Türkiye yurt dışında verimli tarım arazileri kiralayacak

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Türkiye’nin tarım toprakları sonuç itibarıyla sınırlı, ülkemizin talepleri, tarım ürünlerine olan talepleri de daha yüksek oranda. Bunların karşılanması amacıyla başka ülkelerde verimli arazi kiralanması veya edinilmesi noktasında da etkili çalışmalar, sonuç alıcı çalışmalar gerçekleştirilecektir” dedi.

Eklenme: 13 Haziran 2016 - 14:38 / Son Güncelleme: 13 Haziran 2016 - 15:31 / Editör: Oğuz AKÇAKOCA

Canikli, Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken Çankaya Köşkü’nde basın mensuplarına açıklama yaptı, soruları yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un yakınının vefatı nedeniyle Ankara dışında olduğunu, bu nedenle toplantıya ilişkin açıklamayı kendisinin yaptığını dile getiren Canikli, Bakanlar Kurulunda iki ana konunun masaya yatırıldığını belirtti.

Konulardan birinin Türkiye’deki tarımın sorunları, daha etkili ve verimli hale getirilmesi için yapılabilecekler olduğunu aktaran Canikli, bununla ilgili kanun tasarısına esas olmak üzere bir sunumun yapıldığını bildirdi.

Canikli, ele alınan diğer konunun ise Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğuna değinerek, bununla ilgili birden fazla bakanlığı ilgilendiren, kapsamlı, gerçek anlamda sonuç alıcı hükümleri kapsayan bir çalışmanın sunulduğunu söyledi.

Söz konusu çalışmayla Türkiye’de yatırımın ve üretimin önünün açılmasına katkı sağlanmasının planlandığını ifade eden Canikli, çalışmanın özellikle doğrudan yabancı yatırımcıların sıklıkla karşılaştığı ve giderilmesini talep ettiği konuları da kapsayacağını vurguladı.

Tarımdaki sorunlar

Canikli, tarımda karşılaşılan ve verimliliği de önemli ölçüde etkileyen sorunların başında çok parçalı yapı ve işletme başına düşen arazi miktarının diğer ülkelere kıyasla küçük olmasının geldiğine işaret ederek, “Türkiye’de ortalama tarımda arazi büyüklüğü işletme başına 59 dekar iken ABD’de bu rakam bin 820 dekar, İspanya’da 238 dekardır. Türkiye’deki bu rakamın son derece küçük oluşu ve parçalanmanın giderek artması, özellikle miras ve göç nedeniyle tarımda verimliliği gerçekten son derece olumsuz yönde etkileyen ve aynı zamanda tarım arazilerinin etkin şekilde kullanımını engelleyen sorunların başında gelmektedir” diye konuştu.

Uygulamada karşılaşılan sorunları giderici ve uygulamayı daha da etkin hale getirecek önlemlere ilişkin çalışmaların yapıldığını söyleyen Canikli, şöyle devam etti:

“Önümüzdeki günlerde bununla ilgili kanun tasarısı TBMM Genel Kurulu’na sevk edilecek. Bu çerçevede önemli düzenlemelerden biri parçalı, hisseli, göç ve benzeri nedenlerle ekilemeyen arazilerin devlet tarafından sahipleri lehine kiraya verilmek üzere üçüncü kişilere bir düzenleme bu. Böyle bir imkan elde edilmeye çalışılıyor. Bu şekilde atıl olan arazilerin tümü değerlendirildiğinde 17 milyar liralık tarımda bir hasıla artışı beklenmektedir. Türkiye’deki tarımla ilgili en önemli sıkıntılardan bir tanesi meraların işgalidir. Bununla ilgili cezai müeyyideler söz konusudur ama uygulamadan ve sonuçlardan yola çıkarak söyleyebiliriz ki daha etkin hale getirilmesi ve cezaların caydırıcılığının artırılması gerekiyor. Bu noktada meraların işgal edilmesine ilişkin cezalar artırılacak.”

