Şirin babaya hayat verdi

Dünyanın en çok tanınan çizgi film karakterlerinden biri olan Şirin Baba, tıpkı kendisine benzeyen ve lakabı Şirin Baba olan Nejdet Demirhan’ın açtığı çayevi ile tekrar hayat buldu.

Eklenme: 7 Aralık 2017 - 09:10 / Son Güncelleme: 7 Aralık 2017 - 9:10 / Editör: Büşra Kılıç

Nigün TAZE- ilkses Gazetesi- Sevgi,  bilgelik, cana yakınlık, samimiyet gibi değerlerin yok olmaya yüz tuttuğu günümüzde bu değerleri tekrar Şirin Baba karakteri ile canlandırmaya çalışan Demirer, ayrıca gün içeresinde karşısına çıkan yoksul insanlara bedava çay dağıtması ile de tanınıyor.

Etrafındaki tanıdık tanımadık herkesin yardımına koşması nedeniyle sevenleri tarafından kendisine Şirin Baba lakabı takılan Necdet Demirer, “Sakallarım da Şirin Baba’nın sakallarına çok benzediği için bir çay evi açmaya karar verdiğimde ismini Şirin Baba koymaya karar verdim. Sanırım insanların dertleri ile yakından ilgilenmem, çözebileceklerimi çözüp, çözemediğim konularda manevi olarak onların yanında olmam nedeniyle bana bu lakabı taktılar. Asıl mesleğim kafe işletmeciliği. Bodrum’da ve İngiltere’de uzun yıllar çalıştıktan sonra yaşımın ilerlemesi nedeniyle İzmir’e gelerek kendimi çok fazla yormayacak bir iş düşündüm. Şirin Baba Çayevi bu şekilde doğdu” dedi.

İŞ HAYATINDAN ŞİRİN BABALIĞA

Türkiye’nin sayılı firmalarında genel müdür olarak çalışan ve Bodrum’da birçok kafenin işletmeciliğini ve dizaynını yapan Demirer, “Hızlı geçen çalışma hayatımdan sonra yaş almaya başladığımı görünce kendime daha dingin bir iş seçmeye karar verdim. önce balıkçılık yapmayı düşündüm ancak onunda bana göre olmadığını anlamam uzun sürmedi. Nihayetinde huzur bulabileceğim işin bir çayevi açmak olduğunu anladım. Çayevime gelen insanlar benim müşterim değil arkadaşlarım. Hepsi ile ayrı ayrı ilgilenir ve gözlemlerim. Örneğin sizde bir gün arkadaşınızla gelmiş ve burada tavla oynamıştınız.  İyi bir dinleyici ve gözlemci olduğuma inanıyorum. Sanırım bu özelliklerim insanların bana yaklaşmasını sağladı ve bu nedenle de bana Şirin Baba lakabını layık gördüler” açıklamasını yaptı.

SICAKLIĞIN KEYFİ

İnsanların geldiği zaman rahat hissedeceği bir şekilde dizayn ettiğini ifade eden Demirer şunları söyledi: “Asıl hedefim gelen arkadaşlarımızın burada günün yorgunluğunu üstlerinden atarak rahatlamasını sağlamak oldu. iş hayatı streslidir ve gün içerisinde baş etmemiz gereken ve çoğu zamanda çözmekte zorlandığımız durumlarla karşılaşırız. İş çıkışında yada gün içerisinde kaçılan çay kahve evleri işte burada devreye girerek sizin rahatlamanızı sağlar ve daha iyi düşünerek daha pozitif davranmanıza neden olur. Sıcak çay ve kahvenin alkol başta olmak üzere insana kullanıldığında ciddi zarar veren maddelerden çok daha sağlıklı bir tercih olduğu kesin.  Ben özellikle alkolü gereğinden fazla tüketen gençlerimiz için üzülüyorum çünkü gençliğimizin mutlu hissetmek ve üretmek varken yerlerde süründüğünü görmek acı bir tablo.”

PAYLAŞMANIN GÜCÜ

Her gün parası olmayan ve aç gezmek zorunda kalan insanların varlığına şahit olduğunu ve bu durumun kendisini çok üzdüğünü ifade eden Demirer, “Ülkemizde çok az bir kesim zengin hayatı yaşarken çok büyük bir kesim maalesef açlık sınırında yaşıyor.  Bazen düşkün insanları gördüğümde kendimi halime şükrederken buluyorum. Bence toplum olarak mutsuzluğumuzun altında yatan ana nedenlerden bir tanesi doyumsuz olmamız. Açgözlülüğümüz bizi halimize ve elimizde olanlara şükretmeyi unutturduğu gibi sürekli olarak daha fazlasını istememize neden oluyor. Doyumsuzluk hissimizde paylaşma duygumuzu köreltiyor.  İnsan artık kendi çıkarı söz konusu olduğunda bütünün hayrını düşünmeyi bırakıp kardeşlerinin hakkına dahi göz dikebiliyor” ifadelerini kullandı.

