Zeybekci: Döviz artışıyla ilgili ekonomide kalıcı bir hasar meydana gelmez

Ekonomi Bakanı Zeybekci, döviz artışıyla ilgili ekonomide kalıcı bir hasar meydana gelmeyeceğini, bu dönemde dövizle ilgili piyasanın kendi dengesini bulacağına kesinlikle inandığını bildirdi.

Eklenme: 28 Kasım 2016 - 09:00 / Son Güncelleme: 28 Kasım 2016 - 9:02 / Editör: Veysel Avşar
thumbs_b_c_b8a9d404594ccf1dc2194bd6b4fe9ed9

DENİZLİ- Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, döviz artışıyla ilgili ekonomide kalıcı bir hasar meydana gelmeyeceğini, bu dönemde dövizle ilgili piyasanın kendi dengesini bulacağına kesinlikle inandığını bildirdi.

Denizli programı kapsamında Çal Kaymakamlığını ziyaret eden Zeybekci, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Yatırımlara proje bazlı destek programı”nın sorulması üzerine Bakan Zeybekci, Başbakan’ın 65. hükümet programı yazılırken belirttiği gibi “Türkiye’nin kendi devlerini yaratması, stratejik sektörlerde ve alanlarda sürdürülebilir bir şekilde geleceğini garanti altına alması” ihtiyacından yola çıkılarak hazırlanmış bir destek sistemi olduğunu söyledi.

1950’lerden sonra Almanya, 1980’lerden sonra da Kore tarafından sistemin çok başarılı bir şekilde uygulandığını kaydeden Zeybekci, şu bilgileri verdi:

“Belirlenen sektörlerde her yatırımcı için özel Bakanlar Kurulu kararı çıkarılarak uygulanacak bir teşvik sistemidir bu. Şartları her yatırımcı için ayrı ayrı konuşulacak bir yatırım teşvik sistemidir. Bu anlamda, ilk aşamada belki enerji sektörlerinde, enerji teknolojilerinde, tarım, sağlık, savunma teknolojilerinde, petrokimya teknolojileri gibi belirli alanlarda, belirli standartlara sahip olan, en azından kanunda tanımlanmış standartlara sahip olup da geri kalanı hükümet eliyle detaylandırılacak olan geniş bir etki bu. Bununla ilgili Bakanlar Kurulu kararı da çıktı. Ve şu an itibarıyla uygulanabilir hale geldi. Bu çıkmadan önce de bizim elimizde bazı potansiyeller vardı. Yaklaşık 2 milyar dolar civarında bir yatırımı hemen başlatabileceğiz ama arkası çok daha güçlü bir şekilde bekliyor, gelecek o da.”

Bakan Zeybekci, tarıma ilişkin teşvikler konusundaki soruya ise “Bu bölgede, Ege coğrafyasında pamuk ve üzüm çok önemli ürünler. Pamukta 2002 yılında 3,5 kuruş olan kilo başına destek şu anda 75 kuruş. Aradaki farkı siz hesaplayın. Yeterli mi? İmkanlar bu kadar, daha fazla olduğu zaman daha fazla vermek istiyoruz. Buradan önemli bir açıklamayı da dile getirelim. Üzüme, narenciyeye destek, ihracat şartıyla devam edecek. Ton başına 120 lira olarak devam edecek.” diye konuştu.

Dolardaki artış
Zeybekci, “dolardaki artışın, birilerinin bilerek almasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Bilerek alma noktasını daha henüz görmüyorum. Türkiye o noktaya gelmedi, yani tam anlamıyla düşmanca saldırı şekline gelmedik ama diğer taraftan şu var tabii ki bilerek, kasten yaratılan spekülatif ortamdan dolayı TL’nin dengesinin sarsılması, TL’nin değeriyle ilgili bir hareketlenmeyi yapabilmek de mümkün. Şu anda gördüğümüz bu.”

Bakan Zeybekci, hükümet olarak, Merkez Bankasının bu oynaklığa ya da spekülatif hareketlere, döviz satarak ya da alarak müdahale etmesini “eski bir yöntem” olarak gördüklerini belirterek, “Bunu biz pek uygun görmüyoruz. Orada şunu söylüyoruz; dokunmamak lazım, müdahale etmemek lazım, piyasa kendi dengesini bulacaktır ama piyasanın kendi dengesini bulurken bizim uygulayabileceğimiz bazı yardımcı estrümanlar olur mu, olur. Bunları da şu anda yapıyoruz zaten, hükümet olarak yapmaya da devam edeceğiz ama şunu söyleyelim, döviz artışıyla ilgili ekonomide kalıcı bir hasar meydana gelmez.” değerlendirmesinde bulundu.

Vadesi gelmiş mükellefiyetler yerine getirilirken, dövizin teminiyle ilgili fiyat farklılığından zararların oluşabileceğine dikkati çeken Zeybekci, “Ama kalıcı olarak tüm paramızın, tüm dış borçlarımızın yeni kurla değerlendirilerek şu kadar zarar oluştu demek de haksızlık olur, yanlış olur, art niyetli olur. Bu dönemde dövizle ilgili piyasanın kendi dengesini bulacağına kesinlikle inanıyorum, dengesini kuracaktır da zaten.” dedi.

Zeybekci, Türk lirasının dolar karşısında avrodan, Japon yeninden İsviçre frankından, İngiliz sterlininden daha fazla değer kaybettiğini hatırlatarak, “Onlara bakacak olursak 1,5-2 senede gelinen noktada, 1,45’lerden 1,05’lere geldik. Yaklaşık olarak yüzde 35 civarında değer kaybettik. Türk lirası biraz daha fazla değer kaybetti. Bunu da geçici olarak görüyorum, bu bölümünü spekülatif olarak görüyorum. İnşallah o da önümüzdeki günlerde daha reel bir seviyeye oturacak.” şeklinde konuştu.

AA