Nitratlı gübre kullanımı

Canikli, özellikle stratejik ürünlere öncelik verilecek şekilde üretim planlaması yapılacağını belirterek, bunun etkin ve verimli tarım politikası için gerekli olduğunu bildirdi. Tarım alanlarının sınırlı olduğuna dikkati çeken Canikli, şunları ifade etti:

“Türkiye’nin tarım toprakları sonuç itibarıyla sınırlı, ülkemizin talepleri, tarım ürünlerine olan talepleri de daha yüksek oranda. Bunların karşılanması amacıyla başka ülkelerde verimli arazi kiralanması veya edinilmesi noktasında da etkili çalışmalar, sonuç alıcı çalışmalar gerçekleştirilecektir. Bu da son derece önemlidir. Özellikle uzun vadeli ihtiyaçlarımızın, tarım ürünleri ihtiyaçlarımızın, Türkiye’nin ihtiyaçlarının karşılanmasında çok ciddi katkı sağlayacaktır.”

Canikli, nitratlı gübrenin patlayıcı yapımında da kullanıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Türkiye gübre tüketiminin yaklaşık yüzde 30’u nitratlı gübreden oluşmaktadır. Toplam 5,5 milyon ton gübre tüketimi dikkate alındığında yaklaşık yıllık 1,5 milyon ton nitratlı gübre kullanılmaktadır. Nitratlı gübreyle ilgili 6 Haziran itibarıyla satış yasağı getirildi. Bunun bu döneme denk gelmesinin temel nedeni şu, haziran ayının başından itibaren şubat ayına kadar Türkiye’de nitratlı gübre çok az kullanılmaktadır, diğer gübre türleri bu dönemde kullanılmaktadır. O nedenle bu döneme denk getirilmiştir. Şu an itibarıyla stoklarda yaklaşık 280 bin ton nitratlı gübre mevcuttur ve bloke edilmiştir. Satışı yasaklanmıştır bunların. Yoğun olarak kullanımın başlayacağı 2017 Şubat ayına kadar da nitratlı gübrenin takibi ve izlenmesine ilişkin altyapı çalışması devam ediyor. Tamamlanacak ve ondan sonra da kontrollü bir şekilde bunun kötüye kullanımını engelleyecek şekilde, tarzda düzenlemeler yapılacak, takip edilecek ve ondan sonra kullanımı takipli olarak serbest bırakılacaktır.”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Canikli, gıda güvenliğinde kurallara aykırı içerikte ve yerlerde gıda üretimine ilişkin uygulanan cezaların caydırıcılığı artırmak amacıyla yükseltileceğini belirtti.

Üreticiden tüketiciye olan aşamadaki bütün gıda ürünlerinin fiyat oluşumunda daha etkin müdahalenin söz konusu olacağını ifade eden Canikli, “Özellikle kar marjlarının oluşumuna. Bir de kademelerin azaltılması mümkün mü bu konuda da bir çalışma yapılıyor. Bununla ilgili düzenleme de önümüzdeki günlerde yasa teklifi olarak TBMM’ye gönderilecek” diye konuştu.

Canikli, Türkiye’nin gündeminde kırmızı et üretimi ve fiyatıyla ilgili son dönemlerde tartışmalar olduğunu hatırlattı. Yıllık kırmızı et üretiminin 1 milyon 150 bin ton olduğunu kaydeden Canikli, yaz aylarında yüzde 10-12 civarında tüketim artışı gerçekleştiğini, bunun fiyatlarda artışa yol açmaması için Et ve Süt Kurumunun ithalat konusunda yetkilendirildiğini söyledi.

Kurumun şu ana kadar 400 ton kırmızı et ithalatı yaptığını, 15 bin 500 ton etin ithali çalışmalarının da kısa zamanda da sonuçlanacağını dile getiren Canikli, yaz aylarındaki talep artışının fiyatlara yansımaması için gereken her türlü çalışmanın yapıldığını vurguladı.

Süt ürünleri alanında, ihracat yapılan ülkelerdeki sıkıntılara bağlı bazı sorunlar yaşandığını anlatan Canikli, bu nedenle ilk defa mart ayında sütün fiyatının aşağı inmemesi ve süt üreticilerinin mağdur edilmemesi için müdahale alımlarının yapıldığını anımsattı.

