“Sinemada da İstiklal Marşı yazmak gerekir”

Yönetmen ve yapımcı Tunç, “Sinemada da İstiklal Marşı yazmak gerekir. Bu da çok köklü Anadolu insanının doğuştan sahip olduğu tevhid ruhunun sinemaya yerleştirilmesiyle mümkün. Akif’te var olan ruh sinemacımızda da olmak durumunda.” dedi.

Eklenme: 14 Temmuz 2017 - 12:53 / Son Güncelleme: 14 Temmuz 2017 - 12:53 / Editör: Büşra Kılıç

Yönetmen ve yapımcı Nazif Tunç, 15 Temmuz ruhunun sinemada ve diğer sanatlarda bir takım yapımlarla devam ettirilmesi gerektiğine işaret ederek, “Sinemada da İstiklal Marşı yazmak gerekir. Bu da çok köklü Anadolu insanının doğuştan sahip olduğu tevhid ruhunun sinemaya yerleştirilmesiyle mümkün. Akif’te var olan ruh sinemacımızda da olmak durumunda.” dedi.

Şehit Ömer Halisdemir’in 15 Temmuz’da yaşadıklarını, geçen yıl Ağustos’ta çektiği “30 Kuş” adlı kısa filmle anlatan Tunç, üzerinden bir yıl geçen FETÖ’nün darbe girişimini değerlendirdi.

Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anadolu insanının 15 Temmuz’dan büyük dersler aldığını ve Türkiye üzerindeki sinsi oyunları fark ettiğini söyledi.

Anadolu insanının gaflet içinde olmaması gerektiğini aktaran Tunç, “Bundan sonra 15 Temmuz’u yaşamış olan insanların bir daha darbe ya da sindirme girişimiyle boyun eğdirme operasyonuna izin vereceklerini zannetmiyorum. Mümkün değil. Biz Anadolu insanına ve Anadolu insanının davasına inanan sanatçılar olarak, 15 Temmuz’un sürekli zihinlerde diri tutulması ve yetişen nesillerin gaflet içerisine düşmemeleri adına, sürekli sanat eseri üretmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Tunç, 15 Temmuz’da bir destan yazıldığını ve bu destanın herkese nasip olmayacağını belirterek, şöyle devam etti:

“15 Temmuz’da insanımız dünyayı arkalarına alarak bayrak, vatan, din ve bağımsızlık için şehadete yürüdü. Sağına soluna bakmayıp tevhid ve istiklal ruhuyla hareket eden bu yiğit üstü yiğitlere layık olmak için film yapıyoruz. Ömer Halisdemir’in ardından, Saraçhane şehitlerimizden Tolga Ecebalın’ın şehadete yürüme anlarının canlandırıldığı bir film daha yaptık. Onun çocukluğundan itibaren nasıl bir ocakta piştiğini göstermeyi hedefledik.”

“İstiklal Marşı bizim bağımsızlık amentümüzdür”

Yaptıkları filmlerle 15 Temmuz’un bir daha unutulmamasını hedeflediklerini kaydeden yönetmen, o ruhun yaşatılarak diri kalması gerektiğini dile getirdi.

Tunç, İstiklal Savaşı’nın ve Çanakkale Savaşı’nın tevhid ruhuyla gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, “Kendisine bir şey telkin edilmemiş, Allah’ın birliğine olan inancından kaynaklanan Anadolu Müslümanı mizacı, 100 yıl sonra tekrar 15 Temmuz’da emperyalistlerin yaptığı darbe girişimini vatanı için önledi. Bu Türk milletinin bağımsızlığa ve özgürlüğe olan inancı dolayısıyladır. Bu da tevhid inancından gelir. Hiç bir yerde ve dünya ulusunda rastlanamayacak Türke has bir özelliktir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, bütün olumsuzluklara rağmen büyümesine devam ettiğini vurgulayan Nazif Tunç, şunları aktardı:

“15 Temmuz ruhunun tıpkı Akif’in İstiklal Marşı şiirinde olduğu gibi sinemada ve diğer sanatlarda bir takım yapımlarla devam ettirilmesi bizim boynumuzun borcu. Sinemada da İstiklal Marşı yazmak gerekir. Bu da çok köklü Anadolu insanının doğuştan sahip olduğu tevhid ruhunun sinemaya yerleştirilmesiyle mümkün. Akif’te var olan ruh sinemacımızda da olmak durumunda. Sinemanın İstiklal Marşı ancak böyle gerçekleşir. İstiklal Marşı, Türkün bağımsızlık, özgürlük ve tevhid manifestosu. İstiklal Marşı bizim bağımsızlık amentümüzdür. Sinemada da 15 Temmuz amentülerine ihtiyacımız var.”

AA