Basın Hayatı 45. Sayı

Değerli Basın Hayatı Okurları

Eklenme: 14 Aralık 2017 - 10:55 / Son Güncelleme: 14 Aralık 2017 - 10:55 / Editör: Ufuk Küçükyılmaz

45. sayımızla bir kere daha sizlerle beraber olurken, 2017 yılını da geride bırakmış oluyoruz. Teknoloji dev adımlarla gelişip hayatımıza hayal edemeyeceğimiz kadar yenilikler ve kolaylıklar sunarken, insanlığın mutluluğunu ve huzurunu bozmak için de en az o kadar gayret sarf ediliyor. Bırakın 50-100 yıl öncesini, 15-20 yıl evvel sahip olmadığımız imkânlar bugün önümüzde “kolaylık” olarak arzı endam ederken, daha rahat ve güvenli bir hayat yaşadığımızı söyleyemiyoruz. Özellikle ülkemiz bu bağlamda zor günler geçiriyor.
Herkesin her şeyle ilgilenip ahkâm kesmesi yerine, kendine düşen görevi en iyi şekilde yapması, en iyi çözüm şeklidir. Hepimiz işimizi en iyi şekilde yerine getirirsek, toplum olarak, millet olarak daha iyi yerlere gelmeyi hem hak ederiz, hem başarırız.
Kurum olarak biz bu anlayışla 2017 yılını elimizden geldiğince değerlendirmeye, yerel basınımıza günün şartlarına uyum sağlayacak şekilde yardımcı olmaya ve katkı sunmaya çalıştık. İyinin iyisi her zaman vardır. Ama derler ki mükemmel iyinin düşmanıdır.
Bildiğiniz gibi yoğun olarak dijital dönüşümde yerel basınımızın fazla yara almadan günün şartlarına uyum sağlamasını temin etmeye çalışıyoruz. Bunun için öncelikle gazetelerin internet sitelerinin iyileştirilmesine yönelik bir çalışma başlattık. Bununla bağlantılı olarak da yerel yazılı basının dijital reklam piyasasına entegrasyonunu temin etmeye gayret ediyoruz.
Resmi ilan ve reklamlar, habercilik / gazetecilik yapan kurum ve kuruluşlara destek olmayı sağlayan bir tür devlet yardımıdır. Kimsenin buna güvenerek gazete çıkarmasını düşünemeyiz. Kaldı ki önümüzdeki günler dijital dönüşümün nasıl bir sonuç doğuracağını da bilemiyoruz. Dolayısıyla, internet haber siteleri özel reklam alma konusunda hem teknik olarak hem düşünce yapısı olarak kendilerini buna göre hazırlamak zorundalar. Proje hayata geçtiği anda bütün gazetelerimizin yeterli alt yapıya sahip olması tek arzumuzdur.

Gazeteciliğimizin iki asra yaklaşan bir geçmişi var. Başlangıçta yol, ulaşım, dağıtım imkânsızlıkları sebebiyle bütün gazetelerimiz yerel, en fazla bölgesel yayın yapabiliyorlardı. Ulusal basın dediğimiz günü gününe ülkenin her yerine dağıtılan ve satılan gazetelerimizin 50-60 yıllık bir geçmişi var. Ülkemizde gazeteciliğin doğduğu mekân olan Bâbıâli, o günden beri basının merkezi olma özelliğini sürdürüyor(du). Tâ ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gazetelerin, matbaaların şehir dışına çıkmasını teşvik edinceye kadar.
Tarihi yarımadayı turistik bir mahal olarak planlayan belediye, ucuz arsalarla gazetelere imkânlar sununca, Cağaloğlu’nun dar sokaklarına sığmayan gazeteler de bu çağrıyı cevapsız bırakmadılar. Bâbıâli boşaldı. Gazetelerin ardından yayınevleri, kitapçılar da birer birer mekânı terk ettiler. O zaman anlaşıldı ki, basın ve edebiyat tarihimizin önemli bir merkezi olan Bâbıâli’nin taşınması kültürel hayatımızda bir boşluk meydana getirdi.
İnsan bulunduğu ortama ve şartlara kolayca uyum sağlayan bir varlık. Bu anlamda gazeteciliğe Bâbıâli dışında başlayanların hissedemeyeceği bu duyguyu kapak konusu olarak bu sayımızda işledik, nostaljik bir bakış açısının ötesinde somut bir teklifle de karşılaştık. Umarız ilgili herkes katkı sunarak arzu edilen bir sonuca ulaşılabilir.
Bursa gazetelerinin resmi ilanları sosyal medyaya aktarmaları değişik bir uygulama oldu. Bu arada bir akademisyen arkadaşımız sosyal medyanın sahteciliğine karşı bizi uyarıyor.
Onuncu, yirminci, otuzuncu… yıllarını dolduran gazetelerimizi tanıtmaya devam ediyoruz. Eski bir gazeteci konuğumuz da var yine bu sayıda. Kültür adamlarımızdan İsmail Habib Sevük, bir kültür değeri olarak Sadaka Taşları, bu sayıdaki yazılarımızdan bir kaçı…
Kurum olarak bütün gazetelerimize, gazetecilerimize, çalışma arkadaşlarımıza, personelimize, birlikte proje geliştirdiğimiz tüm resmi kurum mensuplarına sağlıklı, başarılı, mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum.

Yakup Karaca
Basın İlan Kurumu
Genel Müdürü