Bu alımların artarak devam edeceğini ve sütün süt tozuna dönüştürülerek Türkiye’nin uluslararası yardım programının ana unsurlarından birisi haline getirileceğini dile getiren Canikli, “Bu şekilde hem yardım yapılan ülkelere sağlıklı ürünlerin aktarılması imkanı ortaya çıkacak hem de Türkiye’deki süt üretiminde fiyatlarda meydana gelen dalgalanmalar ve süt üreticisinin mağduriyeti ortadan kaldırılmış olacaktır” ifadesini kullandı.

Yatırımcıya kolaylık sağlayacak düzenlemeler

Yatırım ortamının iyileştirilmesi için bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını kaydeden Canikli, “Yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlayacak çok kuvvetli bir paketi önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edeceğiz. Burada vergi ile ilgili, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının alanına giren ticaret kanunuyla ilgili düzenlemeler olacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla ilgili çalışmalar olacak” şeklinde konuştu.

Bu kapsamda, Damga Vergisi ve Harçlar Kanunu’nda yatırımcının maliyetini azaltacak önemli düzenlemeler yapılacağını bildiren Canikli, “Bu alanda yapacağımız en önemli düzenlemelerden bir tanesi sözleşmelerde sadece bir nüsha üzerinden damga vergisi ve noter harcı alınacaktır. Şu andaki uygulamaya göre sözleşmelerin tüm nüshalarından hem damga vergisi hem noter harcı alınmaktadır. Düzenlemeyle sadece bir nüsha üzerinden maliyet yatırımcıya ya da iş alemine yansıtılacaktır. Diğerlerindeki uygulama ortadan kaldırılacaktır” dedi.

Canikli, Türkiye’de 52 yıldan beri yapılan bu uygulamaya getirilen düzenlemenin son derece önemli olduğuna vurgu yaptı.

İptal edilen ihalelerde karar damga vergisi iade edilecek

Belli tutarı ihtiva eden her nevi senet sözleşme ve kağıtların değiştirilmesi halinde yalnızca artan tutar üzerinden harç isteneceğini ifade eden Canikli, azami tutar üzerinden vergi alınan sözleşmelerde sadece bedelin artırılmasına ilişkin rakam üzerinden damga vergisi tahsil edileceğini söyledi.

Canikli, sözleşmenin müeyyidesi mahiyetinde olan cezai şartların aynı kağıtta olması halinde damga vergisinin alınmayacağına işaret etti. Canikli, şöyle devam etti:

“Kamu ihalelerinde ihalenin iptal edilmesi halinde ödenen ihale karar damga vergisi iade edilecektir. Sigorta sözleşmelerine tanınmış bulunan damga vergisi kapsamına diğer kağıtlarda yer alan sigorta yaptırma taahhütleri de dahil edilecektir. Bir kağıt üzerinde birden fazla adi ve garanti taahhüdü bulunması halinde sadece bir kefil ve garantörden damga vergisi alınacaktır.

Tersaneler tarafından gemi, yat ve diğer su araçlarının inşası yenileme dönüşümüyle bakım ve onarımına ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisinden, söz konusu kağıtlara ilişkin işlemlerin harçtan istisna edilmesi sağlanacaktır. Yüksek ve orta yüksek teknoloji sanayi sınıfında yer alan ürünlerin imalatına ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisinden ve söz konusu kağıtlara ilişkin işlemlerin harçtan istisna edilmesi sağlanacaktır.

İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak, yurt dışına yerleşik şirketlerin satın alınması ve bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kağıtlara damga vergisi yapılan işlemlere harç istisnası sağlanacaktır.”

Arazilere emlak vergisi muafiyeti sağlanacak

Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılacaklara ilişkin bilgi veren Canikli, yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılar ile bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kağıtların damga vergisinden, söz konusu kağıtlara ilişkin işlemlerin harçtan istisna edilmesinin sağlanacağını belirtti.

