Teröristler mühimmatları Afrin’de bırakıp neden kaçtı?

Zeytin Dalı Harekatı kapsamından geçtiğimiz gün Afrin’in terörist gruplardan arındırılmasının ardından ilçe merkezinde güvenlik güçlerinin geniş çaplı arama-tarama faaliyetleri devam ediyor. İlçe merkezine ilerleyişte çok sayıda tünel ve mühimmat ele geçiren TSK-ÖSO unsurları NATO standartlarında dev mühimmat depoları buldu. Uzmanlara göre, teröristlerin aralarında TOW füzelerinden SUV-23’lere, doçkalardan arazi mayınlarına kadar her türlü mühimmatı bırakıp kaçmalarında farklı dinamikler etkin.

Eklenme: 20 Mart 2018 - 13:56 / Son Güncelleme: 20 Mart 2018 - 14:30 / Editör: Ferhat Esnek

Afrin kent merkezine Türk bayrağı çekilmesinin ardından bir yandan ilçe merkezinde adım adım temizlik operasyonu devam ediyor. Teröristlerin silah ve mühimmat depolarını bırakıp kaçmalarını değerlendiren uzmanlar, “Tek yolları burayı sivil olarak terk etmekti. En ufak bir konvoy hareketinde tepelerine bineceğimizi biliyorlardı” cümleleriyle süreci özetliyor.

NATO standartlarına göre inşa edilen ve 13 bölmeden oluşan yaklaşık bin 200 metrekarelik mühimmat deposunun içinden çıkanlar dudak uçuklattı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

TOW füzelerinden, SUV-23’lere, doçkalardan mayınlara kadar her türlü mühimmatın geliştirilmiş en üst versiyonu ele geçirildiği depo akıllara teröristlerin bu mühimmatları neden yanlarına almadan ilçeden kaçtıkları sorusunu beraberinde getirdi.

“Tek yolları sivil olarak çıkmak”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonun ilk gününden bu yana gösterdiği ‘sivil hassasiyet’ teröristlerin en önemli dayanaklarından biri oldu. Kimi zaman sivilleri kendilerine canlı kalkan yapan, gerektiğinde silah kullanarak ilçe sakinlerinin güvenli bölgelere geçişlerine engel olan teröristler, kendilerinin de Afrin’den tek çıkış yollarının sivil olarak ilçeyi terk etmek olduğunu biliyordu.

“Çıkarsalar aynı anda vururduk”

Uzmanlara göre, TSK’nın kullandığı SİHA ve İHA’ların başarısı karşısında hareket alanı bulamayan terör örgütü, mühimmatı taşımak ya da silahlarla ilçeden ayrılmak gibi seçeneklere yöneldikleri anda vurularak etkisiz hale getirileceklerini biliyorlardı.

“TSK açık alan bırakmadı”

TSK’nın alan hakimiyeti konusunda oldukça stratejik adımlar attığını vurgu yapan güvenlik uzmanları, “Sadece bir hat açık bırakıldı. Bu koridor sürekli izlendi. Sivillerin dışında herhangi bir yönelim olsaydı, silah ve mühimmatlar konvoyla bu koridora doğru hareket etseydi yine başarısız olacaklardı. Çünkü İHA ve SİHA’ların yanı sıra TSK’nın açık alan bırakmayarak sağladığı hakimiyet ve saha unsurlarından gelen istihbari bilgiler bu girişimleri de engelledi.” bilgisini paylaştı.

Depolarda ele geçirilen silah ve mühimmatların bir terör örgütü için oldukça fazla ve lüks olduğuna dikkati çeken güvenlik uzmanları, “Normal şartlarda böylesine üst düzey mühimmata sahip olan örgütlerin ne pahasına olursun bunu korumaya çalışması beklenir. Ancak Türkiye’nin karşısında yer alan terör örgütlerinin böyle bir çabası yok. Çünkü Batılı güçlerin onlara her zaman silah ve mühimmat desteği vereceğinin farkındalar. O nedenle de depolarda ne olursa olsun bırakmalarında ‘ne de olsa yeniden alırız’ düşüncesi hakim” ifadesini kullanıyor.

“İstesek ilk günden vururduk”

Alan hakim unsurlar ise, Zeytin Dalı Harekatı’nda Türkiye’nin silahlı kuvvetler tarihinde bir çok ‘ilk’i başardığına dikkati çekti. Bu tünelleri, depoları istesek tek bir tuşa basarak yerle bir edebilirdik. Ancak bölgede sivil unsurlar varken bu denli dolu depoları vurmak ilçe sakinlerinin suçsuz yere hayatlarını kaybetmesine neden olabilirdi

Kaynaklar, TSK’nin söz konusu depoyu risk almadan kolaylıkla imha edebilecek kabiliyete sahip olduğunu ancak sivillere yönelik hassasiyet dolayısıyla bunu gerçekleştirmediğini belirtti.

Yeni Şafak Gazetesi