Türkiye’yi terörle terbiye edeceğini sananlar beyhude uğraşıyorlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi terör örgütleri aracılığıyla, terör eylemleriyle, teröristlerle terbiye edeceğini, istediği şekilde yönlendireceğini sananlar beyhude uğraşıyorlar. Bizim için şehitlik mertebelerin en yücesidir” dedi. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde şehit yakınları ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Burada yaptığı konuşmada, gazi ve şehit yakınlarına “Milletin evine hoş geldiniz.” diye seslenen Erdoğan  İstanbul Vezneciler’de gerçekleştirilen bombalı […]

Eklenme: 8 Haziran 2016 - 08:52 / Son Güncelleme: 8 Haziran 2016 - 12:06 / Editör: Oğuz AKÇAKOCA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde şehit yakınları ve gazilerle iftarda bir araya geldi. ( Cumhurbaşkanlığı / Murat Çetinmühürdar - Anadolu Ajansı )

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi terör örgütleri aracılığıyla, terör eylemleriyle, teröristlerle terbiye edeceğini, istediği şekilde yönlendireceğini sananlar beyhude uğraşıyorlar. Bizim için şehitlik mertebelerin en yücesidir” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde şehit yakınları ve gazilerle iftarda bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, gazi ve şehit yakınlarına “Milletin evine hoş geldiniz.” diye seslenen Erdoğan  İstanbul Vezneciler’de gerçekleştirilen bombalı saldırıda şehit olan polislere ve vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar diledi. Erdoğan, şehit yakınlarına ve millete taziyelerini iletti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek ramazan ayının daha ilk gününde milletimizi kana ve acıya bulayan gözü dönmüş bu teröristlerin bırakın bu aziz milletin mensubu olmayı, bırakın müslüman olmayı, insanlıkla da ilişkileri olamaz.” diyen Erdoğan, “Bu teröristler milletimizin mensubu olsalar kendi kardeşlerine saldırmazlar, Müslüman olsalar ramazan günü kan dökmezler, insan olsalar sokak ortasında bu şekilde bomba patlatmazlar” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’in bu kişileri “hayvandan daha aşağı” diye tarif ettiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’yi terör örgütleri aracılığıyla, terör eylemleriyle, teröristlerle terbiye edeceğini, istediği şekilde yönlendireceğini sananlar beyhude uğraşıyorlar. Bizim için şehitlik mertebelerin en yücesidir. İşte bugün burada şehit yakınlarımız ve gazilerimizle birlikteyiz. Toprağa verdiğimiz her şehidimiz, gazilik mertebesine ulaşan her kardeşimiz, devlet ve millet olarak varlığımızın, birliğimizin, geleceğimizin adeta birer mührü, birer kilidi gibidir. Biz şehitlerimizi hatıralarını inşallah ilelebet yaşatacağız. Ama bu insanlık dışı eylemleri yapan teröristler sadece ve sadece nefretle, lanetle, tiksintiyle anılacaktır. Rabbim, şu mübarek günlerde milletimizi ve vatanımızı korumak için görev yapan tüm askerlerimizi, polislerimizi, korucularımızı tüm güvenlik görevlilerimizi esirgesin, korusun, onların yar ve yardımcısı olsun.”

“Tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa katılanlara sofrayı şereflendirdikleri için şükranlarını sundu. Ramazan ayının Türkiye, bölge ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Ramazan’ın 6 yıldır tüm dünyanın gözü önünde katledilen Suriyeli komşularımıza, gözü yaşlı Mısırlı, Iraklı, Yemenli, Filistinli, Afrikalı kardeşlerimize rahmet ve bereket getirmesini diliyorum. Bir kez daha milleti, bayrağı, vatanı ve devleti için canlarını feda eden bir gül bahçesine girercesine kara toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Vatanımızı, istikbalimizi, birlik ve beraberliğimizi canları pahasına savunan bu kutlu mücadele sırasında yaralanan, sakatlanan tüm gazilerimize milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.”

Erdoğan, şehit yakınlarına da sabırlar diledi. Şehit ve gazilerin ülke için yaptıkları fedakarlığın, ödedikleri bedelin büyüklüğünün ifade etmeye kelimeler yetmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, “Onlar, sahurlarda, iftarlarda, kandiller yansın, teravihlerde kubbeler ‘Allah’ kelamı ile inlesin diye canlarını feda ettiler. Onlar Sultan Ahmet’te, Hacı Bayram’da, Süleymaniye’de, Diyarbakır Ulu Cami’de bayram sabahları hiç eksik olmasın diye şehit oldular. Şehitlerimiz bizim istiklalimizin, bu topraklardaki şanlı tarihimizin ölümsüz sembolleridir. Bizim tarihimiz, şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarının tarihidir. Malazgirt’i Battal Gazi’den, İstanbul’un fethini Ulubatlı Hasan’dan ayrı düşünebilir miyiz? Çanakkale şehit Onbaşı’nın cesareti, kınalı Hasan Ağa’nın saflığı, doktor Tarık Nusret’in özverisi olmadan okunabilir, anlaşılabilir mi?” diye konuştu.