Canikli, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalara bina harcı istisnası ve imarla ilgili harçlara ilişkin istisna ile 5 yıl süreyle emlak vergisinden istisna getirileceğini söyledi.

Yatırımlar için iktisap olunan veya bu yatırımlar için tahsis edilen arazilere Yatırım Teşvik Belgesi süresince emlak vergisi muafiyeti sağlanacağını ifade eden Canikli, yurt dışındaki fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlerin harçlardan düzenlenen kağıtların da damga vergisinden istisna edileceğini kaydetti.

Canikli, şirket kuruluş ve şube açma izinlerine ve şirketlerin kapatılmasının önündeki bürokratik engellerin kaldırılması ve azaltılmasına ilişkin düzenlemeler bulunduğunu aktardı.

Şirketlerin kuruluş aşamasındaki defter tasdik işlemlerinden bundan sonra harç alınmayacağını dile getiren Canikli, “Tacirlerin veya şirketlerin kurucularının imzalarını gösteren sirkülerlerin noter yerine ticaret sicilinde yapabilmelerine imkan sağlanacak. Bu hem parasal tasarruf sağlayacak hem de zaman kazandıracak. Şirketlerin tür değişikleriyle tasfiye süreçleri kolaylaştırılacak.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin iş yapma kolaylığı açısından 189 ülke arasında 55’inci sırada olduğuna dikkati çeken Canikli, bu sıranın daha da yukarılara taşınması gerektiğini söyledi. Şirket kuruluş işlemlerinde ortaya çıkan gereksiz bürokratik formalitelerin bertaraf edileceğini dile getiren Canikli, şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılarak kuruluşun daha kısa sürede ve az maliyetle yapılmasının sağlanacağını belirtti.

Canikli, Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik potansiyelinin daha da arttırılacağını ve daha ileri bir noktaya götürüleceğini belirtti.

Canikli, şöyle devam etti:

“Burada altını çizilmesi gereken, AR-GE faaliyetlerine ilişkin harcamaların yüzde yüzünün ticari kazanç ve kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılmasına ilişkin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında bir farklılık var onlar gideriliyor. Lehe olmak üzere gideriliyor. Yine aynı şekilde kurum kazancının, daha doğrusu kazancın yeterli olmaması nedeniyle ilgili takvim yılında indirim konusu yapılamayan Ar-ge harcamalarının sonraki vergilendirme dönemine devredilmesi ve orada indirim konusu yapılması. Ve bunların da her yıl indirilemeyen kısmının yeniden değerleme oranında artırılarak indirim konusu yapılması imkanı getiriliyor.”

Bölgesel yönetim merkezlerine birtakım teşvikler getirildiğine değinen Canikli, şunları söyledi:

“Ulusal şirketlerin birden fazla ülkeyle ilgili Türkiye’den yaptıkları yönetim için oluşturulan bölgesel yönetim merkezlerinin özellikle çalışanlarına yönelik ücretler üzerinden alınan vergilere istisna getiriyoruz. Tabii yurt dışından dövizle gönderdiğinin teşvik edilmesi ve belgelenmesi şartıyla.

Yine bu alanda önemli düzenlemelerden bir tanesi, birikimli hayat sigortalarından toplu çekme değil daha uzun vadeli ve emeklilik ödemesi şeklinde, aylık ödeme şeklinde uygulamayı teşvik etmek amacıyla bu şekilde tercihini kullananlar için ilave teşvik mekanizmaları getiriyoruz. O da bu tasarıda yer alacak.”

Canikli, İslam ülkelerinden sermaye akışını hızlandırmak ve iş dünyasını rahatlatacak bazı düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını anlattı. Canikli, bu düzenlemeler hakkında, şunları ifade etti:

“İslam ülkelerinden sermaye akışını hızlandırmak ve oradaki finansman imkanlarının Türkiye’ye aktarılması amacıyla faizsiz finans ürünlerinin yaygınlaştırılmasının önündeki tüm engelleri kaldırıyoruz. Bu kapsamda Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu ve Harçlar Kanununda düzenlemeler yapılıyor.

