Edebiyatımızın sembollerinden Mustafa Necati Sepetçioğlu anıldı

BİK ile ESKADER’in ortaklaşa düzenlediği “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” isimli etkinlik kapsamında, Türk Edebiyatı ve roman tarihinin önemli temsilcilerinden Mustafa Necati Sepetçioğlu rahmet ve saygıyla anıldı.

Eklenme: 24 Kasım 2016 - 11:17 / Son Güncelleme: 1 Aralık 2016 - 18:45 / Editör: Mehtap UĞUR
Türk Edebiyatı ve roman tarihinin önemli temsilcilerinden Mustafa Necati Sepetçioğlu anıldı
Türk Edebiyatı ve roman tarihinin önemli temsilcilerinden Mustafa Necati Sepetçioğlu anıldı

Haber Merkezi- Mehtap UĞUR (bik.gov.tr)- 23 Kasım 2016’da Çemberlitaş’taki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’nde gerçekleşen anma programına katılım yoğundu.

Panelin açılış konuşmasını ve yöneticiliğini yapan Gazeteci Şamil Kucur, Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun edebi kişiliğinden ana hatlarıyla bahsettikten sonra sözü ilk konuşmacı Gazeteci ve yazar Mehmet Nuri Yardım’a bıraktı.

“Mustafa Necati Sepetçioğlu benim için büyük bir kahraman”

‘Her zaman saygıyla anmamız gereken bir şahsiyet Sepetçioğlu, benim için büyük bir kahraman’ diyerek sözlerine başlayan Yardım, konuşmasının devamında, Sepetçioğlu ile ilgili tanışma anılarını, yazarın çocukluk hatıralarını ve yaşamını anlattıktan sonra şu ifadelere yer verdi; ” Sepetçioğlu, Çanakkale şuurunu aşılayan bir yazar. Çok yönlü bir yazar. Necip Fazıl, Sebahattin Ali, Peyami Safa, Kemal Tahir, Karacaoğlan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Abdülhak Şinasi sevdiği isimler arasındadır. Şiirde ise Necip Fazıl’dan başkasını tanımaz. Keza, Arif Nihat Asya, Yahya Kemal sevdiği isimlerdendir.” diyen Mehmet Nuri Yardım’ın ardından ikinci konuşmacı Doç.Dr.Mehmet Samsakçı yazar Sepetçioğlu hakkında davetlilere detaylı aktarımlar yaptı.

“Şair ve yazarlar çok okumazlar. Kendisinden başka birilerinin okuması da onları mutlu eder” diyerek sözlerine başlayan Samsak, konuşmalarının devamında şunları dile getirdi; ‘ Sepetçioğlu, Türk romancılarının en büyüklerinden biridir. Çok okunmayan, adı çok geçmeyen, en az önemsenen, hakkında en az çalışma yapılan bir yazardır. Yazarın 13 kitaplık roman serisi var. Kıbrıs’la ilgili, Çanakkale ile ilgili romanları da var. “Kilit” isimli romanı 1071’de başlar. Yavuz’a kadarki dönemleri yazdı.” diyen Samsakçı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Roman insan merkezli bir türdür”

‘Modern insanın hayatını şekillendirdiği bir ortamda roman oluşabilir. Roman, trajedi, çıkmazlar, saplantılar, çatışmalar ister.

Sepetçioğlu gibi kemâle ermiş insanlarla örülü romanlar yazmak çok zordur. Tarihi romancıların asıl başarısı, ona ait elbise giydirilebilmesinden geçer. Sepetçioğlu’nun alâmeti farikası, Türk tarihi romanındaki yeri “Kilit” romanıdır. Dünkü Türkiye serisinin ikinci kitabıdır.’ diyen Samsakçı, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi;

‘O, tarihi romanlarında, küpeli hafız gibi daima bir bilge bulundurur’ diyen Samsakçı, daha sonra yazara ait “Kilit” romanından bazı kesitleri davetlilerle paylaştı.

“Sepetçioğlu, günümüzün Dede Korkut’u olarak anılıyor”

“Sepetçioğlu, çok akıllı ve şuurlu bir şekilde yazmış eserlerini. Yazarın eserlerinde, ruh ve zihin dünyamızın esaslarını bulabiliyorsak evet günümüzün Dede Korkut’udur.” diyen Samsakçı, ‘Ona yine Türk Şeyhnamesi gözüyle de bakabiliriz. Bir ömre bukadar çok eseri, meseleyi sığdırabilmek ve bunu kravat takmadan yapabilmek çok güzel’ diyerek sözlerini tamamladı.

Programın sonunda, “Milli tarihimizi sömürmeye kalkmadan yazdığı için ona sonsuz selam olsun” diyen Mehmet Nuri Yardım’ın ardından, davetlilerle soru cevap alışverişleri yapıldı. Mustafa Necati Sepetçioğlu’na ait eserlerden meydana gelen sergi de gezilerek etkinliğe son verildi.

Mustafa Necati Sepetçioğlu kimdir ?

Tokat Zile’de 1932’de doğan Sepetçioğlu, 1956’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji ve Sanat Tarihi bölümlerinden mezun oldu. Yazı hayatına lise yıllarında başlayan Sepetçioğlu, hikaye, roman, tiyatro, destan gibi türlerde birçok eser verdi. Bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı Basımevi Müdürlüğü yapan Mustafa Necati Sepetçioğlu, 8 Temmuz 2006’da hayatını kaybetti.

Sepetçioğlu, “Abdürrezzak Efendi”, “Menevşeler Ölmemeli”, “Trampacılar”, “Büyük Otmarlar”, “Son Bloklar”, “Yaratılış ve Türeyiş”, “Dünkü Türkiye Dizisi”, “Kilit”, “Anahtar”, “Kapı”, “Konak”, “Çatı”, “Üçler-Yediler-Kırklar”, “Bu Atlı Geçide Gider” ve “Geçitteki Ülke” isimli eserlerin de arasında bulunduğu çok sayıda kitaba imza attı.

Fotoğraflar: Veysel AVŞAR (bik.gov.tr)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.