Unutulan gelenek ‘sinemalı düğünler’ belgesel oldu

Kilis’te, 1960-1980 yıllarında yaygın olan ve televizyonların yaygınlaşmasıyla unutulan “sinemalı düğünler” geleneği, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından çekilen belgesel ile bugünlere taşındı.

Eklenme: 7 Aralık 2018 - 17:28 / Son Güncelleme: 7 Aralık 2018 - 17:28 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Kilis‘te, 1960-1980 yıllarında yaygın olan ve televizyonların yaygınlaşmasıyla unutulan “sinemalı düğünler” geleneği belgesel oldu.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından çekilen ve genellikle açık hava sinemalarında vizyondaki bir Türk filminin izlenmesinin ardından yapılan düğünlerin anlatıldığı belgesel, yaklaşık 3 yıllık çalışmanın ardından ortaya çıktı.

Kilisli Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aşina Gülerarslan Özdengül’ün girişimleri sonucu çekilen belgeselin galası, kentin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde bu akşam yapılacak.

Özdengül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğum, ölüm, evlilik gibi insan yaşamına dair kilit zaman dilimlerinin, toplumsal yaşam içinde yüzlerce hatta binlerce yıldır belirlenmiş ritüeller çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtti.

Bu ritüellerin, kendi başlarına, ait oldukları toplumun karakteristik değerlerini ve yaşam tarzlarını anlatma konusunda oldukça önemli görüldüğünü anlatan Özdengül, şunları kaydetti:

“Çalışmamız 1960-1980 yıllarındaki dönemin, özellikle ekonomik, politik ve sosyal koşulları çerçevesinde o zamanlar küçük bir kasaba olan Kilis’te yapılan ‘sinemalı düğün’ uygulamasını belgeselleştirmeye yöneliktir. Sinemalı düğün uygulaması, dünyada eşine rastlanmayan bir evlilik ritüeli olarak karşımıza çıkıyor. Genelde kitle iletişim araçlarının, özellikle de sinemanın toplumsal etkileri üstünde sayısız akademik çalışmanın yapıldığını görüyoruz. Bu anlamda Selçuk Üniversitesi tarafından desteklenen bu projede de aslında sinemanın toplumsal anlamdaki ilginç bir katkısını, toplumu çok değişik anlamda etkilemesini ve değiştirmesini evlilik ritüelini ele aldığımız bir çalışma bu.”

“Sandalyeler kırılmasın diye ortaya çıkmış”

Amaçlarının, tamamen ortadan kalkan bir geleneği o dönemin tanıklarıyla yeniden yeni nesillere aktarmak olduğunu ifade eden Özdengül, özellikle son dönemlerde Kilis’te yaşanan olumsuz hadiseleri bir nebzede olsa unutturmak adına, yaklaşık 3 yıl önce başlattıkları çalışma ile bölge insanına geçmişte yaşadıkları keyifli ve unutulmaz hatıraları yeniden hatırlatmayı hedeflediklerini söyledi.

Özdengül, bahçelerde yapılan düğünlerin, 1960’lı yıllarda sinema salonlarına taşındığını kaydederek Kilis’te sinemanın ilk kurucularından Haşim Özyurt’un kiraya verdiği sandalyelerin kırılması veya tahrip olmasını engellemek için evlenecek çiftlere yaptığı teklif sonucu düğünlerin sinemaya taşındığını söyledi.

Çocukluğunun büyük bir kısmının Kilis’te geçtiğini ve dönemin tanıklarından olduğunu belirten Özdengül, “Sinemalı düğünler, ilginç bir şekilde insanların dramatik, komik ya da romantik bir Türk filmiyle gerçekleştirdikleri evlilik seremonisi aslında.” dedi.

“Kadınların sinemayla buluşmasını bir fırsat”

Özdengül, düğünlerin sinemaya taşınmasının özellikle kadınların sosyal hayata kazandırılmasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, “Özellikle de kadınların sinema salonlarına gitmesi o dönemde bir parça zor. Sinemalı düğünler bu anlamda kadınların sinemayla buluşmalarını sağlayan çok önemli bir fırsat aslında.” diye konuştu.

Beyaz perdenin büyüsünün evlilik seremonisiyle birleşmesinin güzel bir şey olduğunu anlatan Özdengül, Doç. Dr. Mete Kazaz, öğretim görevlisi ve yönetmen Evren Uslu, yönetmen yardımcısı Arzu Kazaz, prodüksiyonda çok büyük emeği olan Murat Uslu ve öğrencileriyle başladıkları çalışmanın tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“Gelin damat gelince film başlardı”

Vatandaşlardan Murat Kızılkaya ise 1960-1980 yıllarında düğünlerin sinemalarda yapıldığını belirterek, gelin ve damat içeri girdiğinde filmin başladığını aktardı.

“Öpüşme sahneleri” sırasında, filmin kesildiğini ve gençlerin sahneye çıkarak oynamaya başladığını ifade eden Kızılkaya, “İyi ve güzel bir gelenekti ama yıllar sonra sinemalar dar gelmeye başladı. O yıllarda yangın olayların yaşandığı ve insanların öldüğü söylenir. Ondan sonra özel düğün salonlarının yapılmaya başlanmasıyla gelenek unutulup gitti. Bu geleneğin belgesel olarak hazırlanmasına çok sevindim. Bu vesileyle o günleri yeniden yaşamış olacağız.” diye konuştu.

Ahmet Topalfatmaoğlu ise “sinemalı düğünler” geleneğinin belgesel olarak hazırlanmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Ağabeyinin düğününün de sinemada yapıldığını aktaran Topalfatmaoğlu, “Düğüne davet edilen kişilere sinema fişi verilirdi. Ailece sinemaya gelirler film izlendikten sonra düğün yapılır, takılar takılır sonra herkes dağılırdı. Bu geleneğimizin belgesel haline getirilmesi, anılarımızı tekrar canlandırması bizi çok mutlu ediyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

AA