Soğuk havalarda yeni adresimiz “aktarlar”

Soğuk havaların etkisini göstermesi ile birlikte İzmirliler aktarların yolunu tutmaya başladı. Kış mevsiminin gelmesi ve soğuk havanın etkisini göstermesiyle birlikte vatandaşlar hasta olmadan önlem almak ya da bitkisel yollarla hastalıklardan kurtulmak için aktarları tercih ediyor.

Eklenme: 25 Kasım 2016 - 09:42 / Son Güncelleme: 25 Kasım 2016 - 9:42 / Editör: Büşra Kılıç
20150107_402816

Fadime KUZU- Ege Haber Gazetesi- Uzmanların alternatif tıp olarak değerlendirdikleri ve medyada sıklıkla önerdikleri bitkisel karışımlar, aktarların dolmasını sağladı. Aktarlar işlerin açılmasından memnunken, bir yandan da insanların bitkisel ürün kullanma konusunda oldukça bilinçlendiğini söylüyor.

İzmir Kemeraltı’nda bulunan aktarlardan Yavuz Yeşilçavdar, üçüncü kuşak olarak mesleğine devam ediyor. Yeşilçavdar, “1933 yılından bu yana aktarlık yapıyoruz. Dedem bu mesleğe kahve satışı ile başlıyor, daha sonraları kahve yanında baharat ve bitkisel ürünler ekleniyor. O dönemde tıp bu kadar ilerlemediği ve insanların hastanelere gitme olanağı olmadığı için köylerde bitkiler, otlar ilaç olarak kullanılıyordu. Son dönemde bitkilerin de alternatif tıp olarak kabul edilmesiyle insanlar, bitkilere daha çok önem vermeye başladı. İlaç kullanmak yerine doğal yollarla tedavi yolunu seçen insanlar aktarları tercih ediyor. Son yıllarda uzmanlarda bitkilerin faydalarına değinince ilgi daha da arttı” dedi.

Dükkanında 3 bin çeşit ürün olduğunu dile getiren Yeşilçavdar, “Yurt dışından özellikle Hindistan’dan çok çeşitli ürünler geliyor. Bunun yanında köylerden de bir çok köylü topladıkları bitkileri bize getiriyor. Özellikle kış aylarında hastalıklar daha çok arttığı için insanlar aktarlara koşuyor. Ihlamur, Adaçayı, Zencefil, Goji berry kışın en çok tercih edilen bitkiler. Soğuk algınlığı, gribal enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri olduğu için çok satılıyor. Yaz aylarında işler biraz daha rahat oluyor. Çünkü İzmir’de genellikle insanlar tatile çıkıyor. Ama yaz mevsiminin de ayrı bir güzelliği var. Bizim işler yazın biraz hafifler ama yinede yoğunluk ve ilgi daha fazla oluyor” diye konuştu.

“BAKANLIK KONTROLÜNDE”

Sattıkları ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından kontrol edildiğini söyleyen Yeşilçavdar, yasak olan bitkilerin bakanlık tarafından listelendiğini ve aktarlara bildirildiğini söyledi.  17 yıldır aktarlık yapan Oğuz Satıcı, günümüzde de dede mesleğini devam ettiriyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmaya başlayan Satıcı, “Üniversiteye giderken dönünce bu mesleği yapacağımı biliyordum. 70 yıldır bu mesleği yapıyoruz. Aktarımızda 3 binin üzerinde ürün bulunuyor. Bir bitkiden 5-6 çeşit ürün çıkıyor” dedi. Kış aylarında ıhlamur, adaçayı, ekinezya gibi bitki çaylarının daha çok satıldığını söyleyen Satıcı, “Bu bitki çayları bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahip olduğu için çok tercih ediliyor. Zencefil de kış aylarında çok sattığımız bitkilerden biri, çünkü akciğere iyi geliyor, astım, bronşit gibi hastalıklar için kullanılıyor” dedi. Ürünlerin yarısının ithal olduğunu söyleyen Satıcı, köylerden de bir çok kişinin yararlı bitkileri getirdiğini söyledi.

“İNSANLAR BİLİNÇLENDİ”

Baba mesleğini sürdüren Senem Öz, meslekle ilgili tüm bildiklerini babasından öğrendiğini söyledi. Öz, “Babam bir bitki uzmanı ile tanıştıktan sonra dükkan açmaya karar verdi ve 30 yıl boyunca aktarlık yaptı. Bana da tüm bildiklerini anlattı. Bende eşim ve oğluma öğrettim. 1988 yılından bu yana da mesleği ben devam ettiriyorum. Dükkanda bine yakın ürün var” diye konuştu. Dükkanına gelen müşterilerden de bir çok şey öğrendiğini belirten Öz, “Uzmanlar da artık bitkilerin tedavi amaçlı kullanılabileceğini kabul etti. Gelen müşteriler de uzmanların bitkiler hakkında anlattıklarını bizlere anlatıyor. Kimileri evde denediğini ve faydalı olduğunu söylüyor. Fakat biz belgelenmeden başka müşterilere bunları tavsiye etmiyoruz” dedi. Kışın yoğun olarak satış yaptıklarını dile getiren Öz, “Kadınlar genellikle zayıflama ve saç bakım ürünlerini tercih ediyor. Özellikle Kurt Üzümü, İsveç İksir şurubunun metabolizmayı düzenleyici etkisi olduğundan tercih ediliyor” diye konuştu. İsveç iksir şurubunu bulan bilim adamının bu ilaç sayesinde 110 yaşına kadar yaşadığını ve çevresindeki insanlar tarafından da bu ürünün kullanıldığının rivayet edildiğini söyledi. Kaküle bitkisinin mide rahatsızlıkları ve ağız kokusu için kullanıldığını söyleyen Öz, Arapların bu bitkiyi kahve içinde kullandıklarını belirtti.

ZİYAN DEĞİL, ŞİFA

12 yaşından bu yana bu işi yapan ve üçüncü kuşak olduğunu söyleyen Hasan Yaşar, “45 yıldır buradayım. Dedemden kalma bu dükkanı işletiyorum. 500 çeşit ürün var. Biz sadece bitkisel ürünler satmıyoruz. Bunun yanında mercan, kaya tuzu gibi doğal ürünler de satıyoruz. Uzun yıllardır bu işle uğraştığımız için ürünlerin çoğunu tanıdığımız kişilerden alıyoruz. Bazı bitkileri ise kendim topluyorum” dedi. Kışın en çok klasik olarak, zencefil, tarçın, karanfil, ebegümeci, gül hatmi satıldığını söyleyen Yaşar, insanların bu bitkileri karışım yaparak kullandıklarını söyledi. Anadolu’da insanların bitkilere önem verdiğini ve ilaç amaçlı kullandığını söyleyen Yaşar, “Anadolu’da ayrık otu diye bir bitki var. Yaralara çok iyi gelir. Hayvanlar yaralandığında yaralı yerlerini bu bitkiye sürer. Konya da bulunan Karamba otu da eskiden sarılık olan hastalar için kullanılırmış. Portakal yağı ise nasıra iyi geliyor” dedi. aktarlığı maneviyat olarak yapmak gerektiğini söyleyen Yaşar, “Bitkiler alternatif tıp olarak kullanılıyor ve insanlara iyi gelmesi için yapıyoruz. İnsanlara şifa veriyorsun, ziyan değil. Tüm bunları dikkate alarak işini yapman gerekiyor. Aktarlara naftalin bile koymak yasak, bunlara dikkat etmemiz gerekiyor” diye konuştu.