Selçuklulardan kalan camiye “kıbleden” giriliyor

Büyük İslam alimi Sadrettin Konevi adına 1274 yılında inşa edilen, Konya’nın Meram ilçesindeki caminin minberi orijinalliğini koruyor. KONYA – Konya’nın Meram ilçesindeki büyük İslam alimi ve mutasavvıf Sadrettin Konevi adına 1274 yılında inşa edilen Sadrettin Konevi Camisi, restorasyon sonrası ana giriş kapısının kıbleye bakması nedeniyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, aslen Malatyalı olan Sadrettin Konevi, Konya’ya yerleşen dönemin tanınmış İslam alimlerinden […]

Eklenme: 9 Haziran 2016 - 09:15 / Son Güncelleme: 9 Haziran 2016 - 9:15 / Editör: Begüm Çelik

Büyük İslam alimi Sadrettin Konevi adına 1274 yılında inşa edilen, Konya’nın Meram ilçesindeki caminin minberi orijinalliğini koruyor.

KONYA – Konya’nın Meram ilçesindeki büyük İslam alimi ve mutasavvıf Sadrettin Konevi adına 1274 yılında inşa edilen Sadrettin Konevi Camisi, restorasyon sonrası ana giriş kapısının kıbleye bakması nedeniyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, aslen Malatyalı olan Sadrettin Konevi, Konya’ya yerleşen dönemin tanınmış İslam alimlerinden biri olarak biliniyor.Endülüslü Muhyiddin İbni Arabi’den tahsil ve terbiye gören Konevi, Konya’da hadis ilimleri okuttu. Çağdaşı Hazreti Mevlana’ya büyük sevgi ile bağlandığı bilinen Konevi’nin mezarı, Konya’nın merkez Meram ilçesi Şeyh Sadrettin Mahallesi’ndeki caminin bahçesinde yer alıyor. Konevi’nin Selçuklu kümbetlerine benzeyen türbesi, “açık türbeler” tipinin ayakta kalan tek örneği olarak gösteriliyor. Gövdesi açık, kaidesi mermer işleme türbenin üzerinde, köşeli, kafes şeklinde ahşap bir külah bulunuyor. Konevi adına 1274 yılında kesme ve moloz taştan inşa edilen dikdörtgen yapılı caminin bugüne ulaşan en önemli parçası ise kapısı. Bu kapının yanındaki mahfilin kütüphane olarak kullanıldığı biliniyor. Minber ve kemerlerindeki çini süslemelerin büyük ölçüde yok olduğu caminin içinden, Sadrettin Konevi’nin türbesine geçiliyor. Cami, girişindeki kitabeye göre dönemin Konya Valisi Ferit Paşa tarafından 1897’de kapsamlı tadilattan geçirildi. Selçuklular döneminden bugüne ulaşan mihrabı, siyah ve mavi çinilerle bezenmiş yapının pencere kapakları ise Türk ahşap oymacılığının en güzel örnekleri arasında gösteriliyor. İstanbul Eski Eserler Müzesi’nde sergilenen bu kapaklardan birinin sağ kanadında, “Takvadan daha aziz bir şey yoktur.” ifadesi yer alıyor.

Restorasyonla tek çatı altında toplandı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sadrettin Konevi Camisi’nin, Konya’daki Selçuklu dönemine ait en önemli yapılardan birisi olduğunu söyledi. Yapının, mihrap ve kapısının orijinal olduğunu vurgulayan Çaycı, “Dönemin valisi Ferit Paşa tarafından yapılan detaylı restorasyonda tekke, kütüphane ve mescit bölümü tek çatı altında toplanmış. Sadrettin Konevi’nin türbesi ise bu yapının dışındadır. Restorasyonda kütüphane, mescit ve zaviye tek bir yapıya dahil edilince caminin ana giriş kapısı kıblede yer aldı. Caddeye bakan bu kapının üzerinde orijinal kitabesi ile yenileme kitabesi yer alıyor.” diye konuştu.

AA