Kira Sertifikasına ilişkin Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan istisnalar yeniden düzenleniyor. Her türlü varlık ve haklar istisna kapsamına alınıyor. Yani bu fasıl altında tanımlanabilecek, nitelendirilebilecek olan bütün varlık ve haklar istisna kapsamına alınıyor. Ayrıca farklı kira sertifikası ihraç türlerini kapsayacak şekilde mevcut damga vergisi ve harç istisnası kapsamı da genişletiliyor.

İş dünyasının talep ettiği, beklediği ve bu alanda bir rahatlama sağlayacak düzenlemelerden bir tanesi de Muhtasar Beyanname ile Sosyal Güvenlik Kurum Bildirgesini birleştiriyoruz. Bu da mükelleflerde, işletmelerde hem bir tasarruf sağlayacak, hem de kayıt dışılığın azaltılmasına katkı sağlayacak.”

Nitelikli yabancıya Turkuaz Kart

Yatırım ortamının iyileştirilmesi çerçevesinde yapılacak diğer önemli düzenlemelerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde yapılan çalışmalar olduğunu belirten Canikli, şu görüşlere yer verdi:

“Özellikle yabancıların Türkiye’deki çalışmalarına ilişkin şartlar iyileştirilmekte, esneklik sağlayıcı düzenlemeler hayata geçirilecektir. Bugüne kadar farklı bakanlıklar tarafından verilen uluslararası çalışma izinleri artık bundan sonra tek bakanlık tarafından koordine edilecek ve yürütülecek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından.

Bugüne kadar nitelikli yabancı yatırımcı ve çalışanlara ilişkin Türkiye’de çalışmalarına ilişkin bir kolaylık yokken ülkemizin kalkınmasını destekleyecek, yatırımlar yapacak, bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikli yabancılara ülkemizde süresiz çalışma ve ikamet sağlayan Turkuaz Kart verilecek ve bu uygulama başlatılacak. Birçok gelişmiş ülkede başarılı bir şekilde ülkenin ekonomisine ciddi katkılar sağlayacak şekilde ve sermaye akımını hızlandıracak şekilde bu uygulama yürütülüyor. İnşallah Türkiye’de de bunu ektin bir şekilde kullanacağız. Buda son derece önemli. Ayrıntıları önümüzdeki, yakın zaman içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edeceğimiz tasarıda yer alacak.”

Türkiye’de şirket ortaklarına verilen bağımsız çalışma izinlerinin de kolaylaştırılacağını vurgulayan Canikli, Türkiye’de kısa süreli hizmet verecek yabancı ve stajyerlere de belli şartlarla çalışma izni verileceğini bildirdi.

Canikli, şunları kaydetti:

“Genelde Suriyeliler, özelde benzeri mülteciler için Türkiye’de özellikle iş piyasasının ihtiyaç duyduğu alanlarda iş gücü açığını karşılamak amacıyla ve o hedefle Suriyelilere yönelik olarak daha kolay çalışma izni verilmesinin önü açılmaktadır.

Aynı şekilde, ülkemizde geçici süreyle proje bazlı çalışacak mimar ve mühendislere ilişkin çalışma izni için süreç kolaylaştırılıyor. Yabancı bilim adamı ve araştırmacıyla AR-GE merkezlerinde çalışacak yabancılara kolaylık sağlanıyor. Yabancı öğrencilere İş Kanunundaki kısmi çalışma hakkı getiriliyor.

Güvenlik nedeniyle yabancılara ait çalışma izinleri sadece yabancının yurda giriş yasağı olması halinde reddedilebiliyordu. Onun dışında kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni açısından bir değerlendirme ve reddetme imkanı söz konusu değildi. Bu düzenleme ile, bu tasarıyla Türkiye’ye giriş yasağı olanların dışında ayrıca kamu sağlığı, kamu güvenliği ve kamu düzeni açısından sakıncalı kişilerin çalışma izinlerinin iptal edilmesi hususu yasal statüye kavuşturulmaktadır. Esasında bu uygulanıyor ama yasal bir düzenleme olmadığı için mahkemeler tarafından çoğunlukla iptal edilmektedir. Bu sakıncanın ortadan kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.”

