‘Trump yönetimi Gülen’in iadesinde süreci hızlandırabilir’

SETA DC tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, FETÖ elebaşı Gülen’in iadesi hakkında, “Trump yönetimi idari anlamda Adalet Bakanlığının daha hızlı çalışmasını sağlayabilir.” dedi.

Eklenme: 22 Kasım 2016 - 08:47 / Son Güncelleme: 22 Kasım 2016 - 8:47 / Editör: Ömer Faruk Orkçu
trm

WASHINGTON- Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Washington Ofisi (SETA DC) tarafından düzenlenen “Trump Yönetimi Döneminde Türk-Amerikan İlişkileri”panelinde konuşmacılar, yeni dönemin belirleyici iki başlığının “ABD’nin PYD’ye desteği” ve “Gülen’in iade süreci” olduğu konusunda birleşti.

SETA DC tarafından Washington’da düzenlenen panele ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Washington Post gazetesi ulusal güvenlik muhabiriAdam Entous ve SETA DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise SETA DC araştırmacısı Ahmet Selim Tekelioğlu yaptı.

Emekli Büyükelçi Jeffrey, yeni seçilen Cumhuriyetçi Donald Trump yönetiminin, Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) ve elebaşı Fetullah Gülen’e karşı “daha agresif” bir yol izleyebileceğini vurguladı.

“Trump yönetimi idari süreci hızlandırabilir”
İade sürecinin hukuki bir süreç olduğuna ve “bir gecede bitmeyeceğine” işaret eden Jeffrey, kendisinin Gülen’in iadesiyle ilgili yeterli kanıtın olduğuna inandığını ifade ederek, “Trump yönetimi idari anlamda Adalet Bakanlığının daha hızlı çalışmasını sağlayabilir.” değerlendirmesini yaptı.

Bununla birlikte Gülen’in geçici tutuklanmasının şu aşamada düşük bir ihtimal olduğunu düşündüğünü dile getiren emekli büyükelçi, yeni yönetimin 20 Ocak’ta görevine başlamasının beklenmesi gerektiğini vurguladı.

Trump döneminde Ortadoğu’daki önceliğin DEAŞ’la mücadele ve İran olacağını kaydeden Jeffrey, Türkiye’nin özellikle DEAŞ’la mücadele kapasitesinin önemli olacağını belirtti.

Türkiye’nin PYD konusundaki hassasiyeti
Türkiye’nin PYD-PKK konusundaki hassasiyetinin önemine de işaret eden ve Ankara’nın asıl düşmanının “PYD’den ziyade Esed rejimi ve Rusya olduğunu” iddia eden Jeffrey, “Yeni yönetimin, Türkiye’nin PYD konusundaki hassasiyetlerini daha fazla anlayacağını umuyorum.” dedi.

“Türkiye’nin değerli bir ABD müttefiki olarak çok stratejik bir yerde bulunduğunu” kaydeden Jeffrey, Trump yönetiminde Türkiye içindeki gelişmelerden ziyade, bu gelişmelerin Türk-Amerikan müttefiklik ilişkisine etkisine bakılacağını vurguladı.

Trump’ın yakın ekibi içerisindeki isimlerden Türkiye ile ilgili farklı açıklamaların ortaya çıktığına da dikkat çeken Jeffrey, bu açıklamaların kampanya döneminde dillendirilen şeyler olduğunu ve Beyaz Saray’da bir politikaya dönüşeceğine inanmadığını belirtti.

Ankara Trump’ı “ihtiyatlı iyimserlikle” karşıladı
8 Kasım Salı günü yapılan ABD başkanlık seçimleri gecesini Türkiye’de geçirdiğini ifade eden SETA DC Araştırma Direktörü Kanat, “Trump’ın başkan seçilmesi Ankara’da ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılandı.” değerlendirmesini yaptı.

Mevcut Başkan Barack Obama dönemindeki en kilit iki konunun ABD’nin PYD’ye desteği ve FETÖ elebaşı Gülen’in iadesi olduğunu kaydeden Kanat, “Türkiye, PYD’nin adımlarını kayda değer bir tehdit olarak görüyor. Eğer Trump yönetimi Türkiye’ye ‘PYD’yi bırak, DEAŞ ve İran’a odaklan’ derse o zaman ilişkiler eskisinden çok da farklı olmaz.” ifadelerini kullandı.

Obama dönemindeki PYD “çatlağı”
Türkiye’nin bir terör örgütünün iki parçası olarak gördüğü PKK ve PYD’nin Washington tarafından bambaşka değerlendirildiğini anlatan Kanat, sınırın bir tarafındaki örgüte terör örgütü deyip, sınırın öte tarafındakine “terör örgütü değil” demenin doğru bir yaklaşım olmadığının altını çizdi.

Türk kamuoyunda “Obama yönetiminin, Gülen’in iadesi konusunda oldukça yavaş davrandığı” yönünde güçlü bir kanaat olduğuna dikkat çeken Kanat, yeni yönetimin bu konuda daha hassas ve idari anlamda hızlı davranacağını umduğunu ifade etti.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki iade konusu sebebiyle Türk-Amerikan ilişkilerinin zarar gördüğünü belirten Kanat, “Trump yönetimi, ilişkilerin pozitif yönde seyretmesi için kamu diplomasisi unsurlarını daha etkin kullanmalı.” değerlendirmesini yaptı. Daha önce eski başkanlardan Bill Clinton’ın ve Başkan Obama’nın Türkiye ziyaretlerinin kamu diplomasisi açısından önemli olduğunu anlatan Kanat, Trump’ın da ilk yurt dışı ziyaretlerinden birinin Türkiye’ye olması gerektiğine işaret etti.

“Ankara, yeni yönetimden Ortadoğu politikalarını netleştirmesini bekliyor”
“Ankara, yeni yönetimden Ortadoğu politikalarını netleştirmesini bekliyor.” diyen Kanat, kafa karışıklığına neden olan engellerin ortadan kaldırılması ve daha sağlıklı bir iletişim kurulmasının ikili ilişkilerin geleceği için hayati olduğunu vurguladı.

AA