Serebral Palsili Metin’den ‘Engelsiz Yaşam’ raporu

Doğuştan serebral palsili Metin, engellilerin yaşadığı sorunları ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla ‘Sosyal Hayata Katılım ve Engelsiz Yaşam’ başlıklı bir rapor hazırladı.

Eklenme: 26 Temmuz 2018 - 16:11 / Son Güncelleme: 26 Temmuz 2018 - 16:11 / Editör: Büşra Kılıç

Doğuştan serebral palsili (beyin felçli) Muhammed Metin, engellilerin yaşadığı sorunları ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla “Sosyal Hayata Katılım ve Engelsiz Yaşam” başlıklı bir rapor hazırladı.

Karakusunlar İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Bölümü mezunu Muhammed Metin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığının teşhisinin 4 yaşında konulduğunu, 7 yaşına geldiğinde akranları ile okula başlayamamanın üzüntüsünü yaşadığını ifade etti.

Engeli nedeniyle o dönemki koşullarda ancak 12 yaşında Ankara’da Milli Eğitim Vakfı Gökkuşağı İlkokulu’nda eğitimine başlayabildiğini belirten Metin, daha sonraki yıllarda Serabral Palsili Çocuklar Derneği (SERÇEV) ile tanıştığını ve çeşitli projelerde yer almaya başladığını söyledi.

Raporu gözlemleyerek yazdı

Engelli bireylerin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini ele alan bir rapor hazırladığını aktaran Metin, “Raporumda, engellilerin okul, oyun parkı, alışveriş merkezi gibi her yere gidebileceklerini, arkadaş edinebileceklerini, öğrenebileceklerini, çalışabileceklerini, sosyalleşebileceklerini, herkes gibi yaşamlarını sürdürebileceklerini, fırsat verildiğinde onların da her alanda başarıya ulaşabileceklerini göstermeyi amaçladım.” değerlendirmesini yaptı.

Kendisinin ve arkadaşlarının yaşadığı tecrübeler ve gözlemlere dayanarak hazırlanan raporun “sosyal yaşam”, “erişilebilirlik-ulaşılabilirlik”, “eğitim”, “istihdam” ve “sağlık” ana başlıklarından oluştuğunu anlatan Metin, raporuna SERÇEV’in de önerilerini eklediğini söyledi.

Raporunu ilk olarak Türkiye Spastik Çocuklar Vakfına sunduğunu dile getiren Metin, öğretmenlerin tavsiyesiyle her maddenin yanına hukuki haklara ilişkin kanun maddeleri ile istatistiki veriler eklediğini bildirdi.

Metin, raporunda da yer verdiği en önemli bölümün engellilerin eğitimi ile ilgili olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Türkiye’de engelli birey ve ailelerinin bilinçlendirilmesi, zihnimizdeki engellerin yıkılması için eğitim akademileri kurulması gerektiğine raporumda yer verdim. Eğitim akademileri, engelliye doğru yaklaşım, engellinin sosyal yaşamı ve istihdamı gibi birçok konuyu ele alan kurumlar olarak çalışmalı. Bedensel engellilerin özellikle beden eğitimi ve spor dersine katılımındaki sıkıntıların da aşılması gerekiyor.”

Raporundaki engellilerin eğitimiyle ilgili sorunların yer aldığı bölümleri, geçen yıl Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile görüştüğüne işaret eden Metin, “Bakanlık yetkilileri, raporu değerlendirmeye aldığını belirtti. Fikirlerime değer verdiklerini, uygulamaya alacaklarını söylediler. Çorbada bir tuzum olduysa ne mutlu bana.” dedi.

Metin, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un “Öğretmenin başarısı, sınıfta öğrenme güçlüğü olan ve farklı gelişim gösteren öğrencilerin başarısıyla ölçülür.” sözünü anımsatarak bu anlayışın toplumda hakim olması halinde engellerin tamamen ortadan kaldırılmasının sağlanacağını vurguladı.

“Her aileye sosyal hizmet uzmanı”

Metin, engellilerin toplum içinde yaşadığı sıkıntıların en aza indirilmesi için raporuna bir öneri daha eklediğini belirterek “Her engelli ailenin aile hekiminin yanında bir de sosyal hizmet uzmanı olması gerekir. Sosyal hizmet uzmanları, engelliliğin öğrenildiği andan itibaren ailelere psikolojik destek ile bilinçlenme eğitimleri vermeli ve tüm yaşamları boyunca yanlarında olmalı.” diye konuştu.

Toplumun engelliliğe karşı bilinçli yaklaşımının da önemine dikkati çeken Metin, “Bir engelli birey olarak yaşadıklarımı da raporuma yansıttım. Örneğin, hatalı park yapmış araçlar yüzünden kaldırımı terk edip kendimizi tehlikeye atarak yoldan yürümek zorunda kalıyoruz. Vatandaşlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor, zihnimizdeki engeller kalkmadıkça mimari engellerin kalkması mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhammed Metin, engelliliği “hayatın içinde bir olgu” diye nitelendirerek şunları kaydetti:

“Engelliler, kesinlikle sosyal hayatın içinde olsunlar. Aileler de engelli bireylerin her şeyi yapabileceği ilkesinden hareketle bilinçlenmeli, onları serbest bırakmalıdırlar. ‘Onların uçmalarına yardım etmeliyiz ama kanatları olmamalıyız’ sözünü ilke edinmeliler. İnsanlar sokakta engelli gördüklerinde ‘Geçmiş olsun’ diyorlar fakat engellilik hali geçecek bir durum değildir. Karşılaştığımız bazı fiziksel engeller var, onları ortadan kaldırmak için çaba göstermeliyiz.”

AA