“Böyle bir karara Türkiye’nin kayıtsız kalması mümkün değil”

Açıklamalarının ardından Canikli, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, “Almanya Parlamentosu’nda sözde Ermeni soykırımına ilişkin alınan kararın ardından Türkiye’nin bazı yaptırımları hayata geçireceği söylenmişti. Dışişleri Bakanlığının bu konuda bir eylem planı çalışması vardı. Bu konu toplantıda gündeme geldi mi? Almanya’nın Türkiye’den İncirlik Üssü’ne ilişkin talepleri vardı. Anlaşmaya yakın olunduğu belirtiliyor. Gelinen son durum nedir?” sorusuna Canikli, şu yanıtı verdi:

“Almanya’nın İncirlik Üssü’nden bir talebi doğru, bir talebi söz konusu. Bu taleple ilgili verilmiş hiç bir karar söz konusu değildir. O kadar söyleyeyim. Onun dışındaki talep doğru. Onun dışındaki değerlendirmeler spekülasyondan ibarettir.

Bununla ilgili elbette ilgili tüm kuruluşlarımız yapılabilecek olanların çalışmalarını yapıyorlar şuanda. Takdir edersiniz ki hassas bir konu. Bu çalışmaların tabii kamuoyunun çok açık göz önünde olmaması gerekiyor. Ama böyle bir karara Türkiye’nin kayıtsız kalması mümkün değil. Fakat bu çerçevede neler yapılabilir ve özellikle bu kararın ortadan kaldırılması mümkün olabilir mi? Ve olabilirse öncelikli olarak bu amaca yönelik olarak ne gibi adımlar atılabilir, bununla ilgili kurumlar çalışmalar yapıyor. Şu an itibariyle bu çalışmalar devam ediyor.”

Diploma tartışmaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili iddialara ilişkin bir soru üzerine, Erdoğan’ın diplomasının, diplomayı düzenleyen üniversite tarafından sayısız kereler kamuoyuyla paylaşıldığını, bu konuda en ufak bir tereddüdün söz konusu olmadığını söyledi.

Diploma üzerinde her türlü çalışmanın yapıldığını ifade eden Canikli, “Başkaları tarafından özellikle yapıldı, kriminal çalışmalar da dahil olmak üzere. Çünkü zaman zaman yaptıkları açıklamalardan bunu anlıyoruz. Bütün bu gerçeklere rağmen yapılan bu tartışmalar kasıtlıdır ve ahlaki değildir. Orada hiçbir sorun yok” diye konuştu.

Canikli, “Dün yayımlanan bir programda ‘Namaz kılmayan hayvandır’ diyen profesörle ilgili gerekli yasal işlemler yapılacak mı? Bu sözlerle ilgili görüşünüz nedir?” sorusu üzerine, programı izlemediğini, haber yapılması üzerine konudan haberdar olduğunu belirtti. Nurettin Canikli, şunları söyledi:

“Eğer zaten suç konusu teşkil ediyorsa gerekli soruşturmalar, kovuşturmalar yargı mercileri tarafından, mahkemelerimiz tarafından yapılır. Bunun önünde bir engel yok. Hükümet olarak, Bakanlar Kurulu olarak bir adım atmamız, bir müdahalede bulunmamız söz konusu değil. Zaten suç ise gereken yapılır. Onun bir cezayı gerektiren bir eylem ya da söz olup olmadığının takdiri bize ait değil onu biz söylemeyiz. Şahsımıza ait bir değerlendirme farklı algılanabilir. Yargı süreci başlamıştır muhtemelen bilemiyorum, suç olarak telakki ediliyorsa savcılar zaten gereğini yapar. Şahsi görüşümüzün burada açıklanması farklı algılara, anlamlara yol açabilir.”

