Turşu alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Kış mevsiminin yaklaşması bu mevsimin vazgeçilmezlerinden olan turşuyu aklımıza getirdi. Ankara’da turşu denince akla ilk gelen 52 yıllık turşucu Hüsmen Ağa ile turşunun dününü ve bugününü konuştuk, detaylar haberimizde…

Eklenme: 18 Ekim 2016 - 09:03 / Son Güncelleme: 18 Ekim 2016 - 9:05 / Editör: Büşra Kılıç

Zafer DENİZ- Ticari Hayat Gazetesi(Ankara)- Ticari Hayat gazetesi olarak 52 yıldır Ankara’da en iyi turşucular arasında gösterilen ve Çubuk turşusu satmasıyla bilinen Hüsmen Ağa turşucusuna konuk olduk.

Hüsmen Ağa dükkan çalışanı Mehmet Yılmaz karşılıyor müşterilerini. Esnaf  Yılmaz  3. kuşak olarak babadan aldığı mesleği başarı ile sürdürüyor.
Hüsmen Ağa’yı kuran dedelerinin Selanik göçmeni olduğunu hatırlatan Yılmaz,  dükkanı kuran kişinin isminin Hüsmen Ağa olmadığını, Hüsmen Ağa isminin Selanik’te çok popüler olmasından dolayı bu ismin konulduğunu ifade etti.

‘Çubuk turşusu coğrafi işareti olan bir turşudur’

Türkiye’de turşu satışı yapılan yerler arasında ilk 10’da yer aldıklarını öne süren esnaf Mehmet Yılmaz,”Bizim sattığımız turşu Çubuk turşusudur. Çubuk turşusu coğrafi işareti olan bir turşudur. Yani içinde kullandığınız ürünlerin oranları bile bellidir. Sattığımız turşuların üretimini Çubuk’ta  Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından belirtilen oranlar doğrultusunda özelliklerine uygun olarak yapıyoruz” dedi.

‘Ankaralılar salatalık turşusunu daha çok tercih ediyor’

Çubuk turşusu denilince akla ilk gelen turşunun salatalık turşusu olduğunu anımsatan Yılmaz, Çubuk turşusu özelliğinin Ankara’nın Çubuk ilçesinde üretilmesinden kaynaklandığını söyledi ve ekledi: “Ankaralılar Çubuk turşusunun özellikle salatalık turşusu olanını daha çok tercih ediyorlar. “

‘Turşu sezonu eylül ayından sonra başlıyor’

Turşunun sezonunun kış mevsimine yaklaşılmasıyla açıldığını anlatan Yılmaz, eylül ayından sonra turşu satışlarının artmaya başladığını, mayıs ayından sonra yaza yaklaşılmasıyla birlikte satış oranlarında düşüş yaşandığını dile getirdi.

‘Çok çeşitli turşu yapılabilir’

Çok çeşitli turşu yapılabileceğini belirten Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:” Turşu çeşitleri arasında Pezik turşusu, türlü turşusu, lahana turşusu, biber turşusu, domates turşusu, kırmızı domates turşusu, patlıcan dolması turşusu, lahana dolması turşusu, pancar turşusu, bamya turşusu, fasulye turşusunu sayabiliriz. Özellikle Karadeniz’de yaşayanlar fasulye turşusunu seviyorlar. Fasulyenin kızartmasını yapıyorlar. Yeşil kozalağa kadar her şeyin turşusu yapılabilir.”

‘Turşu ölmeyen bir sektördür’

Turşunun geleneklerimizden gelen en doğal ürün olduğuna dikkat çeken Yılmaz: “Turşu ölmeyen bir sektördür. Ölmeyen bir sektör olmasının nedeni doğal ürün olması, ayrıca prebiyotik olduğu için hem bağırsakları güçlendiriyor, hem de vücut direncini arttırıyor. Bitkisel ürünleri turşudan daha doğal olarak yiyemezsiniz. Çünkü turşunun içerisine giren ürünler turşu yapıldığında da vitaminlerini koruyor. O yüzden doğal kabul ediliyor”  dedi.

Turşu alırken nelere dikkat etmeliyiz ?

Esnaf Yılmaz turşu alırken dikkat etmemiz gereken özellikleri şu şekilde sıraladı: “Kullanılan malzemenin iyi olması için bitkiler özellikle yaralı olmamalı, yanmış olmamalı. Limon katkısı olan ve sirke oranı daha az olan turşular tercih edilmeli. Alınan yere dikkat edilmeli. Turşunun içerisine koruyucu bir madde katılmaması gerekir. Tuz oranları turşuyu korumak için konuluyor.”