Yorgana Talep Çok Ama Çırak Yok!

Kahramanmaraş’ta gelişen teknoloji ile birlikte yok olmaya yüz tutan el sanatlarından biri olan yorgancılıkta aktif olarak çalışan usta sayısı gün geçtikçe azalıyor.

Eklenme: 26 Ağustos 2016 - 10:32 / Son Güncelleme: 26 Ağustos 2016 - 11:11 / Editör: BIK

Meliha Şeyda AKÇAKALE- Kahramanmaraş Manşet Gazetesi-  Çırak bulamadıklarından dolayı mesleğin bitme noktasına geldiğini vurgulayan dikim evi sahibi ve yorgan ustası Ali Kösesakal, “Böyle giderse 5-10 seneye dükkân kapatırız” dedi. Nesilden nesile usta çırak ilişkisiyle yaşatılan, üzerinde Türk kültürüne has motiflerin yer aldığı geleneksel yorganlar eski ilgiyi görmüyor. Genç kızların çeyizlerinin en önemli parçalarından olan, rengarenk kumaşlarla ve binbir emekle işlenerek dikilen yorganların yerini artık hazır satılan fabrika üretimi yorgan ve yastıklar aldı. 40 yılı aşkın süredir yorgan ustalığı yapan Ali Kösesakal yorgancılığın günümüzdeki sıkıntılarını hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu.

Kösesakal, “Çıraklık ve kalfelik eskilere dayanır. Baba mesleğimiz değildir. Kendi imkânlarımızla çalıştığımız bir sektördür. Şuan yorgancılık çok güzel bir meslek ama yetişen eleman yok. Fiyatlar konusunda el emeğimizin karşılığını alamıyoruz. El emeği karşılığını bulamayınca ucuz dikiliyor. Kimse çırak vermiyor ve kaliteli üretim yapılmıyor. Son demlerimizi yaşıyoruz. Bundan sonra kimin yetişeceği belli değil.”

“KEŞKE YETİŞTİRECEK ÇIRAK OLSADA BU SEKTÖR BİTMESE!”

El sanatlarının bu şekilde yok olmasından eğitim sistemini sorumlu tutan Kösesakal, lise tamamlayıp gelenlerin ise öğrenme çağını geçtikleri için verimli olamadıklarını belirtti. Kösesakal, “Eğitim sistemi dolayısıyla lise zorunlu. Herkes okumak zorunda değil. Okumayan ya da okumak istemeyen gençler için temelden eğitim veremiyoruz. Lise bitirmiş bir genç öğrenme çağını tamamladığı için çok geç oluyor. 1985’ de benimle birlikte 6-7 iş arkadaşım vardı. Birlikte çalışıp bu sektörden ekmek yiyebiliyorduk. En basit bizler ekonominin altına düştük. Gelen zamlara karşı zam yapamadık. Yapamayınca emekten düştük. Emek ve işçilikten düşünce tek başına kalıyoruz. Bu durumda işçi ya da eleman yetiştiremiyorsun. 5-10 senesine dükkân kapatman gerekiyor. Şimdilerde ise yetiştirecek çırak bile bulamıyoruz. Bu iş elemansız olmuyor. Çırağın işini de biz görünce yetişemiyoruz” dedi.

“İŞÇİLİĞİMİZ ÇOK UCUZA MAL OLUYOR”

Sektörün bir diğer sorunu olarak da el emeğinin çok ucuz olduğunu söyleyen Kösesakal, bir yorganın kaça mal olduğunu anlattı. Kösesakal, “Dükkân var ama işçiliğimiz çok ucuz. Bir yorganın malzemesi 115-120 TL bunun 30-40 lira malzemesi tutuyor. Geri kalan miktar ile eleman alamıyorum. Dükkânın öğle yemeği, elektriği, suyu gibi birçok gideri var. Bunların birçoğunu günde bir yorgan satarak karşılayamıyoruz. Bundan 15 sene önce bir yorgan fiyatına çeyrek altın alabiliyorduk. Bir yorgan ile ev giderini karşılayabiliyorduk. Diğer günde karımız oluyordu. Şimdi böyle bir durum söz konusu değil. Maddi olarak zarardayız. Fırfırlısını, ilikli düğmelisini yapmaya çalışarak geliştirmeyi denedik. Mükemmel yapıyoruz ama kar kazanç yok.

“TALEP VAR KAZANÇ YOK”

“Talep var kazanç yok” diyen Kösesakal, mesleğin tekrar canlanabilmesi için ara eleman açığının kapatılması gerektiğini belirtti. Kösesakal, “Sektörün canlanması için eleman gerekiyor. Çırak yok eleman yok nasıl canlansın bu sektör. Geleceğe yönelik kimseyi yetiştiremiyoruz. Kimse çocuğunu alıp ‘şunu da sen geliştir’ diyen yok. Çalışacak bir çocuk 3 ay sonra okula gidiyor. Bu sürede bu sektör öğrenilmez. Kazanç olması için herkes dükkânı kapatacak bir kişi kalacak. Vatandaşımız olarak çok memnunuz. Bu sektör canlılığını bu şehirde koruyor. Buna rağmen el emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Kahramanmaraş her çeyizde bir tane yapıyor o gelenekle bugün ayaktayız. Talep var en azından boş değiliz.”