“Eşcinsellerin yapmayı planladığı onur yürüyüşüne bu sene izin verilecek mi, Orlando’daki saldırının ardından şayet verilecekse ek güvenlik önlemleri alınması düşünülüyor mu?” sorusuna karşılık da Canikli, “Bu tür izinler verilirken, izin veren makamların göz önünde bulundurdukları bazı kriterler var. Yasalarla belirlenmiş, kendilerine verilen birtakım kriterler var. Dolayısıyla böyle bir talepte yetkili merciler bu kriterler açısından bir sakınca olup olmadığına bakacaklar, yok ise bu izinleri verecekler. Eğer izin verilirse bununla ilgili elbette güvenlik tedbirleri alınır” dedi.

Yurt dışında verimli arazi kiralanması

Nurettin Canikli, “Yurt dışında verimli arazi kiralanmasından bahsettiniz. Ülkeler belirlendi mi, bu arazilerde ne ekilip biçilecek? Buna gereklilik var mı?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Var. Biz özellikle yağlı tohumlarda çok ciddi ithalat yapıyoruz, ciddi döviz ödemelerimiz söz konusu. Bunları örnek olarak söylüyorum, pamuk aynı şekilde, bunlar stratejik ürünler aslında. Gelecek açısından da tüketimi, kullanımı artacak ürünler. Türkiye’nin toprakları ve tarım potansiyeli belli, sınırlı. Bütün bunları karşılayacak bir imkanımız yok. Eğer ikame edip bir üründen başka bir ürüne geçtiğinizde geçtiğiniz ürünün açığını kapatıyorsunuz ancak bu sefer ekmediğiniz üründe açık çıkıyor ve ithal etmek zorunda kalıyorsunuz. Kesin çözüm, bunu birçok ülke, büyük ülkeler yapıyor, bu ülkeler bellidir. Ama bunları konuşmaya gerek yok. Bu tür adımlar hassas bir çizgide yürütmeyi gerektiren konular. Hangi yöntemle elde edilebilecekse usulüne uygun bir şekilde kiralama ya da başka yöntemlerle, oralarda büyük arazilerden bahsediyoruz, açığımızı, ihtiyacımızı giderecek şekilde ürünün ekiminin yapılabileceği başka ülkelerdeki arazilerden bahsediyoruz. Usulüne uygun şekilde buralarda kiralanıp ya da elde edilip bu ekimler yapılacak. Türkiye’nin ihtiyacı öncelikle karşılanacak.”

Canikli, o ülkelerdeki iş gücünün nasıl sağlanacağı sorusunu da “Maliyet karşılaştırması açısından bakıldığında, iş gücü maliyetleri Türkiye ile bu tür ülkeler kıyaslandığında isim vermeye gerek yok ama genel bir değerlendirme yapılabilir, ‘O ülkelerdeki iş gücü maliyetleri daha düşük’ diye bir genelleme yapılabilir. Bu gerçekten hareketle verimin maksimize, maliyetlerin minimize edilmesi kuralı gereği öyle bir durum söz konusuysa tercih oradan yapılır ama elbette daha bilimsel daha nitelikli aranılan alanlarda bazı elemanlar Türkiye’den sağlanabilir, başka ülkelerden de sağlanabilir” şeklinde yanıtladı.

“Fetullah Gülen’in ABD gizli servisi CIA için kendi isteğiyle ajanlık yaptığı yönünde bir haber yer aldı. Size böyle bir bilgi ulaştı mı” sorusu üzerine de şunları kaydetti:

“Paralel Devlet Yapılanması olarak bilinen terör örgütünün Türkiye’deki faaliyetlerinin tamamen bertaraf edilmesi ve Türkiye’nin güvenliğine zarar verir olmaktan çıkarılması için çok yoğun çalışmalar yürütülüyor. Elbette hukuk içerisinde, tamamen yasalar, yasaların verdiği yetki ve imkanlar çerçevesinde bu çalışma yürütülüyor, yürütülmeye de devam edilecek. Bu tip konuların, söylediğiniz hususların ispatı kolay şeyler değil. Bu tip iddialar hep gündeme gelir. Hatta ispat etmek de hemen hemen mümkün değil. Sadece bu konu için söylemiyorum, özellikle ‘ajan, istihbarat’ kelimelerinin geçtiği bir cümlede bu tür tespitlerin yapılması, tüm dünya için geçerli, hemen hemen imkansızdır. Özellikleri gereği bu tür çalışmalar hep gizli yürütülür, farklı yöntemler kullanılır. Ama biz bu mücadeleyi kararlılıkla yürüteceğiz, önemli sonuçlar da elde edilmiş vaziyette. İnşallah artık Türkiye’ye diğer bütün terör örgütleri gibi tehdit olmaktan çıkartılacak aşamaya kadar bu mücadelemiz devam edecek.”

