Yarım Asırdır Dikiş Makinesinin Başında

Aydın’nın Efeler ilçesinde 1968’den beri terzilik yapan 70 yaşındaki Veysel Türk, zanaatını özveriyle icra ediyor.

Eklenme: 7 Aralık 2018 - 11:06 / Son Güncelleme: 7 Aralık 2018 - 11:06 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Efeler’deki Tarihi Hasır Pazarı’nda terzilik yapan  70 yaşındaki Veysel Türk, yarım asırdır mesleğini sabır ve özveriyle icra ediyor. 1949’da Karpuzlu’da dünyaya gelen Türk, ilkokulu bitirdikten sonra terzi çıraklığına başladığını söyledi. Çıraklık ve kalfalık döneminin ardından 1968’de dikiş makinesinin başına oturduğunu dile getiren Türk, o gün bugündür sayısız elbise diktiğini anlattı.

“Hiçbir günüm boş geçmiyor” 

10 metrekarelik dükkânında bıkmadan usanmadan çalışan Türk, “Terzilik, azim ve sabır gerektiren bir zanaat. Öğrenmenin sonu yok. Yarım asırdır bu işin içindeyim ama her gün yeni bir şeyler öğreniyorum. Mesleğimizi hazır giyim sektörü olumsuz etkiledi. Ancak son yıllarda geriye dönüş var. Hemen her gün takım elbise dikmekle uğraşıyorum. Hiçbir günüm boş geçmiyor” dedi.

Terzilikten elde ettiği gelirle iki evlat yetiştirdiğini, çocuklarının üniversiteyi bitirdiğini ifade eden Türk, “Bu meslekte yetiştirdiğim çıraklar oldu. Hala çalışanlar var. Bazıları da meslek değiştirdi. Terzilik tabii ağır bir meslek. Çocuklar 17 – 18 yaşına kadar mecburen okuyor. Bu yüzden çırak olma şansları yok. Yetkililer, çırak yetişmesini teşvik etmeli. Tamam, çıraklık okulları var ama orada meslek öğrenmeleri biraz zor oluyor” diye konuştu.

“Bırakmaya niyetim yok”

Müşterilerinin pek çoğunun ‘kemikleşmiş’ olduğunun da altını çizen Türk, şöyle devam etti: “40 yıldır gelen müşterilerim var. Sağlığım elverdiği ölçüde bu işi devam ettirmek istiyorum. Benim bırakmaya niyetim yok. Ama yarın gözüm görmez, bu ipliği iğneden geçiremem işte o zaman bırakırım. Kışın haftanın 7 günü buradayım. Çünkü  tek başıma olduğum için işleri yetiştiremiyorum. Onarımdan elbise dikimine kadar her işi yapıyorum. Yaptığımız bu iş aynı zamanda zevkli ve heyecanlı bir meslek. Diktiğim elbiseyi duvara asınca zevkle seyrediyorum.”

Kıvanç UĞUR – YENİ KIROBA