“Yeni istiklal mücadelesi…”

“Bu durum önce bin yıl önce yüz yıl önce nasılsa bugün de öyle. Bugün de askerimiz, polisimiz, köy korucumuz tam bir seferberlik ruhuyla Doğu ve Güneydoğu bölgemizde terör örgütüne ve örgütün ipini elinde tutan şer odaklarına karşı büyük bir kahramanlık destanı yazıyor” diyen Erdoğan, şehit yakınlarının Türkiye’nin yeni istiklal mücadelesini adım adım zafere taşıdığını vurguladı.

Şehit ve gazilerin Türkiye’yi parçalamak isteyenlere karşı mücadele ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“20 Temmuz’dan bu yana bazı ilçe ve mahallelerimizde açılan çukurlarla, bombalı barikatlarla başlayan saldırılar karşısında verdiğimiz mücadele sıradan bir terörle mücadele operasyonu değildir. Son örneğini bugün İstanbul’da yaşadığımız bombalı saldırılar karşısında gösterdiğimiz metanet, teslimiyetin değil, kararlılığın ifadesidir. Hastanede yaralılarımız ziyaret ettim ve bu ziyaret esnasında kendileriyle yaptığım görüşmede onların metanetini gördüm. Çünkü bu mücadele milletimiz ve devletimiz için bir beka mücadelesidir, varlık, yokluk mücadelesidir. Yüzyıl önce binlerce kilometre ötelerden farklı milletlerin askerlerini Çanakkale önlerine getiren saik neyse bugün de dünyanın dört bir köşesinden teröristleri örgütün saflarında buluşturan neden aynıdır. O gün İstanbul’u işgal etmenin rüyası içinde 450 yıllık araya son verme özlemiyle gelenler, bugün de terör örgütünü aynı hedef için maşa olarak kullanıyor. Haçlı seferlerinin, Moğol istilasının, Sevr’in yarım bıraktığı işi bu kez terör örgütü üzerinden tamamlamak istiyorlar. Tüm ideolojik farklılıkları bırakarak, kanlı bıçaklı terör örgütlerini aynı çatı altında birleştiren sebep budur.”

Son dönemde terör örgütünün özellikle Kurşunlu Camii’nde olduğu gibi ibadethaneleri, tarihi eserleri, kütüphaneleri, hastaneleri ve okulları hedef aldığını belirten Erdoğan, “Bu saldırılarda bölgede din, medeniyet ve tarih namına ne varsa kökünü kazımayı amaçlıyorlar. Okulları yakmanın, camilere saldırmanın, yüzlerce yıllık kültür mirasını yok etmenin hak ve özgürlükle bir ilgisi olabilir mi? Kur’an-ı Kerim mushafına bomba tuzaklamak, bir insanın en ufak bir iman kırıntısı olan Müslümanın yapabileceği bir şey midir? Ancak biz bu son süreçte terör örgütünün bu eylemlerin kat ve kat fazlasını yaptığını görüyoruz” dedi.

Erdoğan, buna karşın bugünün Fatihleri, Ulubatlı Hasanları, Battal Gazileri ve Gazi Mustafa Kemallerinin tevazu içerisinde bu şer odaklarına karşı kahramanca mücadele ettiğini kaydetti.

Güvenlik güçlerinin, teröristlerin alçakça, kalleşçe saldırıları karşısında hukuktan, demokrasiden ve değerlerinden hiçbir taviz vermeden görevlerini başarıyla icra ettiklerini dile getiren Erdoğan, geride gözü yaşlı anneler, babalar, eşler ve çocuklar bırakarak vatan topraklarıyla kucaklaşan şehitlerin her birinin ayrı bir kahramanlık hikayesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde şehit yakınları ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı. ( Cumhurbaşkanlığı / Murat Çetinmühürdar - Anadolu Ajansı )