ŞİRİN BABA

Demirer, her sabah dükkanını açtığında cebinde parası olmadığını bildiği başta öğrenciler olmak üzere birçok insana bedava çay dağıttığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Hangi insanın geceyi sokakta geçirdiğini, hangi insanın cebinde para olmadığını artık çok rahatlıkla anlayabiliyorum. Örneğin öğrenciler simitlerini poğaçalarını alarak gelirler ve bir çay ile karınlarını doyurmaya çalışırlar. Bu nedenle fiyatlarımı mümkün olduğu kadar aşağıda tutuyorum. Çayevimde kahveyi 3.5 liraya içerken çayı 1.5 liraya içebilirsiniz.  Her sabah sabah 6:00’da dükkanımı açar ve 08:00’e kadar verdiğim çaylardan para almam çünkü o kısmın nasıl olduğunu ve nelerle mücadele ettiklerini biliyorum. Servisimi de tıpkı size olduğu gibi aynı şekilde yapıyorum. Aslında insanları eşit görmek gerçekte kendi ruhuma iyi geliyor.”

KENDİNİ SEV

İnsanların her şeyden önce aynaya baktığı zaman kendini sevmesi gerektiğini ve ancak kendisini sevip kendisine değer veren insanların hayatta gerçek mutluluğu yaşayabileceğini açıklayan Demirer, “Hiç merak ettiniz mi neşeli, hayat dolu insanların bu enerjisi nerden gelir. Onlar severler ve sorumluluk almaktan kaçınmazlar. Bizler insanlık olarak başımıza gelen kötü şeylerden dolayı hep başkalarını sorumlu tutarız çünkü bu işin kolay yoludur. Ancak hakikat tam tersidir. O seçimleri yapanlarda bizlerdik. Bence hayatın seçimlerimiz ve sonuçlarından oluştuğunu her zaman hatırlamamız gerekiyor. iyi seçimler yapabilmek içinde insanlık olarak doğru başlangıçlara ve doğru seçimleri yapabilecek bir ayırt etme gücüne ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

ŞİRİNLERİN DOĞUŞU

Şirinler, çizer Pierre Culliford tarafından ortaya çıkartılmış olan animasyon, roman ve çizgi dizilerin ortak ismidir. Pierre Culliford Belçikalı bir çizerdir ve 1958 yılından çizgi roman olarak Şirinleri ortaya çıkartmıştır. Şirinler 1981 yılında televizyon yayını ile hayatımızda yer almaya başlamış ve yıllarca televizyonlarda büyük bir popülerlik kazanmıştır. Bu popülerliğe rağmen yayından kaldırılmış olan çizgi filmdir. 2008 yılından 50. yılını kutlayan Şirinler adına bir açık arttırma düzenlenmiş ve 124 bin 700 Euro karşılığından UNICEF’e bağışlanmıştır.

Şirinler hakkında birçok iddia ortaya atılmıştır, bunlardan bir tanesi de sosyalizmdir. Socialist Men Under Red Flag kısalması olarak anılan Smurf Şirinler için kullanılmaktadır. Bu kısaltmanın Kızıl Bayrak Altındaki Sosyalist Adamlar anlamına gelmesi iddiası ise tamamen bir efsane olarak tarihte yer almıştır. Marc Schmidt isimli yazar 1998 yılında Avrupa kültürünü ve içerisinde sosyalizm barındırmak olan Şirinler ile alakalı bir parodiyi piyasaya sürmüştür. Hatta Fransız olan sosyolog Antoine Buéno bir kitabında Şirinleri ırkçı ve totaliter olarak bile tanımlamıştır.

ŞİRİNLER VE KARAKTERLERİ

Şirin baba kalabalık bir aileye sahiptir, 1 tane kızı ve toplamda 99 tane oğlu bulunmaktadır. Bu karakterlerden öne çıkanlar arasında;

Şirin Baba; Şirinlerin lideri olan Şirin babanın asıl ismi Schtroumpf’dur. Sihir yapma ve yönetme konusunda uzman olan Şirin baba kırmızı olan kıyafetleri ile tanınmaktadır.

Şirine; Şirin babanın tek kızıdır ve köyünde ilk kızıdır. Gargamel tarafından şirinlerin yok edilmesi için dünyaya gelmiştir ama şirin baba onu sihir yardımı ile değiştirmiştir. Şirine’nin sarı, uzun ve dalgalı saçları bulunur.

Usta Şirin; Usta Şirin köyde içinde her konuda uzman olarak görülür ve meydana getirmiş olduğu icatlar ile köyde yaşayan diğer şirinlerin yaşamlarının kolay bir hale gelmesine yardımcı olur. Kulağın arkasında bulunan kalem ile dikkat çekmektedir.

Gözlüklü Şirin; Şirinleri arasında tek gözlük kullanan şirindir ve çok gevezedir. Konuşmaları ile diğer Şirinleri bıktırmaktadır. Kitap yazmayı ve okumayı fazlasıyla sever ama konuşması bitmeden diğer şirin arkadaşları tarafından fırlatılıp atılması ile akıllarda yer etmiştir. Fırlatılan Gözlüklü Şirin her defasında kafasının üstüne düşer ve her daim şirin babaya yardımcı olmaktadır.