Ahmet Karalı, Kur’an-ı Kerim okudu. Programda, öğretmenleri temsilen kürsüye gelen 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara’da şehit olan Ramazan Konuş’un öğretmen eşi Hacer Konuş, o gece yaşadıklarını anlattı. Konuş’un, eşinin şehit olduğu anları paylaştığı sırada, Başbakan Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, duygusal anlar yaşadı.

Bandırma’da yaşayan ancak tatil için Ankara’da bulunan çocuklarını almaya geldikleri gün, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine büyük kızı Rümeysa ve eşi Hacer ile el ele tutuşarak karşı duran Veteriner Hekim Ramazan Konuş, 15 Temmuz gecesi olay yerinde şehit olmuştu. Kızı Rümeysa ve eşi Hacer Konuş ise 15 Temmuz gecesi yaralanarak gazi olmuştu.

Yenimahalle tarafında oturduklarını ve MİT’ten bomba sesleri duyduklarını belirten Konuş, olay gecesine ilişkin şunları anlattı:

Kızılay’a doğru gitmeyi tercih ettik. Arabamızı park ettik, Güvenpark’a doğru yürüdük. Orada halk toplandı ve Genelkurmay’ın önüne doğru gittik. Sonra, bu insanların sivil halka bir şey yapmayacağını düşündük. Çünkü, darbe böyle olmaz. Halk kapıda ve elinde sadece bayrak var. İşin dürüstçesi, ‘Ya Allah Bismillah, Allahu Ekber’ diye giden halkın üzerine bomba atılmayacağını düşündük. Korkutmak için yapıldığını, uçakların üzerimizden bu yüzden geçtiğini düşündük.

O da kötüydü ama sonra helikopterlerin gelip de bombalamaya başlamasıyla, özellikle Meclis’in bombalanmasıyla anladık ki artık bu iş son noktada. İntihar noktasına gelmiş durumdalar. Bizi de götürecekler. Eşim elimizi tuttu ve ‘Korkmayın, öleceksek bugün öleceğiz’ dedi. Üçümüz, el eleydik. İçişleri Bakanlığının önünde bir duvarın üzerinde oturuyorduk. Biz, bir sürü şeyin içerisinde kaldık. Bomba mıydı, helikopter parçası mıydı? Çok fazla şarapnel falan vardı. Etrafımız gerçekten kötü durumdaydı. Eşimi şehit verdim.

”Vatan sağ olsun”

Çocuklarının, bu olaylarda babalarının şehit olduğundan haberdar olduğunu aktaran Konuş, “Zaten, büyük kızım yanımızdaydı ve şehadet anına tanıklık etti. O an şoktan bilmiyordu ama şimdi biliyor. Bomba patladığı esnada, üçümüz el eleydik. Ben, ‘Artık yaralandım, daha mı korkmayalım, gidelim’ diyeceğim sırada baktım ki eşim sağ tarafımda yoktu.

O, an ruhunu teslim etmişti.” dedi. Diğer çocuklarına da durumu anlattıklarını ifade eden Konuş, 7 yaşındaki kızı Fatma Zehra Konuş’un kendilerine sürekli “Babamı kim öldürdü? Siz savaşa mı gitmiştiniz?” diye sorduğunu ifade ederek, “Evet kızım. Vatanımızı sevmeyen ve vatanımıza kötülük eden birtakım insanlar vardı ve baban gibi bir sürü adam gidip orada karşı durdular’ diyoruz.

O daha 7 yaşında. Dilimizin döndüğünce izah ettik, o da babasının şehit olduğunu kabullendi. Hep, şehit cenazelerini seyrederdik. Kızım da oradaki çocuklara üzülürdü. Kader, şimdi bizim başımıza geldi.