Salonu ağlatan hikaye

Gençlere örnek olması amacıyla bir hikayeyi anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüzbaşı Halil Özdemir, 27 Mart’ta Nusaybin’de şehit olmadan birkaç gün önce teröristlerle çıkan çatışmada ayağından yaralanır, tedavisinin ardından doktor kendisine istirahat raporu verir. Yüzbaşı Özdemir, raporu kabul etmeyerek, doktora, ‘Biraz evvel kardeşlerimi şehit verdim, istirahat bana haramdır, lütfen raporumu iptal edin’ diyerek rica eder. Doktorun ‘Bu halde sizi raporsuz gönderemem’ sözü üzerine hastaneden ayrılan yüzbaşımız, durumunu soran komutanlarına, ‘Çok iyiyim, küçük bir demir parçasıydı, hemen çıkardılar, pansuman yaptılar’ diyerek cevap verir. Ertesi sabah da pansumanlı ayağına bir numara büyük bot giyip, erkenden bölüğünün başına geçer. 3 gün boyunca ayağının acısından gözleri yaşararak mücadele eder ve sonunda şehadet şerbetini içer. Anadolu’yu bize vatan kılan ruh işte budur. İki gün önce Genelkurmay başkanı ile bir aradaydık. Gazetelerde bir resim çıkmıştı, Binbaşı Necmettin üşüyen yavruyu, kendi avuçlarından o ruhundan gelen sıcak buharla onu ısıtmaya çalışıyordu ve ondan bir müddet sonra gözlerinden yaralandı, GATA’ya getirdiler. GATA’da kendisiyle komutanımız bir görüşme yaptı. Kendisine ‘hadi kırsala’ deyince de ’emriniz olur, komutanım’ dedi. Bana bunu anlatınca ‘Telefon var mı komutanım’ dedim, ‘Hemen bağlayalım’ dedi. Ben de kendisini telefonla aradım, yarın da inşallah ziyaretine gideceğim. Muhabbetimizi yaptık, ‘Bak dedim, komutanımız şu anda yanımda, seni kırsala bekliyor’ dedim. ‘Emri olur’ dedi. İşte şehadete iman, şehadete koşmak budur. Çanakkale’de yedi düvele karşı koyan inanç işte budur.”

Erdoğan’ın bu konuşması sırasında salondakiler, duygu dolu anlar yaşarken, katılımcıların gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.

Tüm yokluğa, sıkıntılara rağmen Kurtuluş Savaşı’nın zaferle taçlandırıldığını aktaran Erdoğan, 20 Temmuz’dan bu yana da verilen her şehidin hayatının bunun gibi onlarca kahramanlık örnekleriyle dolu olduğunu ifade etti.

Mehmet Akif Ersoy’un “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” mısralarını okuyan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bizim bu topraklarımız sıktığın zaman oradan şüheda fışkırır. Bu milleti yüzyıllardır ayakta tutan inanç, aşk ve ruh diri olduğu müddetçe evelallah kimse bu vatanı parçalayamayacak. Nasıl yüz yıl önce geldikleri gibi gittilerse, bugün de terör örgütünü üzerimize salanlar, onu bir koç başı gibi kullananlar, bir kez daha hezimete uğrayacaklardır. Nitekim uğruyorlar da. Örgüt, son bir yılda, tarihinin en büyük bozgununu yaşadı. Kazdıkları çukurlar, hendekler kendilerine mezar oldu. Milleti bölmek için yerleştirdikleri bombalı düzenekler ellerinde patladı. Güvenlik kuvvetlerimizin yaptığı operasyonlar neticesinde 20 Temmuz’dan bu yana 7 bin 600 terörist yurt içinde ve yurt dışında etkisiz hale getirildi. Saklandıkları inlerin, sığınakların, barınma alanlarının büyük bir kısmı yok edildi, yok ediliyor. İnşallah operasyonlarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz. Terörün kökünü kurutuncaya, terör sorununu bu ülkenin gündeminden kaldırıncaya dek mücadelemizi sürdüreceğiz.”

“Şehit yakınları ve gazilerin hakları genişletildi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit yakınları ve gaziler için birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini bildirdi. Düzenlemeler hakkında bilgi veren Erdoğan, şehit yakını ve gazilerin 45 ana başlık altında toplanmış hakları bulunduğunu söyledi.

Şehit yakınları ve gazilerden gelen talepler üzerine 2012 ve 2013 yıllarından iki ayrı kanuni düzenleme yaptıklarını aktaran Erdoğan, bu düzenlemelerle şehit yakınlarına tanınan istihdam hakkının birden ikiye çıkarıldığını, terörle mücadele kanunundaki tazminat ve aylık hakkının kapsamını genişlettiklerini, ağır maluliyeti olan gazilere sağlanan bakım desteğini, köy korucuları ve sivilleri de kapsayacak şekilde yeniden düzenlediklerini bildirdi.

Şehit yakınları ve gazilerden sosyal yardımlardan yararlanabilmeleri için aranan sosyal güvence şartını kaldırdıklarını, çalışan malul gazilerin maluliyet ve emekli aylıklarının kesilmemesini sağladıklarını belirten Erdoğan, “İnşallah bu konuda her zaman sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Fakat hepimizin şu hakikati çok iyi idrak etmesi gerekiyor. Dinimizde bir insanın peygamberlikten sonra ulaşabileceği en yüce mertebe şehadettir. Şehitler, rabbimizin misafirleridir. Şüphesiz hepimiz bir gün taşıdığımız bu can emanetini gerçek sahibine iade ederek, ebedi aleme irtihal edeceğiz. Bu süreçte bize düşen bu hayat yolculuğunu hakkın rızasına uygun bir şekilde tamamlamak, son nefesimizi de imanla verebilmektir. Rabbim hepimize şehitlerimiz gibi dünya imtihanını hakkıyla vermeyi nasip eylesin” diye konuştu.

Erdoğan, tüm milletin ramazan ayının mübarek olmasını, tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin kabul olmasını temenni etti. AA