“Verilen sözlere uygun bir düzenleme yapılacak”

Özel güvenlikle ilgili düzenlemenin sorulduğu Canikli, bu konuda taslak aşamasındaki çalışmanın ilgili bakanlıklara görüşe gönderildiğini belirterek, “Dolayısıyla şu anda taslakta yer alan hususlar henüz netleşmediği için şu şekilde olacak diye bir netleştirme imkanımız yok. Ancak tasarı haline geldikten sonra. O taslak zaten bugün haber olarak da vardı, oradakiler görüş sadece. İlgili kurumların da görüşü alındıktan sonra nihai şekli verilecek, Bakanlar Kurulu’nda görüşüldükten sonra da TBMM’ye sevk edilecek. Şu aşamada net olarak bu olgunlaşmıştır ve söylediğiniz hususta düzenleme şu şekilde olacaktır diye bir netlikle söyleme imkanımız yok” diye konuştu.

Yabancılara çalışma iznine ilişkin soru üzerine Canikli, bu konudaki uygulamaların hiçbir şekilde Türk vatandaşlarının iş imkanını kısıtlamayacağını belirtti.

Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak, Ar-Ge çalışmalarına destek verecek, Türkiye’nin daha üst seviyede teknoloji yoğun mal ve hizmet üretimine katkı sağlayacak kişiler söz konusu olduğu alanlarda yabancılara esneklik sağlandığını ifade eden Canikli, ihtiyaç olmayan alanlarda yurt dışından gelenlerin olması ve bunlara çalışma izni verilmesinin hiçbir mantığı bulunmadığını aktardı. Canikli, bu konudaki düzenlemelerin, ülkedeki yatırım ortamının iyileşmesine ve teknolojiyi daha kısa sürede üretme imkanına katkı sağlayacağını bildirdi.

Nitratlı gübreye ilişkin düzenlemelerin sorulduğu Canikli, satıcıların elinde satışı yasaklanan 280 bin ton nitratlı gübre bulunduğunu, bunun bir mağduriyet yaratmasının düşünülemeyeceğini aktardı. Canikli, “Zaten satışların en az olduğu bir dönem. Düşünün 1,5 milyon ton nitratlı gübre satışında 280 bin ton yaklaşık yüzde 20’nin bile altında bir orana tekabül etmektedir. Bu rakamlar dikkate alındığında herhangi bir mağduriyet söz konusu değildir. Zaten satış izni verilmiş olsaydı şubata kadar bu rakamların belki yarısı, belki daha azı satılacaktı. Çünkü teknik nedenlerle nitratlı gübrenin en az kullanıldığı dönem bu dönem. Yoğun olarak şubattan sonra kullanılıyor. Şubattan sonra da gerekli altyapı çalışmaları, izlenmesine, takibine ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalar tamamlanacak ve insanlar satışlarını yapmaya devam edecekler” dedi.

Taşeron düzenlemesinin sorulması üzerine Canikli, bu konuda teknik çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Maliye Bakanlığımız bünyesinde, ilgili bütün bakanlıkların da katılımıyla. Türkiye’de çok büyük bir problemi çözecek olan bir düzenleme. Çok fazla teknik bileşenleri söz konusu. Her biri ayrı ayrı problem olan teknik detaylar var, onların çözülmesi gerekiyor. Şu an o aşamadayız. Takvim vermek istemiyoruz ama çok uzun zaman alacağını tahmin etmiyoruz. Tabii verilen taahhütler, sözler var. O verilen sözlere uygun bir şekilde, onun özüne uygun bir şekilde düzenleme yapılacaktır” diye konuştu. AA