Üniversitelerde ‘Deprem Tahmin Dersi’ konulmalı

“Karıncalarla depremi bilen adam” olarak tanınan ve evinde karınca kolonisi kuran emekli öğretmen Kadir Sütçü, üniversitelerin Deprem Mühendisliği bölümlerine ‘Deprem Tahmin Dersi’ konulması gerektiğini belirtti.

Eklenme: 19 Ekim 2016 - 09:08 / Son Güncelleme: 19 Ekim 2016 - 9:08 / Editör: Büşra Kılıç
deprem

“280 TAHMİNİMDEN 247’Sİ DOĞRU ÇIKTI”

Sabit ÖZKESER- Çukurova Press Gazetesi(Adana)- 5-7 Ekim 2016 tarihleri arasında “Çukurova Üniversitesi Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Sempozyumu” na katılmak üzere Adana’ya gelen Sütçü, Çukurova Press’in deprem ile ilgili sorularını yanıtladı. 10 yıldır deprem tahmini üzerine çalışmalar yaptığını ve son 1 yıl içerisinde dünya genelinde yaptığı 280 deprem tahmininden 247 tanesinin doğru çıktığını ve başarı oranının yüzde 91.6 olduğunu söyledi.
Üniversitelerde yapılan bilimsel sempozyumlara makale yazarak katılmak ve sunum yapan Kadir Sütçü’ye yönelttiğimiz sorular ile aldığımız yanıtlar şöyle:

“PROF.DR.GÜNİZ AKINCI KESİM İLE ÇALIŞIYORUM”

Deprem tahmini ile ilgili çalışmalarınız nasıl başladı ?

11 Kasım 1999 günü bahçemde gezerken, karıncaların yuvalarından kaçıp erik ağacının gövdesine dolandıklarını gördüm. Ziraatçı olduğum için dikkatimi çekti tabii. Ertesi gün 12 Kasım’da Düzce depremi oldu. O günden sonra gözümü karıncalardan ayırmamaya karar verdim. Yarısı bahçemde, yarısı evde ve her birinde biner marangoz karınca olmak üzere 24 kolonim var. 10 yıldır Kandilli Rasathanesi’nin deprem kayıtlarıyla karıncalarımın hareketlerini karşılaştırıyorum. 2013 yılında Antalya’da coğrafya konusunda yapılan bir makaleyi bütün coğrafyacılar yani uluslar arası sempozyuma katılan 400 bilim adamıyla beraber bu projeyi sunduk. 2015 yılında da Atmosfer Bilimleri Sempozyumu’nda, üçüncü makalemi de İTÜ’de sundum. Bütün çalışmalarımızda daha çok bu bir bilimsel belge oldu. Çalışmalarımızı belgeliyoruz. Aslında emekli öğretmenim. Makale yazmayla işi olmaz. Bu genellikle makaleyi yapmış akademisyenlerin işidir. Ama şu anda bize yardımcı olan Prof.Dr.Güniz Akıncı Kesim ile birlikte 4 yıldır çalışıyoruz. Ayrıca ailecek bir hobi olarak çalışıyoruz. Her gün genellikle Prof.Dr. Güniz Akıncı Kesim imzasıyla çalışıyoruz ve çalıştığımız tüm konuları da makaleleştiriyoruz. Yazdığımız zaman da bilimsel sunum yapan sempozyumları takip ederek bunlara katılıyoruz. Bu sempozyumun konusu Meteorolojide uydu görüntüleri ile deprem ilişkilerini anlatıyoruz. Daha önceki sempozyumlarda farklı konular ama şimdi bizim çalışmalarımızda iki ayağımız da yere basıyor. Uydu görüntüleriyle depremin ilişkisi var.
-Çalışmalarınızda neler tespit ediyorsunuz ?
Bulutları ve bulut yönlerini girdaplarını, jet akınlarını koridorlarına meydana getiren faktör depremler oluyor uydudaki fotoğraflarda. Biz de o uydu fotoğraflarını takip ettiğimizde depremlerin nerede olabileceğini görüyoruz.

“BAŞARI ORANIM YÜZDE 91.6’DIR”

Bu çalışmalarınızda bugüne kadar neleri tahmin ettiniz de çıktı?
16 Nisan 2006 yılında çalışmalarımıza başladı ve 10 yıl oldu.15 Eylül 2015 Eylül itibariyle tahmin etmeye başladık. Dünya genelinde tahmin ediyoruz. Şu ana kadar son 1 yılda yaptığımız tahmin sayısı 280. Bunun 247 tanesi doğru çıktı, 22 tanesi tutmayan, 11 tanesi bekleyen ve yüzde 91.6 başarı oranı, yüzde 8.4 başarısızlık var. Bu aynaya baktığınız zaman İstatistik Bilimi bizi anında kabul etmesi gerekir.

“DEVLET 10 YILDAN SONRA BENİ ÇAĞIRDI”

