Simit tezgahında konum önemli

Simitçilik yapan emekli Babayiğit, simit büfesi işletmenin zorluklarından bahsetti. Babayiğit, simit büfesi işletmek isteyen vatandaşların, lokasyonu (konumu) iyi tercih etmeleri gerektiğini kaydetti.

Eklenme: 24 Nisan 2018 - 08:59 / Son Güncelleme: 24 Nisan 2018 - 8:59 / Editör: Büşra Kılıç

Esra SARI- Ticari Hayat Gazetesi- Simidin tarihi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Tarihte bilinen gerçeklerden biri de, Osmanlı padişahlarının ramazan döneminde verdikleri iftar yemeğinden sonra yolda saf tutan askerlere hediye ettikleri simitlerdir. Simit tarihimizde padişah hediyesi olacak kadar değerli bir besindir. Bir anlamda simit; saraylıdır. Yaklaşık 600 yıllık bir geçmişe sahip olan simit için, ülkemize has bir yiyecek denilebilir. Herkesin severek tükettiği simitin geçmişi çok eskiye dayansa da günümüzde hala vazgeçilmezlerden. Simit büfesi işletmecisi Babayiğit, vatandaşlar tarafından Ankara simidinin en çok tercih edilen simit olduğunu söyledi.

Simit Ankaralılar için vazgeçilmezlerden

Her köşe başında ve pastanelerde her an karşımıza çıkan simit, toplumumuzda geleneksel yiyecek olarak kabul edilir. Ankara simidi, Ankaralılar için vazgeçilmezlerdendir. Ankara simidi, Kızılay simidi ve sokak simidi olarak da bilinmektedir. Ülkemizde simit, doksanlı yıllarda fast food akımının artmasıyla vazgeçilmezlerden olmuştur. Ülkemizde simit üzerine hizmet veren yerel zincirler oluşturulmuş, farklı tüketim seçenekleriyle, keyifli mekânlarda tüketilmeye başlanmıştır. Böylece simit fast food tarzında bir besin olarak halka sunulmuştur. Simit, Türk kültürüne ait yiyeceklerdendir. Kültürümüze ait olan simit, doyurucu özelliğinin olmasının yanında ucuzdur. Öğrencilerin, vazgeçilmez yiyeceği olan simit, kültürümüzün önemli değerlerindendir.  Her köşe başında karşımıza çıkan Simit büfeleri hakkında simit büfesi işleten emekli Nail Babayiğit’ten bilgiler aldık.

Simit sektöründe önceden deneyimim vardı

Nail Babayiğit, emekli olduğunu belirterek, ekonomik koşullar sebebiyle simit büfesi işletmeye başladığını aktardı. Ekonomik koşulların kötü olduğuna değinen Babayiğit, simit büfesi işletmesi yapmak isteyen kişilerin, lokasyonu (konumu) iyi tercih etmesi gerektiğinin altını çizdi. Tesadüf eseri simit sektörüne yöneldiğini ifade eden Babayiğit, “1992 yılından beri simit sektöründe çalışıyorum. Emekli olduktan sonra tekrardan simit büfesi işletmeye karar verdim. Simit sektöründe daha önceden deneyimim olduğu için farklı sektörlere yönelmeyi hiç düşünmedim. Çünkü bildiğim iş.” ifadelerine yer verdi. Babayiğit, simit sektörünün daha önceden fabrika gibi işlediğini belirterek, son birkaç senedir işlerin kötü olduğunu söyledi.

Günün sonunda elimizde simit kalıyor

Nail Babayiğit, günlük 200-250 simit satışının gerçekleştiğini dile getirerek, her gün aynı satışın olmadığına dikkat çekti.  Babayiğit, “Ankaralılar, simidi seviyor. Ankara simidi zaten vatandaşlar için vazgeçilmezlerden.  Ama piyasa kötü olduğundan dolayı her gün aynı satışı yapamıyoruz. Günün sonunda elimizde simit kalabiliyor.” şeklinde konuştu. Simitçi Babayiğit, simit büfesini işletmek için belli bir ücret ödendiğini dile getirerek, simit büfesi işletmenin zor olduğunun altını çizdi. Babayiğit, 3 tane simidi 2 liraya sattığını belirterek, günün sonunda daha da indirim yaptıklarını belirtti. Hasılatı karşılayamadıklarınavurgu yapan Babayiğit, “Ankara simidinin bize maliyeti 40 kuruştur. Diğer simitlerin (tereyağlı ve büyük simit) 60 kuruş maliyeti var.” dedi.

Simit büfesinde lokasyon önemli

Babayiğit, insan ilişkilerinin zor olduğunu belirterek, bütün gün ayakta beklediğini de sözlerine ekledi. Simit fırınlarından simitleri aldığını ve simit büfesiyle önemli noktalarda satış yaptığını anlatan Babayiğit, “Simit büfesinde iş yapmak istiyorsanız lokasyonu (konumu) iyi bir noktada seçmelisiniz. Öğrencilerin olduğu bölge ya da otobüs durakları tercih edilirse daha çok simit satma şansınız var. Ama benim bölgem simitçi dükkânlarının tam ortasında bulunduğundan ötürü benim hâsılatım yüzde 50 düşmektedir. Lokasyon çok önemli. Simit satan insanlar metro çıkışları ve otobüs duraklarını tercih etmektedirler. Simit sektöründe insanların işe gittikleri vakitler daha çok satış gerçekleşmektedir. Zaten vatandaşların, belli bir dönem sonra kendi simitçileri olur. Vatandaş simitçisine alıştığından dolayı aynı yerlerden alışveriş yapmaktadırlar.” açıklamasında bulundu.

İklim şartları en büyük zorluk

Babayiğit, iklim şartlarının simit büfesi işletenlerin en büyük zorlukları olduğunu belirterek, soğuk havalarda simit satmanın zor olduğunu belirtti. Sürekli ayakta durmak gereken bir meslek olduğunu belirten Babayiğit, günlük en fazla 1 saat oturduğunu belirtti. Sektörde her gün yeni bir simit cafe açıldığını söyleyerek, sabahın erken saatlerinde mesainin başladığını ifade etti. Nail Babayiğit, Ankara simidini yapan fırın sayısının fazla olduğunu belirterek, sektörde farklı bir sürü olayların olduğunu söyledi.
Babayiğit, sözlerini şöyle sonlandırdı; “Simit sektöründe çalışan insan, evini geçindirir. Sektörde iyi lokasyonlar belli insanların elinde.”