Devlet bu tahminlerinizle sizi hiç çağırdı mı ve bu konudaki çalışmalarınıza destek verdi mi ?
14 Ağustos 2016 tarihinde darbeden sonra FETÖ’nün deprem konusuyla ilgili basında çıkan açıklamalarının ardından ben ‘İstanbul ve çevresinde böyle bir deprem yok’ dedim. Bu konuda 6.3 büyüklüğünde bir deprem olabilir. Fakat bu bir hafta içinde İstanbul’un dışında genellikle Yunanistan istikametinde olduğunu yazdım ve bu deprem 24 Ağustos’ta 6.2 büyüklüğünde İtalya’da meydana geldi, hava fotoğraflarına bakarak. Amerika’nın tahmini yanlış çıktı. O 14 Ağustos’ta sıcaklığın düşmesiyle birlikte İstanbul’da deprem olacağını söylediler ama karıncalar buna izin vermedi. Karınca Laboratuvarımız bu depreme izin vermedi. Bir gün evde otururken 15 Ağustos’ta bir telefon geldi. Ben Abdülkadir Yörükoğlu Enerji Bakanı Müsteşarı. Bana sizi MTA’ya çağırırsak gelir misiniz dedi. Ben de gelirim dedim ve arkasından da MTA Genel Müdürü aradı.Beni 16 Ağustos’ta MTA Genel Müdürlüğü’nde biz size yetkililerle bir sohbet etmenizi istiyoruz dediler. Gidip, sohbet ettik. Oradaki olayda 19 Ağustos 1999 depremi doğal mı suni mi ? Bununla ilgili birkaç söyleşi yaptık. Ben de dedim ki, Temmuz ayından sonra Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alıp bana hava fotoğraflarını gönderirseniz bunun doğal mı suni mi olduğunu çözebileceğimi söyledim. Bu arada benden isteklerini söylediler. Ben de Karınca Laboratuvarının yanına bir Meteoloji İstasyonu kurulmasını istedim. Sayın Cumhurbaşkanımıza Mart ayında yazdığım bir yazı ile Meteoroloji İstasyonu kurulabilir kararı verdiler ve ben de şu anda onlardan aletleri bekliyorum. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ortaya atılan deprem açıklamalarından sonra beni ciddiye almaya başladılar.

Uzaktan Algılama ile deprem tahmininde bulunuyorsunuz, şimdi ülkemizi bu konuda neler bekliyor, bir tahmininiz var mı ?
Şu anda öyle bir durum yok. Böyle bir durum olduğu zaman hem Faacebook sayfamızda hem de benim www.kadirsutcu.com sitemizde yazıyoruz. Bu yazdığımız tahminleri halkımız görüyor ve takip etmektedir.

Tahminlerinizde ülkemizde en yakın bölge neresidir ?

Doğru tahminlerimiz arasında Türkiye’de en yakın olarak Yalova depremini diyebiliriz. Bunun içinde Türkiye’de deprem oldu da yakalamadığınız depremler yok. Böyle bir olay olmaz. Prof.Dr.Ahmet Ercan Marmara bölgesi ve civarında 5.0 büyüklüğünde deprem olacağını söyledi ve o deprem Manisa’da meydana geldi. Hocamızın tahmini doğru çıktı.

“DERS KONULMALI VE ONU DA BEN VERMELİYİM”

Deprem tahminlerinizin büyük bölümü tuttuğuna göre, size hiç Türkiye dışından bir çağrı oldu mu?

Üniversitelerde deprem tahmini dersi yok. Deprem tahmini bölümü de yok. Ancak Deprem ,Jeofizik ve Meteoroloji mühendislikleri var. Bununla ilgili bölüm olmadığı için sizi üniversitelerin kabul etmesi söz konusu değil. Şu anda deprem tahmin dersleri konulmalı ve dersi verecek olan kişi de benim. Bunun programını da yaptım. Deprem Mühendisliği bölümlerine deprem tahmin dersi koymalılar. Meteoroloji Mühendisliği’nde zaten hava tahmini dersleri var, niçin Deprem Mühendisliği bölümünde deprem tahmini dersi yok. Bu dersler 3. Sınıfta meslek dersi olarak konulabilir. Birinci döneminde mesleğe tahmine giriş, ikinci dönemde de deprem tahmini konusunda bilgiler verilir. Daha sonra ayrıca; depremle ilişiği konusunda atmosferle ilgili ders verilebilir. Dördüncü sınıfın ikinci döneminde de tahminler yapılır bunu da Kandilli ve AFAD’ın sitesinde ched edilir. Böylece deprem tahmini dersi konulduktan sonra da buradan öğretim üyeleri yetişir, asistanlar yetişir ve Türkiye bunun dünyada lokomotifi olur.

Sizin gibi bu konuda çalışmalar yapanlar var mı ?

Sempozyumlara sunulan konularda bilimsel olarak yok. Hava fotoğrafları ile deprem tahmini yapılır tezini uygulayan yok dünyada. Uygulayan olmadığı için bu konuda tek olduğumuz için de zorluk çekiyoruz. Birkaç tane olsa, birbirimizle yarışa gideceğiz.

“NASA GELİP BENDEN BİLGİ ALACAK”

Sizin bu çalışmalarınızdan dolayı hiç yurtdışından davet aldınız mı ?

Hiç istemiyorum. Çünkü NASA gelip benden bilgi alacak. Bugüne kadarki yapılan çalışmalarda hep bilim insanları Amerika’ya gitti bilgi aldı bu kez bana gelecekler. Biz de duyarlılık canlıyı korumak. Bütün canlı olan her varlığa hizmet edeceğiz ve etmek zorundayız. Bu düşüncemiz olduğu için bu projedeyiz zaten. Bu projeden olduğumuzdan dolayı da hiç kimseden bugüne kadar 10 yıldan beri hiçbir destek alamadık. Biz desteği projemize istiyoruz. Ben yaşıyorum zaten, bana sabah 6 lira, akşam 6 lira ve gündüz de 12 lira lazım. Toplam 750 lira. Benim maaşım yetiyor zaten. Bu çerçevede düşündüğünüz zaman bir projeyi ücretli veya daha fazlasını isteyerek yürütme azminde değiliz. Ben de eşim de emekli öğretmeniz. Bu proje bizi gezdiriyor. Eğer şu anda emekli olup, evimizde kahveye gidip gelseydim ben bu projeyi yürütemezdim. Ben de kahvehane, içki, sigara alışkanlığı yok.